banner5

Ömrünü Kur’an yolunda geçirdi

Konya’nın yetiştirdiği önemli isimlerden olan merhum Hüseyin Körpe’yi anlatan yakınları, merhumun iman ve Kur’an yolunda bir hayat geçirdiğine, cömert, eli bol, çok naif, güler yüzlü, ince düşünceli, bir okadar da hassas ve duygusal olduğuna ve herkesin yüreğine sevgisi ve yaptığı iyiliklerle dokunduğuna dikkat çektiler

20 Nisan 2022 Çarşamba 12:33
Ömrünü Kur’an yolunda geçirdi

Konya’nın yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan merhum Hüseyin Körpe, geçtiğimiz yıl Hakk’a yürümüştü. Başarılı bir eğitici olmasıyla birçok öğrenciye dokunan merhum Körpe, 7 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra ise belediyecilik mevzuatını öğrenmek amacıyla Karatay Belediyesi Personel ve Eğitim Müdürlüğü yaptı. Memleketi Yarma’dan Refah Partisi Belediye Başkan Adayı da olan Körpe, bu anlamda siyaset içerisinde de yer aldı. Merhum Körpe’yi anlatan yakınları ise, merhum Körpe’nin geride güzel hasletler bıraktığına dikkat çekiyorlar.

DURMUŞ VE H. ALİ KÖRPE (BİRADERLERİ)

Gıraç toprakların bol olduğu bir bölgede insanlarında manevi anlamda zayıfladığı zamanda Hikmeti İlahinin adeta seçip aldığı ve Rahmetli İsmail Kaya Hocaya teslim ettiği sevgili Abimiz Hüseyin Körpe ile kardeş olmamızın bizlerin hayata bakışımız açısından maddi ve manevi anlamda büyük faydalar sağladığını ifade etmek isteriz. Abimiz için iyilik ve güzellik anlamında ne desek azdır sözünü kendimize serlevha ederek Allah gani gani rahmet eylesin ve bizleri bu dünyada kardeş eylediği gibi sonsuz olan Ahiret hayatında da kardeş eylesin ve hafızlara özel olan şefaatçi olma vasfını bizler içinde kullansın temennisinde bulunuyoruz.

Dava adamı olan ve her gittiği yerden ses getiren bir yapısı vardı, Aksiyon adamı idi, yapılacak edilecek yani cek caklarla işi olmayan bir yapısı var idi, örnek olarak vermek gerekirse Yarma Belediye Başkanlığı zamanında bir vatandaşımız Kuran Kursu yapılmak üzere bir arsa vermiş idi, ama tabi ki o dönemde 1994-2004 arası hem bu hayır işine kanunlar el vermiyor, hem de belediyenin bütçesi çok kısıtlı idi, Amcamgilin ikamet ettiği Berlin’e  Bir hafta  gitti, oradaki hayırseverlerin yardımları ile bir sene içinde Kuran Kursunu yaptı ve hâlihazırda bayanlara yönelik olarak bu Kuran Kursumuz faaliyetini sürdürmektedir.

Karapınar İmam Hatip Lisesindeki öğretmenliği zamanında sağlam gençlik yetiştirmek için büyük mücadeleler verdi, Milli Gençlik Vakfını cefakar arkadaşları ve öğrencileriyle açarak adeta Karapınar’da destanlar yazdılar ve o dönemde bazı kesimlerin kale olarak gördüğü Karapınar Belediyesi kale olmaktan çıktı ki bunların bedellerini belki de tarihte az görülür bir şekilde Valiliğe gelen müdürlük kararnamesi zamanın İl Milli Eğitim Müdürü R.M. tarafından engellendi Ereğli’ye sürgün edildi.

