Soma Destanı!

Abone Ol

Destanlar, milletlerin meydana gelmesinde mihenk taşı teşkil eden en önemli millî kültür unsurlarımızdan birisidir. Tarihin ve tecrübenin süzgecinden geçerek geleceğe ışık tutar ve milletlere yol gösterir. 

Destanlar, milletlerin hayatından derin izler taşır. Milletçe yaşanan acılar, sıkıntılar, kahramanlıklar, yenilgiler, sürgünler ve göçler destanların özünü oluşturmaktadır.

Destanlar sözlü edebiyat unsurlarıdır. Halk şairleri ve ozanlar tarafından manzum olarak anlatıla gelen destanlar belli bir kafiye ile saz eşliğinde söylenir. Kahramanlık, ölüm, savaş ve yenilgiler abartılı bir biçimde anlatılır.  Özünde gerçek, yaşanmış bir olay vardır; fakat destan kahramanları abartılı bir biçimde anlatılır. 11. ve 12.yy yazıya geçirilen doğal destanların yanında sonradan oluşturulmuş yapay destanlar da vardır.

Her milletin kendine ait destanları vardır. Bugün tarih sahnesinde olmayan Sümerlerin Gılgamış, Almanların Nübelingen, Hintlilerin Ramayana, Finlerin Kalevala, Yunanlıların İlyada ve Odessa vs. gibi her milletin kendi millî kültürüne ait destanları vardır. Türk Milletinin de kendine ait kahramanlıklarını, halk inanışlarını, örf adet ve geleneklerini yansıtan destanları vardır.

Türklerin destanlarını İslamiyet Öncesi ve İslamiyet Sonrası olmak üzere iki gurupta toplayabiliriz. İslamiyet Öncesi Destanlar: Altay –Yakut Türklerine ait Yaratılış Destanı, Saka Türklerine ait Alper Tunga ve Şu Destanı, Hun Türklerine ait Oğuz Kağan Destanı, Uygur Türklerine ait Türeyiş ve Göç Destanı, Göktürklere ait Bozkurt ve Ergenekon Destanları.

İslamiyet Sonrası oluşan destanlar ise Karahanlılar dönemine ait Satık Buğra Han Destanı, Kırgız- Kazak Türklerine ait Manas Destanı, Türk- Moğol kültürüne ait Cengizname, Tatar- Kırım Türklerine ait Timur ve Edige Destanları, Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı dönemine ait Seyit Battal Gazi Destanı, Danişment Gazi Destanı, Köroğlu Destanı vs.

Alp Er Tunga Destanı: M. Ö 7.yy.da Türk İran Savaşlarında yenilmezliğiyle ün salmış Saka hükümdarı Alp Er Tunga'nın bir hile ile öldürülmesini konu alır. İran hükümdarı savaş meydanlarında yenemediği Alp er Tunga'yı bir ziyafete davet etmiş, ziyafette Alp Er Tunga'nın yiğitleri şehrin dışında tutulmuştur. Daha önce ziyafette önceden hazır bulundurduğu adamları üzerine saldırtıp bu kahraman hakanı öldürtmüştür. Bu hilede kahramanlığı ile ünlü Rüstem engellenmiş, onun oğlu tarafından öldürülmüştür.  Alp Er Tunga adına ölümünden dolayı ağıtlar yakılmış, destanın tamamı yer almasa da bu sağu Divan-ı Lugati't Türk'te yer almıştır.

Şu Destanı: Büyük İskender'in Türkistan seferi esnasında Balasagun'da bulunan Saka Türklerine ait bir hakanın kaleyi terk ederek iç kesimlere doğru hareket etmesi ve orada dağınık halde bulunan Türklerden bir ordu kurarak tekrar Büyük İskender'in karşısına çıkması ve onu yenilgiye uğratmasını konu alır. Büyük İskender Balasagun'a vardığı zaman 24 tane boyla karşılaşır. Büyük İskender bunlara Türk'e benzer anlamında “Türkmen” tabirini kullanmıştır. Buradan anlaşılacağı üzere 24 Oğuz Boyu Oğuz handan önce de vardır.

