banner5
banner68

Karaçay kültürünü yaşatıyoruz

Başhüyük As Alan Kültür Derneği Başkanı İsmail Han Vural, Karaçay kültürünü yaşattıklarına dikkat çekerek, “Derneğimiz Başhüyük köyünde gençlere Karaçay kültür, örf ve dilini öğretmek amacı ile kuruldu” dedi

14 Nisan 2022 Perşembe 11:25
Karaçay kültürünü yaşatıyoruz

Barbar Rusların mezaliminden kurtulmak için yurdunu yuvasını terk etmek zorunda kalan Karaçay Malkar Türklerinin İkinci Sultan Abdülhamid döneminde iskân edildiği Başhüyük, imarından kültürel yapısına kadar özel bir bölgedir. Atayurtlarının gelenek ve göreneklerini unutturmamak üzere As Alan Kültür Derneğini kuran Başkan Avukat İsmail Han Vural ile derneğin faaliyetleri ve STK’ların sorunlarını konuştuk.

Başhüyük’ün kuruluşunu anlatır mısınız?

Kuzey Kafkasya'da yaşayan Karaçay-Malkar Türkleri Rusların mezaliminden kurtulamayınca durumu Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamid’e iletmişler ve Karaçaylı’ların göç ettirilerek Konya'ya iskân edilmelerine karar verilmiş. 1905 yılında alınan bu karar üzerine bin civarında Karaçay Türkü Konya’nın Sedirler ve Araplar mahallesinde geçici olarak iskân edilmiş. Aynı zamanda da Başhüyük bölgesinde 240 evin inşasına başlanmış. İki yıl içinde inşaatlar tamamlanmış ve Karaçaylılar, o yıllarda 'Ümran-ı Hamidiye' adı verilen bu köye yerleştirilmiş. Zamanla da köyün kuzeyindeki hüyük ile anılmaya başlanmış ve Başhüyük adını almış. 1957’de kasaba hüviyetine alan beldemiz son Büyükşehir yasası ile birlikte, diğer kasabalar gibi mahalle oldu. Köyümüzü özel kılan bir imar uygulaması vardır. İkinci Abdülhamid; bin 500 metrekarelik her bir adaya bahçeli dört hanenin yerleştirildiği 240 evin bahçe kapısı mahremiyet hassasiyetiyle caddeye bakacak şekilde değil de bahçeye bakacak şekilde planlanmış. Yerleşim planı hilali andırır. Halen yeni yapılaşmada bu doku korunmaktadır.

Derneğiniz hangi tarihte ve kimler tarafından kuruldu?

As-Alan Kültür Derneği’ni 2015 yılında, arkadaşlarım Sami Zügül, Metin Güçlü, Tahir Zügül, Şerafettin Zügül, İlknur Can, Mervenur Vural, Serdar Tavlan, Ayşe Batırbek, Selman Uğurlu, Ömer Faruk Kaya, Hasan Ülker, Mahdi Zügül, Mahpeyker Karca, Melek Güçlü, Coşkun Tavlan, Sevtap Vural, Nilüfer Zügul, Nurten Uğurlu, Gülşah Karabaş ve Yağmur İpek ile el ele vererek kurduk. Merhum Sami Zügul’ü de bu vesile ile rahmetle anıyorum.

Derneğinizin kuruluş amacı, faaliyet alanları nelerdir?

Derneğimiz Başhüyük köyünde gençlere Karaçay kültür, örf ve dilini öğretmek amacı ile kuruldu.

Derneğin mevcut yönetim kuruluna dair bilgiler verir misiniz?

Ben Konya’da avukatlık mesleğini icra ediyorum. Yönetimdeki diğer arkadaşlarımız ise çiftçilikle uğraşmaktadırlar.

Yörenizde geleneksel hale getirdiğiniz organizasyonlarınız var mı, varsa bunlar hakkında bilgi verir misiniz?

Bizim yöremizin farklı bir kültür yapısı var. Mesela bizden çok önceye dayanak bir gelenek vardı. Her yıl Kurban Bayramı’nın üçüncü günü “et hıçın” ziyafeti düzenlenirdi. Her ev, Kurban Bayramının 3. günü evinde et hıçın yapar, köy meydanında toplanıp misafirlerle birlikte yenirdi. Ancak pandemiden beri yapılmıyor.

Başlıca faaliyetlerinizi örneklerle anlatır mısınız?

Ata topraklarımız Kafkasya’ya geziler düzenleyerek bir nevi sılai rahim yapıyor, geldiğimiz yerleri unutmamaya unutturmamaya çalışıyoruz. Kafkasya’dan da misafir getirerek köyümüzde ağırlıyoruz ki onlarla aramızdaki bağlar güçlensin. Ayrıca köyümüzün gençlerini Kafkasya’da Karaçay Türklerinin düzenlediği festivallere göndererek ata kültürünü ata topraklarında edinmelerini sağlıyoruz.

Tanıtım amaçlı yayınlar yapıyor musunuz?

Basılı materyale olan ilgi son yıllarda epeyce zayıfladı. Biz de facebook ve whatsapp gibi sosyal medya kanallarını kullanarak üyelerimize ve hemşehrilerimize ulaşıyoruz.

Derneğe kayıtlı ne kadar hemşehriniz var ve derneğe ilgileri ne düzeyde?

Hizmetimizi üyelikle sınırlandırmadığımız ve bütün köyü kapsayacak şekilde hareket ettiğimiz için kayıtlı 30 civraında üyemiz var. Ancak pandemi nedeniyle son yıllarda faaliyetlerimizi durdurduk, dolayısıyla ilgi de azaldı.

Sivil toplum faaliyetlerinin sizce en büyük sıkıntısı nedir?

Sivil Toplum Kuruluşlarını yörelere ve insana hizmetin merkezine almak mümkündür. Tabi bunun için de devlet desteği gerekir. Ancak devletin STK’lara yeteri kadar destek verdiğini söyleyemeyiz. Dolaysıyla STK’lar imkânı olan yöneticilerin ve bağışçıların sağladıkları katkılarla hizmet verebiliyor.

Eğitim, sosyal ve kültürel anlamda ne tür faaliyetleriniz var?

Kültürümüzün, tarihimizin okunması ve anlaşılması için Kitap tercüme ediyoruz. Atayurtlarına geziler düzenleyip coğrafi ve kültürel bilgileri geliştiriyoruz. Gençlerimize yönelik geceler düzenliyoruz.

Şehri ve beldenizi yönetenlerden ne tür beklentileriniz var?

Belediyelerin sivil toplum kuruluşlarına destek vermesi gerekiyor. Toplantı ve muhtelif etkinlikler için salon ihtiyacımız oluyor. Ulaşım için otobüs hizmetine ihtiyaç duyuyoruz. Dernek hizmetlerini yürütmek için personel de lâzım. Misafirlerimi için konaklama mekânları ihtiyacımız var.

Yörenizin turistik ve kültürel değerler açısından tanıtılması için neler yapılabilir?

Konya’nın her yöresinde önce çıkarılacak, şehre değer kazandıracak coğrafi güzellikler ya da kültürel miraslar mutlaka vardır. Bunun için festivaller ve geziler düzenlenebilir.

YARIN: KONYA ERMENEKLİLER KÜLTÜR SANAT VE SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

MUSTAFA GÜDEN

Son Güncelleme: 14.04.2022 11:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50