Belediye Başkanlığı zamanında Konya’da ikamet ettiği için Belediyenin otobüsüne bindiği zaman parasını ödeyen nadir başkanlardan biri olmuştur. İstisnalar kaideyi bozmaz prensibince söylemek gerekirse Belediye başkanlığını bıraktıktan sonra Konya’daki evini değiştirmek için tarlasını satmak zorunda kaldığını da belirtmek isteriz.

Rahmetli babamızın değişiyle, Kimilerince gurur ve kibir abidesi olarak görülen Belediye Başkanlığını yere çalmış bir kişiydi, Hafızası çok güçlüydü, cep telefonları çıkmazdan önce yanında fihrist taşımaz ve bütün arkadaşlarının  dostlarının numaraları aklında idi, hatta zamanında pazar akşamları  Hacıveyiszade yurduna  hafta izinlerinde pazar akşamları yurda  teslim olmadığı için Yurt müdüründen pek çok dayak yediği zatı muhterem İslam Enstitüsünü bitirirken uygulama için İmam Hatibe ders vermeye gittiğinde tesadüfen müdür olarak girmiş ve dersini dinlemiş ve demiş ki yahu bizim Hüseyin kitaba baktım satırını virgülüne kadar ezberlemiş diyerek tebriklerini iletmiş.

Hastalanmadan yaklaşık 8 sene önce özel bir okulun din derslerine girdi, çocukları cuma namazlarına  götürerek dinimizi öğretme çabası içinde oldu, yine hastalanmadan önce Fuat Binici  Kız Kuran Kursuna sabahları giderek çocuklarını derslerini dinledi ve kendi hafızlığını da  çelikleştirmiş oldu, Allah’ın hikmeti ilahisidir ki, bizim Yarmalı Hacıhasan Ağamız eski evinin yanında komşusu idi bu Rahmetli abimizde  kendisinin de sonrada aynı hastalığı tutulacağı konuşamama hastalığı vardı, ona öyle bir imrenirdi ki, “Yahu bu Hacı Hasan Ağa Sırçalı  Mescide giriyor kayboluyor,” bu meyanda benzer sözler ediyordu, Allah’ın hikmeti ki yıllar sonra hafızlığını pekiştirdikten sonra kendisi 7 seneye yakın hastalığından dolayı konuşamadı ve ruhunu öylece  Rabbimize teslim etti.

Allah gani gani rahmet eylesin, başta Peygamber Efendimiz S.A.V. olmak üzere ve çok sevdiğinden dolayı torununa ismini koyduğu ve yetişmesinde büyük emekleri olan Rahmetli İsmail Kaya Hocamız, Bizler, Annemiz, Babamız, arkadaşları ve tüm sevdikleriyle Cenneti Alada beraber olsunlar diye dua ve niyazda bulunuyoruz.

HÜSEYİN KÖRPE KİM MİDİR?

Hüseyin Körpe Karatay Yarma’ da  1956 yılında doğan ilkokul   yıllarından sonra yamalı pantolonuyla hafızlık icazetini alan , meftun olduğu annesinden ayrılma pahasına Konya’nın Hacıveyiszade yurdunda kalan, ana hasretine dayanamayıp her hafta sonu izinli izinsiz köyüne gelen, imama hatip lisesinin de okuyan, yazın tarlada çalışan, erken yaşta evlenen ,çocukları ile beraber İslam enstitüsünü okuyan , çocukları ile beraber imamlık yapan , çocukları ile beraber askerlik yapan , çocukları ile beraber öğretmenlik yapan , çocukları ile beraber belediye başkanlığı yapan hak bildiği davadan dönmedi için memuriyetin de birçok kez ceza alan sürgün yiyen hakkında dava açılan , gönlünün bir tarafı ile öğrenci yetiştirmeye kendini adayan bir tarafı ile de halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile  milli görüş neferi olan Erbakan sevdalısı bir adam. Riyadan ve gösterişten uzak durmak için belediye başkanlığı döneminde makam aracına binmeyen ve aileden hiç kimseye bindirmeyen hayata bakışı yedirmek ikram etmek olan cüzdanı saati yüzüğü olmayan cebindeki parasını akşama kadar dağıtan gönlü bol bir adam. Gece rüyasında peygamberimizi gördü diye günlerce ağlayan öyle ki ömrünün son altı senesinde rabbim imtihanı felç geçiren ağzından dünya kelamı alamadığımız halde yoğun bakımdan uyandığında sadece” vehuve ala külli şeyin kadir” diyebilen sadece ve sadece bu Allah kelamından başka konuşamayan “su ver” bile diyemediği halde kuranı kerimin birçok ayetini felçli halinde nazımlı bir şekilde okuyabilen bu hali sebebiyle nöroloji ana bilim dalında tez konusu olan bir Allah adamı. Dünyadan geldi geçtiiiii.  3 Ağustos 2022’de Hakka yürüdü (Allah rahmet eylesin)

