ÇEVRE

Sofralara gelmeden önce Beyşehir çileğine sıkı denetim

Konya’nın tarımsal üretim çeşitliliğinde son yıllarda adeta bir devrim yaşanıyor. Tahıl ambarı olarak bilinen ovanın yanı sıra, göl havzasının sunduğu eşsiz iklim avantajını kullanan Beyşehir ilçesi, çilek yetiştiriciliğinde parmakla gösterilen ulusal bir merkez haline geldi.

Abone Ol

Üretim alanlarının her geçen dönem geometrik bir hızla genişlemesi, bölge çiftçisi için çileği adeta "kırmızı altın" değerine ulaştırdı. Ancak bu büyük ekonomik başarının ve yoğun emeğin taçlandırılması, ürünlerin pazara ve nihai tüketiciye en sağlıklı şekilde ulaştırılmasına bağlı. İşte tam da bu kritik hasat dönemi yaklaşırken, yetkililer sofraların güvenliğini garanti altına almak ve agro-teknik standartları korumak adına geniş kapsamlı bir saha operasyonu başlattı.

SOFRALARIN GÜVENLİĞİ İÇİN SAHAYA İNDİLER: ÇİLEK TARLALARINDA TİTİZ NUMUNE MESAİSİ

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın taşra teşkilatları bünyesinde görev yapan deneyimli ziraat mühendisleri ve gıda denetim ekipleri, ilçede çilek üretiminin kalbi sayılan uçsuz bucaksız arazileri mercek altına aldı. Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından organize edilen ve hasat öncesi ürün güvenliğini sağlamayı hedefleyen bu kapsamlı denetim programında, olgunlaşma evresindeki çilek bahçeleri tek tek gezildi. Ekipler, sadece gözlemsel kontrollerle yetinmeyip, bilimsel ve kesin veriler elde etmek amacıyla üretim sahalarının farklı koordinatlarından tarafsızlık ilkesine uygun olarak rastgele çilek numuneleri topladı. Özel muhafaza kaplarına aktarılan bu taze meyveler, üzerlerinde bitki koruma ürünlerinin bilinçsiz veya fazla kullanımından kaynaklanabilecek herhangi bir kimyasal kalıntı olup olmadığının tespiti için tam donanımlı akredite laboratuvarlara gönderildi. Yapılacak olan gelişmiş pestisit kalıntı analizleri, çileklerin insan sağlığına tamamen zararsız olduğunu ve güvenle tüketilebileceğini tescilleyecek en önemli yasal barajı oluşturuyor.

SADECE KİMYASAL DEĞİL BİYOLOJİK TARAMA: HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI ERKEN KALKAN

Yürütülen bu titiz saha çalışması, yalnızca laboratuvar dökümanları için örnek toplama faaliyetiyle sınırlı kalmadı. Ziraat uzmanları, çilek fidelerinin yaprak, gövde ve kök sistemlerini büyüteç altına alarak mevsimsel geçişlerde sıkça görülen tarımsal hastalıklar ve zararlı organizmalara karşı da adeta bir check-up uyguladı. Hava sıcaklıklarının ve nem oranlarının ani değişim gösterdiği bu kritik günlerde ortaya çıkabilecek mantari enfeksiyonlar veya böcek istilaları, henüz hasat zili çalmadan tespit edilerek olası kitlesel ürün kayıplarının önüne geçilmesi hedeflendi. Tarlada sağlıklı ve doğal döngüsünde büyümeyen bir meyvenin tezgahlarda da uzun ömürlü olamayacağını vurgulayan uzmanlar, bu biyolojik tarama sayesinde Beyşehir çileğinin o kendine has yoğun aromasını, canlı kırmızı rengini ve ihracata uygun sert dokusunu korumayı amaçlıyor.

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ İLE ÇİFTÇİLER OMUZ OMUZA: BİLİNÇLİ İLAÇLAMA DÖNEMİ

Denetimlerin en verimli ve kalıcı sonuçlar doğuran aşamalarından biri de doğrudan toprağı işleyen, gece gündüz demeden alın teri döken çiftçilerle kurulan yüz yüze iletişim köprüsü oldu. Arazilerde üreticilerle bir araya gelen teknik ekipler, zirai ilaçların doğru zamanda, doğru dozda ve sadece hedef zararlıya yönelik olarak nasıl kullanılması gerektiği konusunda kapsamlı teknik bilgilendirmeler yaptı. Yanlış ve aşırı ilaçlamanın hem toprağın doğal ekolojik yapısına kalıcı zararlar verdiğini hem de üreticinin sırtına fazladan ciddi bir mali yük bindirdiğini anlatan mühendisler, bitkisel üretimde modern ve sürdürülebilir yöntemlerin önemine dikkat çekti. Herhangi bir kimyasal uygulama yapılması durumunda, ilacın bitki üzerinden tamamen temizlenmesi ve parçalanması için geçmesi gereken yasal bekleme sürelerine harfiyen riayet edilmesinin hayati ehemmiyeti üreticilere tek tek aktarıldı. Bu yerinde eğitim ve danışmanlık hizmeti, çiftçilerin bilinç düzeyini artırırken bölge tarımının kalitesini de güvence altına alıyor.