Nisan'da önemli bir karar vereceğiz.
Evet ya da Hayır kararı Türkiye'de yeni bir dönemi başlatacak!
Peki, nasıl bir yeni dönem olacak?
İsterseniz bunu ortaya çıkacak tablo üzerinden şekillendirelim.
REFERANDUMDA HAYIR ÇIKARSA!
AK Parti açısından zorlu bir sürecin başlayacağı aşikar. Çünkü 2002'den bugüne tüm sandıklardan istediğini almış olan AK Parti'de derin düşünceler başlayacak.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya kamuoyundaki sempatisi azalacak ve Batı medyası tarafından Karizması çizildi, Erdoğan hegemonyası sona erdi şeklinde haberler yapılacak.
15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ve Anayasa değişikliğinde Hükümet'e her türlü desteği veren MHP'de yeniden karışıklıklar çıkartılacak, kamuoyu önünde küçük düşürülmeye çalışılacak.
FETÖ Lideri Fetullah Gülen, Hayırdan büyük keyif alacak, Türkiye'deki işbirlikçileri ile yeni hainliklere imza atacak.
15 Temmuz sonrası ortaya çıkan milli direniş ruhu zedelenecek, Yeniden Büyük Türkiye hedefi 28 Şubat'ta olduğu gibi yine belirsizliğe gidecek.
Ulusal güvenliğimiz noktasında terörle mücadele ve Fırat Kalkanı Harekatı iç karışıklıklar içinde sekteye uğrayacak.
Hayır Bloğu içinde yer alan siyasiler, partiler, marjinal gruplar, İslam ve Türk düşmanları rahat bir nefes alacak, Batı sömürüsü altında asalak gibi yaşamaya devam edecekler.
İş ve sanayi dünyası siyasi kavgalar ve iç tartışmaları içinde artan dolarla birlikte bozulan ekonomi karşısında ayakta durmayacak noktaya gelecek.
İstikrarsızlık içinde olası bir seçimde milli savunma, milli sanayi hamleleri 1940'lardaki milli uçak, 1960'daki milli otomobilde olduğu gibi tarihin tozlu sayfalarına karışabilecek.
İslam karşıtı ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, bölgesinde güçlenen Türkiye'nin zayıflamaya başlaması nedeniyle sevinecek, kardeşi İsrail de sonuçtan büyük keyif alacak.
Amerika, içerdeki işbirlikçileri ile AK Parti'yi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir darbe planını ortaya koyabilecek!
En kötüsü de Türk Milleti içinde nifak tohumları atılarak milli birlik ve bütünlük zedelenmeye çalışılacak, Geçmişte Maraş'ta, yakın zamanda Sur'da olduğu gibi bölünme hamleleri tekrar yaşanabilecek.
REFERANDUMDAN EVET ÇIKARSA!
AK Parti siyasi olarak bir kez daha sandıktan zaferle çıkmanın sevincini yaşacak. 2007 yılından itibaren dillendirdiği Başkanlık tartışmaları içinde zaferini ilan edecek.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya kamuoyundaki sempatisi artacak ve Batı medyası tarafından algı operasyonu başlatılacak, Erdoğan diktatörlüğü şeklinde haberler yapılacak.
15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ve Anayasa değişikliğinde Hükümet'e her türlü desteği veren MHP'de karışıklık çıkarmaya çalışanlar bir kez daha hüsrana uğrayacak.
Sayın MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye, AK Parti'nin koltuk değneği oluyor diyenler, B... yemiş karga gibi derin düşüncelere dalacak!
FETÖ Lideri Fetullah Gülen, Evetten dolayı yine beyninden vurulmuşa dönecek, tansiyonu yükselip, nabzı düşecek. Sonuç yüreğine inecek, cehenneme yol alacak!
15 Temmuz sonrası ortaya çıkan milli direniş ruhu güçlenecek, Yeniden Büyük Türkiye hedefi 2071'e doğru hızla ilerleyecek.
Ulusal güvenliğimiz noktasında terörle mücadele devam edecek ve Fırat Kalkanı Harekâtı'nın çapı daha da genişleyecektir.