Ben kimmiyim. Rabbimi verdiği ikram ve ihsan nimetinden bolca sahiplenen böyle bir babanın evladı olmakla büyük bahtiyarlık duyan, hayata bakışını kendine rehber eden, bıraktığı izde yürümeye çalışan, onsuzluğun acısını hala atamamış bir dava adamın büyük oğlu metin

Rabbimden dileğimdir ki onun gibi olmak, olamasam da onun gittiği yoldan gidebilmeyi nasip etmesi…

Selam ve Dua ile…

Metin KÖRPE (oğlu)

Ben Hafız Hüseyin Körpe’nin oğluyum. 7 ay önce rahmeti rahmana uğurladım babamı. Özü, sözü bir adamdı benim babam. Doğru olanı her zaman ve her yerde, ne diyecekse çekinmeden söylerdi. Ölmeden bitirmek isterdi işlerini, Bir başkasının her şeyi olmak, geleceğe kalmak gibi bir derdi yoktu. Yarını olmayan bir insan nasıl yaşaması gerekiyorsa bugünü, öyle yaşardı.

Baba ışık olmalı, benim babam ışığımızdı. Derdi ki “Bir mum diğer bir mumu ışıtmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez.” O yüzden hem ışığımızdı hem bizi ışıttı hem çevresini.

Baba kaynak olmalı yaşantısıyla, bilgisiyle. Benim babam kaynağımdı. Yine derdi ki “Sahabe As. dinin kaynağı olan Hz. Muhammed S.A.V. ‘den nasıl elektrik almışlardı. O elektriğin gücü barajlar dolu güce eşittir. Bize gelinceye kadar o elektriğin gücü pil değerine kadar düşüyor. O yüzden bu pile sahip çıkalım. Babamda benim için barajlar dolusu elektrik gücüne eşit kaynağımdı.

Babam dertliyi, derdini, dertlenmeyi severdi. Yaratılış gayemizin biride dert çekmek olduğu, dertlinin derdi ile ilgilenmek olduğunu söyler ona göre yaşardı. Allah’ın ona verdiğini de vermediğini de severdi. Allah’ın ondan aldığını da sevmeli derdi.

Babam öğrenmeyi, öğretmeyi, öğrenciyi severdi. Geceler boyu bir demlik çay ile beraber okumayı babamda gördüm ben. Daha küçük yaşta şiirler ezberlettirirdi bize özellikle N.F. Kısakürek şiirlerini. Şiirin; okumanın, ezberlemenin, duyguları yaşamanın ilk basamağı olduğunu söylerdi. Nerede bir ilim talep eden birini görürse, duyarsa veya tanışırsa muhakkak bir faydasının ona dokunması gerektiğini düşünür onun için elinden ne geliyorsa yapardı.

Her zaman babam gibi olmayı istedim ben. Her insan bir alemdir, bir zerredir şu koca dünyada ama aynı zamanda arşa gebedir. Ben bunu gördüm onda..

Rabbime şükrediyorum ki; ezeli planda bana baba seçerken Hüseyin Körpe’nin evladı olarak dünyaya getirdiği için..

