10 yıl boyunca Adıyaman’ın Kahta ilçesinde görev yaptıktan sonra memleketi Konya’ya dönen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emrullah Kurt, Ilgın’ın Yukarıçiğil Mahallesi’ndeki İmam Hatip Ortaokulu’nda hizmet vermeye devam ediyor. Kendi memleketinde eğitim camiasına katkı sağlamanın heyecanını yaşayan Kurt, imam hatip ortaokullarının misyonu, eğitimde öğretmen samimiyeti ve dijital dünyada din eğitiminin sunumu üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
İçinde bulunduğu okulun dahi köylülerin özel talebi ve ısrarı üzerine açıldığını belirten Emrullah Kurt, halkın imam hatip modellerine olan güveninin ve talebinin sahada somut bir karşılığı olduğunu vurguladı.
"SADECE KİTAPTAKİNİ ANLATMAK ROBOT YETİŞTİRİR"
İmam hatip ortaokullarının normal ortaokullara kıyasla çok daha işlevli ve faydalı olduğunu ifade eden Öğretmen Emrullah Kurt, başarının sadece sistemden beklenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Eğitimin ana taşıyıcısının öğretmen olduğunu belirten Kurt, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Eğer öğretmen ilkeli olmazsa, irfani bir yön taşımazsa imam hatip ortaokullarının varlığının bir anlamı kalmaz. Derse girip sadece kitapta yazılanı anlattığınızda öğrenciye bir şey katamazsınız; çünkü öğrenci onu kitaptan da okuyabilir. Bizim talebeye vereceğimiz şey samimiyettir. Dünyadaki mevcut sistem ne yazık ki sınav odaklı, basma kalıp tek tip insan yetiştirmek üzerine kurulu. Oysa bizim ilk öncelememiz gereken şey ahlak ve maneviyattır."

ADIYAMAN’DAN KONYA’YA UZANAN ÖZGÜN PROJELER
Daha önce görev yaptığı Adıyaman'da ve şu an Konya'daki okulunda imza attığı farklı eğitim çalışmalarından bahseden Kurt, sanat ve edebiyatın gençlerin gelişiminde büyük rol oynadığını kaydetti. Adıyaman'da öğrencilerle senaryo yarışmaları düzenlediklerini aktaran Kurt, "Bizler neticeden değil, seferden sorumluyuz anlayışıyla hareket ettik. Öğrencilerimize 'Sanat İslam içindir' fikriyatıyla senaryolar yazdırdık ve bu sayede akademik kariyerini bu alana yönlendiren yetenekler keşfettik. Şu an görev yaptığım okulda ise gençlerin İslami bilinç düzeyini artıracak kitap okuma, tahlil ve ödüllü sınav yarışmaları düzenliyoruz" dedi.

“YUKARIÇİĞİL OKUYOR” PROJESİYLE HEM ÖĞRENCİLER HEM VELİLER KİTAPLARA SARILDI
Ilgın'daki yeni görev yerinde de eğitim hamlelerine ara vermeden devam eden Emrullah Kurt, "Tohum saç, bitmezse toprak utansın…" anlayışıyla yürütülen projeyi detaylandırdı. “Yukarıçiğil Okuyor” mottosuyla başlatılan okuma çalışmasının 5. ayın sonunda hedefine ulaştığını belirten Kurt, irfani yönü güçlü ve şahsiyet inşasına katkı sağlayan eserlerin okutulduğu programın büyük bir teveccüh gördüğünü aktardı.
Toplamda 53 öğrenci ve velinin gönüllü olarak katıldığı çalışmada, her bir öğrenci ortalama 15 kitap bitirirken veliler de kendilerine belirlenen 10 kitaplık hedefi tamamladı. Meselelerinin sadece kitap bitirmek değil, insanın kendini yeniden inşa etmesi olduğunu vurgulayan Kurt, okunanları hayata taşıyarak idrak, şuur ve ahlakı kuşanmayı gaye edindiklerini dile getirdi.
Proje kapsamında velilerle birlikte tahlili yapılan eserler arasında ise İdamlık Genç, Taş, Cumali, Akıbet: Cennet Cehennem, Düzceli Mehmet, Secdede Son Nefes, Dirilt Kalbini, Yaşama Fırsatı, Abdullah Yıldız'ın Namaz kitabı ve Minyeli Abdullah gibi başucu eserleri yer aldı.
"KONYA BENİM İÇİN SADECE BİR ŞEHİR DEĞİL, GÖNÜL DÜNYASIDIR"
Memleket sevgisini ve Konya’ya dönüş sürecini de paylaşan Kurt, "Konya’yı sadece fiziki büyüklüğü ya da gelişmişliğiyle değerlendiremeyiz. Konya benim gönül dünyama hitap eden, manevi ruhu ve tarih bilinciyle iliklerime kadar hissettiğim bir şehir. 10 yıllık gurbetin ardından memleketime dönüp buradaki evlatlarımıza hizmet etmek benim için büyük bir heyecan vesilesi" şeklinde konuştu.

OKULLARIN SOSYAL MEDYA KULLANIMI NASIL OLMALI?
Son dönemde öğretmen ve din görevlilerinin sosyal medyadaki paylaşımlarını da değerlendiren Emrullah Kurt, konunun iki ayrı açıdan ele alınması gerektiğini belirtti. Şahsi hayır ve yardımların sosyal medyada sergilenmesinin kibre yol açabileceği uyarısında bulunan Kurt, eğitim kurumlarının yürüttüğü örnek nitelikteki faaliyetlerin ise doğru dille tanıtılmasının faydalı olduğunu savundu. Kurt, "İmam hatip okullarının yaptığı güzel işlerin, çağın dilini ve jargonunu yakalayarak sosyal medyada tanıtılması insanları ve çocukları bu kurumlara özendirir. Ancak burada önemli olan şahısların değil, yapılan amacın ön plana çıkarılmasıdır. Araç ile amacı birbirine karıştırmadan bu mecralar hayra vesile kılınabilir" diyerek sözlerini tamamladı.





