Siz neredesiniz?

Abone Ol

İnsanı insan yapan, diğer insanlardan farklı kılan en önemli özelliği karakteridir.

Karakter sıfırların önündeki 1 gibidir.1den sonra gelen her sıfır, güzel ahlakı, çalışkanlığı, yardımlaşmayı, toplumsal olaylara duyarlılığı, güvenilir bir insan olmak gibi değerleri temsil eder. 1’den sonra gelen her sıfır insanın kendine kazandırdığı değerlerdir. Bu değerleri üstün tutan, bir arada tutan 1’dir.Yani karakterdir.

Bazen birine kızdığınız, hoş olmayan bir davranışla karşılaştığınız zaman, en çok kullandığımız kelime ”karaktersiz” dir.

Çünkü insanı insan yapan karakteridir. Yaratılış fıtratıdır. Bu bir Allah vergisidir. Kiminde az kiminde çok olur. Ama o olmadan iyi insan, daha doğrusu kâmil mümin olunamaz. Denemesi bedava.

Karakter sahibi insan omurgalı insandır. Düz yaşayıp düz giden demektir. Şartlara göre kıvıran, dönen, dün söylediklerini bugün inkâr eden insan olamaz.

Allaha vereceği hesap ile millete (topluma) vereceği hesap arasında çelişki olamaz/olmamalıdır.

Tabii ki insanız, kusurumuz, eksikliğimiz, hatamız olacak. Ama istikametimiz, yönümüz sabit olacak.

Galü beleda Cenabı Allaha verdiğimiz söze sadık kalacağız.

***

Çocukluk yaşlarında beri Türk siyasetini takip ediyorum. Gelinen nokta siyasetin dibe vurmuş olması. Çökmesidir.

Bakmayın siz, kelli felli adamların, hamaset dolu süslü püslü laf etmelerine. Bu tür insanlara meselelerine vakıf olmayan cahil kesim, ya da dünyalık ikbal için nemalanmak için siyasetin, yönetimin etrafında çöreklenmiş bir avuç inanır.

Ya da Cemil Meriç’in ifadesiyle “Aydınların aydınlatamadığı toplumu soytarılar aldatır” sözü tam günümüze cuk diye oturmakta.

Milletin geleceği ile ilgili beklentisi sıfır. Geçen bir ankette doğru ise, gençlerimizin yüzde 65’i imkân veya fırsat bulursa başka bir ülkeye gitmeyi düşünüyormuş.

Türkiye’nin geleceği açısından çok üzücü durumda. Yarın ki Türkiye’nin kurucularının Türkiye ile ilgili bir gelecek beklentisi yoksa bütün yöneticilerin, etkili ve yetkili olanların bu iş de vebali vardır.

***

Zaman zaman twiter’da, whatsap’da bazı siyasi liderlerin olumlu bulduğum söz ve eylemlerini paylaşıyorum. Hemen bazı dostlar arayıp “ şu veya bu partiyi mi destekliyorsunuz” diyor.

Siyasette irademizi, şartsız, şurtsuz rahmetli Muhsin başkana teslim etmiştik. Allah’ın izniyle bu dönemin hesabını kolay veririz.

Cennet mekân başkanın vefatından sonra 2020 yılına kadar ahde vefaya sadık kalmak için siyasetin içinde kaldık.

“Millet yanması diye kendini ateşe atanların davası olması gereken siyaset, neyazık ki milleti yakıp kendisini kurtaranların davası olmuştur.”

Dün yola çıktıklarında parmağında bir yüzüğü olanların, paralarının hesabını bilemez duruma gelmesi, yedi göbek sülalesine yetecek maddi varlığa sahip olmaları,

Dün meydanlarda Türk milletin evlatlarını şehit eden, devletin temeline kibrit suyu dökmeye çalışan katilin asılması için urgan atanların, bugün aynı zevata kurucu önder, kurtarıcı gibisözler söylemesi akla mantığa gelecek gibi. Ya dünde sıkıntı var yada bugünde.