Seni özledim…

Sesini, konuşmanı, nasihatlerini, bakışını, gülüşünü…

Bütün babasını kaybetmiş insanlar gibi bende babama doymuş değilim. Ondan ayrılmak ağır geldi bana. Ama biliyorum ki bu dünya doymak yeri değildir. Hasretimi cennette buluşma gününe erteledim. O güne kadar hasretimi içime gömdüm. Allah onu ve bizi cennete cem etsin. Bütün Hamd’ler Allah’adır. Kabrin cennet bahçesinden bir bahçe olsun. Allah Rahmetiyle muamele etsin.

Allah’ın cennetinde buluşuncaya kadar. Esselamüaleyküm.

Muhittin KÖRPE (Oğlu)

Kıymetli Babam.

Babam ile aramızda baba kız sevgisinden daha çok kalbi bir bağımız vardı. Kalbi Allah aşkı ile dolu ve bunu her an başta ailesine, torunlarına yakınlarına, öğrencilerine, çevresinde tanıyıp, tanımadığı insanlara dahi hissettiren bir insandı ki; her hali ile bu meşrebe bürünmüş bir liderdi. Sanki babam başta kendi kızı olmak üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) efendimizin kız çocuklarına ve kadınlara gösterdiği özen ve değeri O’nun sünneti diye çok hassas ve özenle davranırdı. Babamın başta duasını, sevgisini, merhametini, arkamda dağ gibi duruşunu her daim yüreğimde hissettim ve hissettirdiği için minnettarım. Benim babam ömrünü iman ve Kur’an yolunda geçirdi. Cömert, eli bol, çok naif, güler yüzlü, ince düşünceli, bir okadar da hassas ve duygusaldı. Babam herkesin yüreğine sevgisi ve yaptığı iyiliklerle dokunmuş çevresinden her daim hayır duası almıştır. 65 yıllık ömrünün son 6 yılını felçli olarak geçirmesine rağmen hasta hali ile bile bizlere örnek olmuştur. Kalan ömrünü geçirdiği bahçesinde bile komşuların ve özellikle çocukların ilgi odağı olmuştur. Çocuklara her daim cebinden çıkardığı şekerle, gelen geçen insanlara zorla ikram ettiği çay ile tanınmıştır. Çocukların tabiri ile mahallenin “Şekerci konuşamayan dedesi” olmuştur. Bize bıraktığı miras onun ahlakıdır.

Böyle bir babanın kızı olmaktan kıvanç duyuyor, her daim kalbimde özlemini hissediyorum. Kavuşmak ümidi olmasa bu dayanılmaz bir acı. Rabbim cennetinde kavuştursun. Ben babamdan razıyım. Rabbimde babamdan razı olsun.

Babasının gözünde hiç büyümeyen kızı Aliye KOYUNCU

Rahmetli Hüseyin Hoca ile Karapınar’da ve Konya’da çok güzel günler geçirdik. O günler Müslümanların mala ve makama düşkün olmadığı sadece davaya odaklandığı dönemlerdi. Bundan dolayı malı ve makamı sevmezdi. Ama kader onu Belediye Başkanlığına getirdi. Bundan da hoşlandığını hiç tahmin etmiyorum. Sıradan bir insan olmayı sever, bundan dolayı kravatı hiç sevmezdi. “Bir gün bir araba alacağım ve kravatlı olanları arabaya bindirmeyeceğim” derdi. Aksiyonu çok severdi. Bu sebeple öğrencileri organize eder, bir kısım aksiyon hareketlerine girişirdi. Kur’an ve Sünnetle uğraşanları çok sever, her fırsatta onları dinlemeye gayret ederdi. Rahmetli İsmail Kaya ve Mehmet Bakırcı hocalarını çok sever onlara hizmet etmekten mutluluk duyardı. Karatay Belediyesinde ziyarete gittiğim her defasında bir hadis okutturur ve can kulağıyla dinlerdi. Ya Rabbi onu affet, ona merhamet et, onu rafik-ı alaya yücelt.

