Türkiye’nin son çeyrek asırda sağlık alanında gerçekleştirdiği büyük dönüşüm ve uluslararası arenadaki konumu, en üst düzey yetkililer tarafından bir kez daha vurgulandı. Anadolu turu kapsamında saha çalışmalarını sürdüren sağlık yönetiminin zirvesindeki isim, yerel teşkilat buluşmalarında çarpıcı veriler paylaştı. Geçmişte tedavi aramak için sınır ötesine giden bir nüfustan, bugün kıtaları aşarak şifa bulmaya gelen milyonlarca yabancı hastaya ev sahipliği yapan bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi. Küresel insani yardım operasyonlarında da Türk sağlık sisteminin öncü bir rol üstlendiği belirtildi.
Küresel Şifa Üssü Türkiye: 90’dan Fazla Ülkeden Milyonlarca Hasta Geliyor
Gündeme dair kritik değerlendirmelerin yapıldığı adres bu kez AK Parti Aksaray İl Başkanlığı oldu. Teşkilat mensupları ve vatandaşlarla bir araya gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, burada gerçekleştirdiği hitabında Türkiye'nin sağlık vizyonunu mercek altına aldı. Siyasi hareketlerinin temel felsefesinin insana hizmet odaklı olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, vatandaşın nabzını tutmak, sahadaki aksaklıkları yerinde tespit etmek ve çözüm üretmek adına 24 saat kesintisiz bir mesai harcadıklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı liderliğinde yürütülen istikrarlı politikaların meyvesini verdiğini söyleyen Bakan, son 24 yılda katedilen mesafenin altını çizdi.
Cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarının yaşandığı sağlık sektöründe, Türkiye'nin artık dünyada parmakla gösterilen ve en kaliteli hizmeti sunan lider ülkelerden biri haline dönüştüğü ifade edildi. Eski dönemlerde nitelikli operasyonlar için Türk vatandaşlarının yurt dışındaki tıp merkezlerine gitmek zorunda kaldığı gerçeğini anımsatan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bugün ibrenin tamamen tersine döndüğünü kaydetti. Günümüzde 90’ın üzerinde farklı ülkeden yaklaşık 2,5 ila 3 milyon yabancı uyruklu hastanın en zorlu cerrahi müdahaleler ve ileri evre tedaviler için Türk hekimlerine güvendiği aktarıldı.
Mazlum Coğrafyalara Uzanan Türk Eli: Gazze’den Ukrayna’ya Sağlık Köprüsü
Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarına ve ülkeye gelen turistlere şifa dağıtmakla kalmadığı, aynı zamanda küresel kriz bölgelerinde de ana aktör olarak rol üstlendiği belirtildi. Bakan Memişoğlu, nerede bir mahzun, mağdur veya afetzede varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Sağlık Bakanlığı’nın tüm imkanlarıyla orada konuşlandığını söyledi. Tıbbi malzeme tedariğinden sahra hastanelerinin kurulumuna kadar geniş bir yelpazede insani yardım yapıldığı vurgulandı.
Uluslararası dayanışma ruhunun en somut örneklerinin sergilendiği coğrafyalar arasında Gazze, Filistin, Somali, İran ve Ukrayna gibi çatışma ya da mahrumiyet bölgeleri sayıldı. Son olarak Güney Amerika ülkesi Venezuela'da meydana gelen deprem felaketinin ardından Türk arama-kurtarma ve medikal ekiplerinin hızla bölgeye intikal ederek gösterdiği yararlılıklar örnek gösterildi. Türk sağlık modelinin, kriz anlarında refleks hızı en yüksek sistem olarak tüm dünyaya rol model teşkil ettiği ifade edildi.
Şehir Hayatı ve Hareketsizlik Tehdidi: Yaşam Alışkanlıklarımızı Değiştirmeliyiz
Bakanlığın tedavi edici hizmetler kadar koruyucu sağlık hizmetlerine de büyük önem verdiğini belirten Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, modern yaşamın getirdiği kronik hastalıklara karşı toplum uyarısında bulundu. Türkiye’deki demografik yapının büyük bir hızla değiştiğini ve günümüzde nüfusun yalnızca yüzde 6.6 gibi küçük bir oranının kırsal bölgelerde yaşamını sürdürdüğünü açıklayan Bakan, bu durumun beslenme ve hareket dengesini bozduğunu söyledi.
Eski dönemlerde köy hayatının getirdiği yoğun fiziksel aktivite sebebiyle yüksek kalorili ve ağır yemeklerin tolere edilebildiğini, ancak günümüzde kent merkezlerinde masa başında çalışan kitlelerin aynı beslenme alışkanlıklarını sürdürmesinin obezite ve kalp-damar hastalıklarını tetiklediğini belirtti. Bu olumsuz gidişatın önüne geçebilmek adına bakanlık bünyesinde "Hareket et, hareket yaşını öğren, sağlıklı kal" mottosuyla yeni bir seferberlik başlattıklarını duyurdu. Vatandaşların mahallelerindeki Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak uzman fizyoterapistler eşliğinde bilinçli egzersiz, yürüyüş ve spor aktivitelerine yönlendirilmesi hedefleniyor.
Uluslararası Arenada Yeni Türkiye: Bin Yıllık Medeniyetin Temsilcileriyiz
Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin makro siyasi ve diplomatik gücüne değinen Sağlık Bakanı, ülkenin artık eski sınırlarına hapsedilmiş kırılgan yapısından tamamen sıyrıldığını ifade etti. Türkiye'nin küresel ölçekteki büyük organizasyonlara yön veren, NATO Zirvesi ve COP 31 gibi dünya geleceğini şekillendiren uluslararası zirvelere ev sahipliği yapan kurucu bir akla dönüştüğü aktarıldı. Sadece bölgesel bir güç değil, küresel adalet arayışında sözü dinlenen stratejik bir aktör konumuna gelindiği vurgulandı.
Yürütülen bu büyük mücadelenin ve hizmet sevdasının sadece çeyrek asırlık bir siyasi geçmişle sınırlı tutulamayacağını belirten Memişoğlu, arkalarında 954 yıllık köklü bir Anadolu mirası ve binlerce yıllık kadim bir medeniyet şuuru bulunduğunu söyledi. Bu şuurun neferleri olarak gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini belirten Bakan, küresel huzurun, dostluğun ve kalıcı barışın tesisi için Türkiye’nin yürüyüşünün durdurulamaz bir ivmeyle süreceğini ifade etti.