Türk milletinin aklı ile alay ediyorlar. Nasıl olsa bu millet dünü çabuk unutur diye. Bizlerinsusması ile meselenin kapanacağını zannediyorlar.

Rahmetli Sezai Karakoç meselemizi çok güzel özetlemişti. ”Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.”

Siyaset illeti milleti böle böle kırk parçaya çevirdi. Ülke bir avuç azınlığın elinde..

Rahmetli Muhsin başkan, siyaseti farzı kifaye olarak değendir irdi. Pırıl pırıl yaşadı gitti. Biz ise rahmetli Osman Bölükbaşının “Yüzünde göz izi yok sanarak Siyaset denilen Leylaya gönül verdim. Sonradan anladım ki dört bin kişinin nikâhından geçmiş.” Leyladan gönlümüzü koparamamışız...

Allah nasip ederse, Cenabı Allah’tan Hud süresinde olduğu gibi dost doğru bir hayat sürmek, emaneti sahibine bu şekilde teslim etmek.

Siyaseten hiçbir yerde, konumda değiliz. Olamayız. Kim Allah’ın rızasına uygun ise onunla beraberiz.

Merhum Şair, yazar, düşünce adamı Abdürrahim Karakoç: Bilmek isteyenlere adlı şiir bizi çok güzel tarif etmiş. Buyurunuz efendim:

“Tek arzum artık bu lüzumsuz sorunların ve sitemlerin kapanması, herkesin kendi doğru bildiği yolda yürümesidir.
Daha ne söyleyeyim ki?”

“Türk’ün Türk’ten gayri dostu yok” derdik
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?
Dönüp Yahudi’ye gönül mü verdik?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Söz: “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin”
“Her şey Türk’e göre ve Türklük için”
Boş çıktı be dostlar, boş verin geçin
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Fikir, gaye dedik… Yeminler içtik
İşkenceden geçtik, ateşten geçtik
Fikri’yi, Seyfi’yi ahbap mı seçtik?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Elçibey’i biz satmadık çok şükür
Sevenleri aldatmadık çok şükür
Dansöz-mansöz oynatmadık çok şükür
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Seyislik mi yaptık topal kırata?
Oklar mı taşıdık Kara Murat’a?
Kimdedir döneklik kimdedir hata?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Laiklerle Taksim’de mi birleştik?
Sırtınızdan KİT’lere mi yerleştik?
İslâm’da mı, ikrarda mı körleştik?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Nizam-ı Âlem’di özü davanın
Sarmıştı sevdası bizi davanın
İhlâstı ekmeği-tuzu davanın
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Her hatada hikmet gören safdiller
Boş kalıba koşup giren safdiller
Destekçiye destek veren safdiller
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Çıktı birileri Han otağından
Kemalizm’e indi Tanrı dağından
Tek emsal gösterin tevhit çağından
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Kıyıma, sürgüne uğrayanlar kim?
Ülkücü bürokrat doğrayanlar kim?
Mecliste iktidar yağlayanlar kim?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Kula kulluk eski borç mu söyleyin
Köleliğe isyan suç mu söyleyin
Hür irade çok korkunç mu söyleyin
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Tek hedef İlâ-yi kelimetullah
Şahide lüzum yok, biliyor Allah
“Beli” dedik durduk vallah ve billah
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Benlikledir, kibirledir kavgamız
Kıblegâhsız kabirlerdir kavgamız
Baskı, şiddet, cebirledir kavgamız
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Kara yama yakışmıyor beyaza
Bol tavizle girilecek bu yaza
Tansu’ya sadakat kaydı Ayaz’a
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Tekrar tekrar soruyorum a dostlar
Gücenmeyin cevap verin ha dostlar
Biliyorum, biliyorum ya dostlar
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?

Baki selamlar.