Hüseyin TEKİN (Emekli Öğretmen)

Merhum Hüseyin Körpe ile Karatay Belediyesi'nde uzun yıllar beraber çalıştık. Hemen hemen her gün bir araya gelir, durum değerlendirmesi ve hasbihal yapar, birlikte ziyaretlere giderdik.

Bu beraberlik esnasında tabii ki kendisinin vasfını, şahsiyetini, karakterini yakından tanıma fırsatı buldum. Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki onun en bariz vasfı İslâmî hassasiyetlere sahip, helal-haram ölçülerine sıkı sıkıya bağlı, iyi bir Müslüman olmasıydı. Lüks ve israfı sevmez, dünyaya fazla değer vermez, yeme-içme konularına fazla düşkün değildi. Onca protokol görevlerine rağmen sanki hiç dünyalık bir insan değil, ahretlik bir Allah adamıydı. Müdürlük, amirlik, Belediye Başkanlığı'ndan ziyade o tam bir ahiret sultanıydı.

Bazılarının çok önem verdiği, inanç ve değerlerinden taviz vererek hırslandığı, peşinden koşturduğu para, onun için sadece zaruret miktarı lazım olan önemsiz bir dünya metaı idi.

Sahip olduğu mevki ve makamları şahsî ikbal ve menfaatleri için bir basamak ve fırsat olarak görmez, bilakis halka hizmet için bir vesile olarak değerlendirirdi.

Mehmet Bakırcı Hocayı çok sever, çok anar ve onun gibi bir hayat yaşamaya gayret ederdi. Cenazesini kıldırmak ta ona nasip oldu.

Allah'tan ağır bir imtihan olarak geçirdiği son hastalık günlerinde biz de Bakırcı Hocamla birlikte ziyaretine gitmiştik. Ziyaretimizden fazlasıyla memnun kaldığı her halinden belliydi, bir şeyler söylemek istiyor ama dünya kelamı konuşamıyor, dili dönmüyordu. Buna karşılık Allah'ın hikmeti Fatiha Suresi’ni su gibi okuyordu.

Benim yıllardır kendi kendime prensip edindiğim bir âdetim var: Eş-dost-akraba, arkadaş, komşu, siyaset adamı, teşkilat mensubu, dava adamı, beraber olduğum, tanıdığım, sevdiğim ve kendisiyle hatıralarım olan kim varsa hepsinin ölüm tarihlerinin yıl yıl, gün gün listesini tutarım, kayıt altına alırım. Bunu da iki sebepten yaparım:

Birincisi: O isimlere bakar bakar, ölümün bize de ne kadar yaklaştığını düşünür, ibret almaya çalışırım.

İkincisi de her akşam yatmadan önce Fatiha okurken ve Üç aylarda, Ramazanlarda hatim inerken bu isimleri tek tek anar ve onlara Allah'tan rahmet dilerim.

Hüseyin Körpe de benim listemde Seyit Mehmet Buğa, Necip Alkan, Nevzat Arabacı, Hacı Ali Kap, Mehmet Oktut, Sahip Eke, Osman Can, İsmail Kaya, Hüseyin Küçükböğrü, Yusuf Işıcık, Ahmet Önkal... gibi Fatiha ve Hatimlerde kendisini unutmadığım önemli isimlerden biri.

Allah bu mübarek Ramazan gününde tüm geçmişlerimize ve özellikle bu yazının yazılmasına vesile olan Hüseyin Körpe abimize de rahmetiyle muamele eylesin.

Adnan ÖZKAFA (Karatay Eski Belediye Bşk.Yrd.)

DEVAM EDECEK

MUHAMMED ESAD ÇAĞLA 

Son Güncelleme: 20.04.2022 17:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50