Şerh-i mesnevi - 25

Abone Ol

GÜLLER DİKENLİ DALLARDAN ÇIKMIYOR MU?

İsmim Allah için seven, muradım Allah için düşmanlık edenlerden olsun. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Cömertliğim Allah için verenlerinki gibi olsun, eli sıkılığım Allah için vermeyenlere benzesin. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Verişim de vermeyişim de Hak içindir. Ben Allah'ın kuluyum başka kimsenin adamı ve mensubu değilim. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Kaldıracağım yükü götüreceğim yeri bilirim. Ben ayım; ama hakikat yolunda rehberim ve güneşim Hazret-i Muhammed'dir. Daha fazlasını söylemiyeyim. Deniz bir nehrin yatağına sığmaz. Kolay anlaşılacak şekilde söylüyorum. Bu tarz ayıp değil Peygamber sünnetidir. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Ben öfke ve hiddetten uzak; hür biriyim. Hür olanı dinle, kölenin şahitliği geçerli değil. İslam'da da böyledir. Alınıp satılan esir köleler halkın yanında çok değersizdir; şehvetine esir olanlar ise Allah katında daha değersizdir. Şehvet esiri tatlı yaşar fakat pek acı ölür.  (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Şehvet esiri günahları yüzünden, kendini öyle dipsiz bir kuyuya atmıştır ki, ona yetişecek ip bulamıyorum. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Ben hürüm, öfke beni esir gibi nasıl bağlayabilir? Gönlümde Hak sevgisinden başka bir şey yok. O halde beri gel. Allah'ın yardım ve lütfü seni küfürden (inkârdan) kurtardı. Onun merhameti gazabından fazladır. Sen bir taştın Cenab-ı Hak lütfüyle seni mücevher haline getirdi. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Ne mübarek bir günah işledi ki kendisini mânen yükseltti. Buna şaşırma. Güller dikenli dallardan çıkmıyor mu? Ömer'in Allah Resulünün canına kast ederek gidişi onu Hak katında kabule çekip götürmedi mi? (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Dostun camına dostun taşını at. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820) 

Bana cefâ edene iyilikte bulunursam, vefâ gösterene neler vereceğimi anla. O ebedî kurtuluş hazinesidir. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Düşmanı gece gündüz gözümle görüyor fakat ona hiç bir kin ve öfke duymuyorum. (Hazret-i Ali'ye şehit edileceği bildirilmişti. Burada ona ima var.) (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Ölüm görünüşte ölümdür, mânen hayattır. Dünyadan ayrılma, ölümsüzlüğe (bekâya) kavuşmadır. Ana rahmindeki bir çocuğun doğumu, oradan ayrılık fakat dünyaya geliş ve yeni bir hayattır. Benim ebedî hayatım ölümümdedir. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820) 

Ben gözlere görme, gönüllere sevme hissinin ışığını tutuşturan Allah Resulünün yolundayım. Senin kandilin de onunla aydınlandı. Ben o nur denizi dalgasının kurbanıyım, sen de orada meydana gelen bir incisin. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Hazret-i Ali af ve sevgi kılıcıyla nice insanları (ebedî) ölüm kılıcından kurtardı. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Sevgi ve anlayış kılıcı çelik kılıçtan daha keskindir, zafer yolunda yüzlerce ordudan daha üstündür. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820)

Gönülde arzuyu yeşerten de isteğe kavuşturan da sabırdır. (Şerh-i Mesnevi, c.5,s.1743-1820/ Mesnevi, c.1,s.317)