ATALARIN EMANETİ BİR KÜLTÜREL MİRAS
İç Anadolu’nun köklü mutfak kültürünün en önemli simgelerinden biri olan "gavut", Konya’nın Hadim ilçesine bağlı Bolat Mahallesi’nde asırlık yöntemlerle yaşatılmaya devam ediyor. Bu kadim geleneği sürdüren İbrahim Çakar, yiyeceğin tarihi derinliğine vurgu yaparak bu lezzetin atalarından kendilerine miras kaldığını ifade ediyor. Günümüzde bu geleneği sürdürenlerin sayısının azaldığını dile getiren Çakar, "Gavut geleneğini biz devam ettiriyoruz. Atalarımızdan, dedelerimizden kalma bir miras. Şimdilerde pek yapan yok. Gavut bize çok eskilerden kalma. Seyahatname eserinde de ismi geçen çok eski bir yiyeceğimiz" sözleriyle bu lezzetin tarihi önemine dikkat çekiyor.
SEKİZ ÇEŞİT MALZEMEYLE HAZIRLANAN DOĞAL MUCİZE
Gavutun içeriğindeki zenginliğin modern diyetlere dahi taş çıkartacak bir formüle sahip olduğu görülüyor. Hazırlanış sürecini ve muhteviyatını anlatan İbrahim Çakar, "Gavutun içinde 8 çeşit malzeme bulunur. Bunlar buğday, mısır, nohut, arpa, menengiç, ahlat, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği. Bunları sacın üzerinde kavuruyoruz, soğutuyoruz, sonra el değirmeninde undan biraz daha kalın şekilde öğütüyoruz" diyerek emeğin ve doğallığın altını çiziyor. Hazırlanan karışımın farklı tüketim şekilleri olsa da Çakar’ın tavsiyesi oldukça net: "Bunu pekmezle karıştırıp yiyoruz. Dünyanın en doğal tatlısı. Şekerle, pekmezle veya tereyağıyla kavurup yiyenler var ama benim tavsiyem pekmezle karıştırıp yemek. En doğalı ve güzelidir."

TOKLUK HİSSİ VE ŞİFA KAYNAĞI
Yüksek besin değerleri sayesinde gavut, sadece bir lezzet değil aynı zamanda bir şifa kaynağı olarak görülüyor. Lif ve protein açısından zengin olan bu gıdanın, özellikle zayıflamak isteyenler ve kansızlık sorunu yaşayanlar için ideal olduğunu belirten Çakar, şu ifadeleri kullanıyor: "Zayıflamak isteyenler gavutu denesinler. Öğle yemeğinden sonra, akşam 3 kaşık gavut yiyen kişi tok bir şekilde günü tamamlayabilir. Kansızlık sorununa da iyi gelir, düzenli tüketimde kan değerlerinde iyileşme görülebilir."

YAYLA KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇILMEZ YOL ARKADAŞI
Geçmişte Konya’nın göçer kültüründe gavutun stratejik bir önemi olduğu anlatılıyor. Yayla yolculuklarında hayati bir yer tutan bu yiyecek hakkında İbrahim Çakar, "Eskiden atalarımız yaylaya göç ederken yanlarında mutlaka gavut bulunurmuş. Gavutu olmayan yaylaya göç etmezmiş. Hatta unutanlar yolun yarısından dönermiş. Gavut bizim kültürümüzde çok önemli bir yere sahip" diyerek, bu lezzetin bölge halkının hafızasında ve hayatında ne kadar derin bir iz bıraktığını vurguluyor.