Yaradılış Destanı: Altay Türklerine ait olan bu destanda kâinatın yaratılması, kainat yaratılmadan önce her tarafın bir okyanus olduğunu, insan oğlunun tek idiği, insanın, su ve balçıktan yaratıldığını, hayatın var olabilmesi için gerekli dört unsurun; su, ateş, hava ve toprak insan yaratıldıktan sonra var edildiğini anlatmaktadır.

Oğuz Kağan Destanı: M.Ö. 209-174 yılları arasında yaşamış Hun Türklerinin en teşkilatçı lideri Mete Han'ın çocukluğu, gençliği, evlenmesi, savaşları, gördüğü rüya ve ülkesini ay etmesi anlatılır

Ergenekon Destanı: Göktürklere ait olan bu destanda Göktürklerin büyük bir savaş sonra katliamdan kurtulan iki ailenin geceleyin gizlice savaş yerinden uzaklaşarak Ergenekon adı verilen etrafı dağlarla kapalı bir havzaya geldiklerini, burada uzun yıllar kalarak çoğaldıklarını ve yeni yurtlar aramak için bir demircinin tavsiyesiyle demir dağı eriterek Ergenekon'dan çıkışlarını anlatılır.

Göç Destanı: Uygur Türklerine ait olan bu destanda önemsenmeyerek küçük bir kaya parçasının Çinlilere teslim edilmesinden tanrı'nın lanetini üzerine çektiklerini, bunun cezası olarak da müthiş bir kuraklık yaşandığını, hayvanların ölüp yerden hiç bitki bitmediği bir dönemde bütün kuşların “ göç” “göç” diye seslendiklerini ve halkın göç edildiklerini anlatır.

Satık Buğra Han Destanı: Karahanlı Hükümdarı Satık Buğra Han'ın Müslüman olduktan sonra kâfirlerle yaptığı savaşları anlatır.

Manas Destanı: 10 ve 11. Yy.larda oluşmaya başlamış ve günümüze kadar devam etmiştir. Müslüman Kırgız boylarının birbirleriyle olan savaşlarını, savaşta ölenlerin kahramanlıklarını ve artlarından yakılan ağıtları ifade eder. Halen Kırgızlar arasında manas okuyan ozanlar mevcuttur.

Danişmend Gazi Destanı: Selçukluların Anadolu'ya gelişiyle birlikte Alparslan'ın Beylerinden Danişmend Gazi'nin Doğu Romalılarla ve Ermenilerle ilgili savaşlarını anlatılır.

 Destanlarımızın bazılarını kısaca özetlemeye çalıştık. Gerçek olan şu ki her destan belli bir olay sonucu ortaya çıkmıştır. Mesela yaratılış destanı, kişinin kendisini sorgulaması, ben ne için yaratıldım, nasıl yaratıldım sorusuna cevap olarak ortaya çıkmıştır. Sonradan İslami motiflere bürünmüştür. Göç Destanında vatan sevgisi vurgulanmış, vatanın kutsal bir toprak parçası olduğu ve asla vazgeçilemez olduğu anlatılmıştır. Vatansız kalan Türklerin göç etmek zorunda kalışı ve karşılaştıkları sıkıntılar dile getirilmiştir. Keza Şu destanında güçsüz iken düşmanın karşısına çıkmamak gibi bir husus göz önene serilmiştir.

Destanlarımızın her biri ibretlik hadiselerle doludur. Önemli olan gereken dersi alabilmektir.

Geçen hafta bir “Soma faciası” yaşadık. Tarih, destanlardan ve tarihi hadiselerden ders çıkarmayanların da destanını elbet bir gün yazacaktır. Soma'da feryatları göklere çıkan ve felekleri de yakan ahlarını yazmaya kalemin mürekkebi yeter mi bilmem. Çekilen acıları hangi kalem, hangi kelam ifade eder, onu da bilmiyorum. Ama bir gün bir ozan çıkıp “SOMA'NIN DESTANINI” yazacak buna inanıyorum.

Soma'da vefat eden kömürden de kara bahtlı işçilerimize Allah'tan rahmet ve milletimize de baş sağlığı diliyorum.