Hayır Bloğu içinde yer alan siyasiler, partiler, marjinal gruplar, İslam ve Türk düşmanları hüsrana uğrayacak, ağabeyleri Batılı ülkelere Türkiye'ye her türlü baskı yapılması için yine ver yansın edecekler.
İş ve sanayi dünyası sonuçtan sevinen kesim olacak, doların ateşi yükselmeyeceği için önlerinde koydukları hedefler doğrultusunda yatırımlara devam edecek.
Evet sonucuyla olası bir seçimde milli savunma, milli sanayi hamleleri tozlu sayfalarında kalmayacak.
İslam karşıtı ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, sonuçtan büyük rahatsız duyacak, kardeşi İsrail de Kudüs hayalini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.
En önemlisi ise Türk Milleti içinde nifak tohumları atılarak milli birlik ve bütünlüğü zedelemeye çalışanlar, Maraş ve Sur'da olduğu gibi hedeflerini yine gerçekleştiremeyecek.
***
Referandumdan Evet ya da Hayır çıkarsa bu iddiaların eksik veya fazla yönleriyle gerçekleşeceği ortadadır.
Onun için Türkiye'yi hangi sonuçları bekleyeceğini tercih yapanlar belirleyecektir.
Ancak unutulmamalıdır ki hepimizin yaşadığı tek bir vatan var; Türkiye.
Burada şahıslar, partiler önemli değildir, önemli olan verilecek bir oyla vatan savunmasına katılmaktır!
Milli Mücadele yıllarını hatırlayalım. Türk Milleti, sadece düşmanla değil aynı zamanda içindeki İngiliz yanlısı, Amerikan Mandası savunucularıyla da savaştı. Peki, sonra ne oldu? O mandacılar, en büyük Cumhuriyet savunucusu, Atatürkçü kesildi onursuzca! Oysa zaferi kazanan Anadolu'nun öz vatan evlatlarıydı. Onursuz mandacılar sözde cumhuriyetçi gözüküp yıllarca ülkenin zenginliklerini Batı'ya peşkeş çekti, Türk Milleti'ni Batı karşısında küçük düşürmek için her şeyi yaptı!
Ancak millet yeni bir uyanış içinde gerçeği görmüş durumda. İşte bu uyanış birilerini rahatsız etmeye başladı. Hain planlar devreye konuldu.
7 Haziran, 1 Kasım seçimlerinde terörle kol kola seçim ittifakı yaptılar; tutmadı.
Sur'da iç savaş başlatmak istediler; tutmadı.
AK Parti Karşısında MHP'yi paralel operasyonla ele geçirmek istediler; Ülkücü Hareketin Lideri Devlet Bahçeli'yi yenemediler.
15 Temmuz'da darbe girişimine kalkıştılar; hüsrana uğradılar.
Şimdi de referandumda Hayır çıkartarak hedeflerine ulaşmak istiyorlar!
Onun için referandum sandığı; vatan savunmasıdır.
Nasıl ki Sayın MHP Lideri Bahçeli, Eğer Doğu Perinçek ve hayırcı yoldaşlarıyla Recep Tayyip Erdoğan arasında bir tercih hakkımız olursa. Kesintisiz ve istisnasız Sayın Erdoğan'ı tercih edeceğimizi herkes bilmeli ve kafasına sokmalıdır! diyorsa sinsi planlara dikkat etmekte yarar vardır.
Gezi olaylarından 15 Temmuz'a ve sonrasındaki terör olaylarına kadar olayların arkasında Hayırcı yoldaşların olmadığını söylemek gülünç olur.
Sinsi oyunun Nisan'da bozulacağına inanıyorum. Algı operasyonu yapmaya kalkanlar bir kez daha Osmanlı Tokadının tadına bakacak.
Sayın Bahçeli'yi anlamayanlar ise 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi haklılığı karşısında deve kuşu gibi kafalarını toprağa gömecek!
Sözün kısası;
Necip Fazıl'ın dediği gibi bir çift oluk var; birinden nur, birinden kir akıyor.
Nurla yıkanmak varken, pislik içinde boğulmanın anlamı var mı?
Tercih seçmenin!