Karapınar, son yıllarda obruklarıyla gündeme gelen bir ilçemizdir. 1960 yıllarda erozyon felaketiyle ülkemiz gündemine gelmiş olan bu ilçemiz erozyon önleme faaliyetleriyle dünyada birçok literatüre girmiştir. Meke gölü, Acıgöl ve tarihi yapılarıyla eski Sultaniye görülmeye değer ilçelerimizdendir.
Karapınar, yetiştirdiği birçok değerleriyle de ünlüdür. Son yıllarda başarılı çalışmalarıyla gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dur. Sayın Kurum, ülkesini ve memleketini seven değerli bir bakanımızdır.
Basında Karapınar’la ilgili haberleri hep okuruz, yerinde mahallin öncesini ve sonrasını görürüz, erozyon bölgesi, obruklar kurumaya yüz tutmuş göller ve tarihi güzelliklerde giderek farklılıklar oluşmaktadır.
"Dünyanın Nazar Boncuğu” olarak bilinen kurumaya başlayan Meke Gölü güzelliğini korumaya çalışmaktadır. Meke Gölü senelerin yanlış uygulamaları ve hatalı birikimleri sonucu ile zaman içerisinde bu hale gelmiştir.
Karapınar’da doğa, 1960’lı yıllara kadar kendini koruyabilirken bu yıllarda yaşanan erozyon felaketi alınan tedbirlerle iyileştirilmiştir. Ancak son yıllarda görülmekte olan doğa olaylarının yerinde araştırılması ve ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Karapınar ilçesi 1960'lı yıllarda yaşadığı erozyon felaketini tekrar hatırlamalı, sebep-sonuç ilişkilerini tekraren gözden geçirmelidir. Yaşanmış felaket tekrarlanmamalı, nedenleri araştırılmalı ve ders alınmalıdır.
Karapınar toprak ve erozyon kontrolü nedeniyle bilim dünyasında önemli yeri olan bir ilçedir. Bunun iyi değerlendirilmesine inanan biri olarak bir adım daha ileriye gidilmesini ve geçmişte yapılanların daha iyisinin yapılabilmesi için kurumsal bir yeni yapılanmaya ihtiyaç olduğunu düşünmekteyim. Küresel ısınma, çölleşme diye bas bas bağırdığımız şu günlerde Karapınar’ın bunu iyi değerlendirmesini arzu etmekteyim. Bu nedenle de yazılan makalelerde ve ilgili toplantılarda bu hususlar sıklıkla dile getirilmektedir.
Sayın Bakanım, sizin doğup büyüdüğünüz memleketiniz olan Karapınar ilçemizle için şu teklifi görüşlerinize sunmak istedim. Karapınar erozyon sahası dünya çapında konusunda isim yapmış ender örneklerden biridir. Ayrıca oluşmakta olan obruklarla da sık sık gündeme gelmektedir. Karapınar erozyon bölgesi Ziraat Mühendisleri, hidroloji, jeolog ve diğer bazı meslek grupları için iyi bir örnek olan, aynı zamanda konu ile ilgili ülkemiz içinde olan ve dünya literatürlerde en fazla yer almış ve almakta olan bir alandır.
Karapınar erozyon bölgesi halen Konya’da bulunan “Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne bağlı bir merkez olarak kullanılmaktadır.
Dünya’da örneği sayılı sayıda olan bu bölgenin mahallinde kurulacak “ÇÖLLEŞME VE EROZYONLA MÜCADELE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜN”ne dönüştürülmelidir.
İklim değişikliğine bağlı olarak giderek artmakta olan kuraklık, oluşmakta olan obruklar ve 1960’lı yıllarda yaşanan erozyon faaliyetlerinin yaşanmaması için burada yeni bir “ARAŞTIRMA ENSTİTÜ” kurularak ilimize ve Karapınar ilçemize kazandırılmalıdır.
Karapınar İlçesinde bu alanla ilgili teknolojiye uygun ileri düzeyde çalışmaların yapılması ve gelecek için kuraklık, erozyonla mücadele ve obruk oluşumunun önlenmesi için kurumsal yapının oluşturulmasına hayırlı bir adım atmak için Konya’da ki araştırma enstitülerine bağlı olmayan yeni bir birim kurulması gerekmekte olduğuna inanıyorum
Karapınar için yapılabilecek hayırlı bir işin olduğunu da, bu konuda gereğini yapmanızı arzu etmekteyim.
Bu Merkezin veya Enstitünün adı “Erozyon ve Kuraklık Araştırma Merkezi (veya Enstitüsü) olabilir veya ilgililerce uygun başka bir isim de verilebilir.
Bu yeni kurumda İnşallah size nasip olur.
Dikkate alacağınız ümidiyle, selam ve saygılarımı sunar, çalışmalarınızda başarı ve kolaylıklar dilerim.