ŞEYTAN'IN YARDIMCILARI

Abone Ol

Şeytan, kötülüklerin anası, ana kaynağı, öğreticisi ve insanın Adem' in yaratılışıyla birlikte baş düşmanı. En büyük amacı Eşref-i Mahlûkat olarak yaratılan insanın ayağını kaydırmak ve O'nu yani insanı, Esfel-i Safiline sürüklemek. İnsana, Rabb'ini ve kendini yani insan olduğunu unutturmak.

Şeytan bunun için gerekli izni de almış bir bakıma. İnsanların önlerinden arkalarından, sağından ve solundan önünden ve arkasından, damarlarından sokularak, gel git yaparak kendi görevini başarıyla sürdürüyor.

Bu arada insanlardan, cinlerden gönüllü yardımcılar da bulabiliyor. Bazen bu yardımcılar Şeytan'ı adeta emekliye ayırmış bir şekilde çalışmalarını, gayretlerini sürdürüyorlar. Azıcık bir dünya menfaati için, kısacık bir dünya zevki için gönüllü köleliklerini devam ettiriyorlar. Şeytan'ın adımlarından, izinden gitmeyi marifet biliyorlar. Amaçları, insanlığı ifsat etmek, yeryüzünde bozgunculuk yapmak.

Bütün bu düşünceler önceki gün Kayalı Park civarında evime gitmek için otobüs beklerken zihnimden geçti. Gördüklerim karşısında bir anda bocaladım. Şoke oldum. Kim olduğu belli olmayan bir genç, motosikletiyle otobüs bekleyen insanların arasından hızla geçerken, elindeki poşetin içinden yüzlerce özel olarak hazırlanmış kâğıt parçalarını yerlere savurarak uzaklaştı. “Dur ne yapıyorsun?” demeye kalmadan.

Kartvizit boyutundan biraz büyük  kâğıt parçalarında Hira, Merve, Ravza, Medine, Hatice, Elif gibi isimler ve 05!.'le başlayan telefon numaraları yazılıydı. Onlarca kadının, genç kızın ve erkeklerin ayakları altında uçuşan bu kâğıtların, fuhuş çeteleri tarafından hazırlanıp atıldığı yorumları yapıldı. İnsanları fuhuş bataklığına çekmek, düşürmek istiyorlardı. Oltalarını denize, göle atıyorlar, boş durmuyorlardı. Önce alık sonra balık olacak insanlar arıyorlardı. Amaçları fuhuş yaptırmak, bunları gizli kamera kayıtlarıyla kayda almaktı. Sonra da şantaj yoluyla para kazanmaktı. Bu çeteler, bu mafya bozuntuları Şeytan'ın yardımcıları değil de neydi?

İşin en acı boyutu Hira gibi, Medine gibi, Merve gibi, Ravza ve Elif gibi İslam'ın ve Müslümanların kutsal isimlerini ve değerleri bu çirkin ve rezil iş için alet ediyorlardı. Camilerin gölgesinde, ezanların gölgesinde!

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak bu olsa gerekti. Şerafettin Cami kan ağlıyordu. İplikçi Cami kan ağlıyordu. Şüheda burcu Enbiya yurdu Konya'mız kan ağlıyordu.

Kâğıtları tek tek ellerimizle toplayıp çöpe attık; ama bu çözüm müydü? Hayır. Çözüm bataklığı kurutmaktı. Biz topladıkça onlar atmaya devam ediyorlardı.

Şeytan'ın yardımcıları boş durmuyorlardı. Akıllarını Şeytan'a kiralamış bu insan müsveddeleri üzerine düşen görevlerini yapıyorlardı. Çünkü onlar Şeytan'ın yandaşlarıydı. İçki ile, kumar ile, esrar ve eroin gibi uyuşturucu ile porno ve fuhuş ile bu ülkenin evladını neslini zehirlemekten, kötü yollara düşürmekten büyük rant sağlıyorlardı.

Buradan yetkililere sesleniyorum, bir baba olarak, bir eğitimci olarak. Lütfen bu rezaletlikleri bu pislikleri engelleyin. Yakalayın ve cezalandırın bunları.

Bunlar her yerde var. Okul çevrelerinde, cafelerde, parklarda, sokak ve kaldırımlarda, oyun alanlarında ama her yerde. Türkü-barlarda, pastane köşelerinde, bilardo salonlarında ve özel olarak kiralanmış evlerde.

Bütün bu kötülüklere karşı, şeytanın yardımcılarına ve Şeytan'a karşı topyekûn bir mücadele, topyekûn bir savaş başlatmalı, iyiliklerin yanında, Hakk'ın yanında, Allah'ın taraftarlarının yanında, Hakk mücadelesi veren Batıl'a karşı savaşan şanlı Peygamberlerin yanında yer almalıyız.

İyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek için elimizle ve dilimizle mücadele etmeli, nemelazım dememeliyiz. Bu yangını hep birlikte söndürmeliyiz. Allah korusun, sonra çok geç kalırız da yangın hepimizin evini barkını kuşatıverir.

 HEM NALINA HEM MIHINA

AHMET SORGUN

Ak Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun hiç ortalarda gözükmüyor. Sesi çıkmıyor. Belediye Başkanı adaylarıyla ilgili bir açıklama yapmıyor. Gündemdeki konulardan söz etmiyor.

Merak ediyorum: Ahmet SORGUN, Ahmet YORGUN mu acaba?

SARIGÜL MÜ KARA GÜL MÜ?

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül, aday olduktan sonra kilise, sinagog, havra, türbe, camii, cemevi, cemaat evi ne varsa geziyor, herkese mavi boncuk dağıtıyormuş. Her yerde ayrı bir renge ayrı bir şekle giriyormuş.

-Desenize adam Sarıgül değil de Kara Gül.

 GÜNÜN SÖZÜ

ÇOCUKLARINIZI YARINLARA GÖRE HAZIRLAYINIZ. ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN DEVRİNİZİN DEĞİL, İLERİKİ DEVRİN İNSANLARIDIR.

 Hz.ALİ