banner5
banner68

Bakan Soylu'dan önemli açıklamalar

İçişleri Bakanı Soylu "Üç tarafımız denizlerle çevrili, bu alanı göçmen kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık açısından kontrol etmek zorundayız. Dışarıda PKK'nın şubesi YPG, DEAŞ; içeride DEAŞ, PKK, FETÖ ve sol terör örgütleriyle mücadele halindeyiz" dedi

18 Ocak 2022 Salı 12:52
Bakan Soylu'dan önemli açıklamalar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya'nın Kemer ilçesindeki bir otelde düzenlenen "Güvenlik Daire Başkanlığı Değerlendirme Toplantısı"nda, her yıl gerçekleştirdikleri Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Yıllık Değerlendirme Toplantısı dolayısıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Dün Arnavutluk ziyaretinde bir arada olduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın toplantıya özel selamlarını ve başarı dileklerini ileten Soylu, "Her pazartesi yaptığımız güvenlik ve istihbarat toplantıları hariç İçişleri Bakanlığı görevim süresince, konusu güvenlik olan, en az 500'ün üzerinde toplantıya katıldım. Ülkemizde de dünyada da bu konuda yoğun bir gündem var. Sayısız makale ve yayın üretiliyor. Üniversitelerde bölümler açılıyor." diye konuştu.

Bu gayretin sebepsiz olmadığına dikkati çeken Soylu, dünyada güvenlik açısından kaygı veren bir gidişat olduğunu, henüz daha ilk çeyreği tamamlanmadan, sadece 2010'dan itibaren yaşanan gelişmelerden dolayı, 21. yüzyılın tamamının "Güvenlik Yüzyılı" olarak tarif edilip edilemeyeceğinin tartışıldığını dile getirdi.

ABD'nin, iki körfez savaşında da çok kısa bir sürede Irak güçlerine karşı üstünlük sağladığını aktaran Soylu, şunları kaydetti:

"Ama aynı ülke, silahlı küçük gruplara karşı yıllardır Irak'ta tam istikrarı sağlayamadı. Suriye'de herhangi bir yetkinlik elde edemedi. Afganistan'dan apar topar kaçarken uçak tekerleklerinden düşen insanların fotoğrafı, dünya tarihinde güçlü ülkenin başarısızlığın fotoğrafı olarak kaydedildi. Bunlar 18., 19. yüzyıl değil 21. asırda gerçekleşen olaylar. Batılı büyük devletler artık terör örgütlerinin, devlet dışı aktörlerin oyun kitabını okuyor. Bilerek veya bilmeyerek onların yöntemlerini kullanıyor. Rakiplerini dize getirmek için klasik savaşlara girmek yerine milislere sponsor oluyor, eğitim veriyor, siber milisler aracılığıyla darbeleri teşvik edip, ırkçılığı ateşliyor, bazen de siyasi suikastler organize ediyor."

Devlet dışı aktörler ve terör örgütlerinin devletler gibi davranmaya çalıştığını ifade eden Soylu, kendi alanlarında vergi koymaya kalktığını, mahkemeler, sivil yönetişim yapılarını kurup, uluslararası alanda petrol ticareti yapıldığını ve devletleşmeye çalışıldığını belirtti,

Bu örgütlerden sadece ikisinin, YPG ve DEAŞ,'ın Suriye ve Irak'ta, devlet otoritesini yok ettiğini vurgulayan Soylu, "Daha da kötüsü küresel sistem dediğimiz ve aslında Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği gibi uluslararası büyük kuruluşlar nezdinde vücut bulan sistem, bu tabloyla ilgili hiçbir vizyon ortaya koyamadı, rehberlik gösteremedi, çözüm üretemedi tıpkı son 30 yıldır seyrettiği gibi." diye konuştu.

"Aradığınız büyük devlete ulaşılamıyor"

Küresel sistemin son 30 yılda dört kırılma yaşadığını vurgulayan Soylu, şöyle konuştu:

"Birincisi soğuk savaşın bitmesiydi -ki aslında halen devam ettiği tartışılıyor- ikincisi 11 Eylül saldırılarıydı, üçüncüsü 2008 küresel ekonomik kriziydi ve dördüncüsü de Arap Baharıydı. Bu 4 kırılmayı da küresel sistem seyretti ve bu kırılmalar, bugün bizi göç, ekonomik, enerji krizleri ve doğrudan bu kırılmalarla ilgisi olmasa bile tüm dünyanın yaşadığı salgın kriziyle karşı karşıya bıraktı. Ülkeler, küresel sistemin ürettiği bu kırılmalarla ve krizlerle yerel düzeyde tamamen yalnız bırakılmıştır. Büyük devletlere bakıyorsunuz, teknolojik deyimle ifade edeyim, 'aradığınız büyük devlete ulaşılamıyor'. Küresel aktörlere bakıyorsunuz 'aradığınız küresel liderliğe ulaşılamıyor'. Dolayısıyla bütün bu tabloyu topladığınızda 21. yüzyılın kalanına ait bir projeksiyon oluşturmak bir umut yakalamak zorlaşıyor. Tarif etmeye çalıştığım bu küresel güvenlik tablosunun salgın hariç, hemen hemen tüm çatışma alanının ortasındayız. Terörden göçe kadar tüm yansımalarına maruz kaldık."

İstikrarı bozulan iki devletle Türkiye'nin komşu olduğunu belirten Soylu, Türkiye'nin ne denli kritik bir coğrafyada olduğunu aynı zamanda çok kıymetli bir bölgede bulunduğunu belirti.

Türkiye'nin Afganistan, İran, Pakistan Orta Asya'dan gelen göçün rotasının üstünde olduğunu bildiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aynı şekilde küresel uyuşturucu ticaretinin en önemli rotalarının birinin üstündeyiz. Üç tarafımız denizlerle çevrili, bu alanı göçmen kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık açısından kontrol etmek zorundayız. Dışarıda PKK'nın şubesi YPG, DEAŞ, içeride yine DEAŞ ve PKK, buna ilaveten FETÖ ve sol terör örgütleriyle mücadele halindeyiz. Bu küresel terör örgütlerinden DEAŞ VE PKK, uyuşturucu ve göç işinde ortak çalışmaktadır. Hatta yerel olarak çıkardıkları petrolün transferi ve kullanımı konusunda da ortak çalışmaktadırlar. Kimse kusura bakmasın, bırakın yönetmeyi, bu tabloya karşı ayakta kalmak bile takdir edilmesi gereken bir başarıdır. Oysa biz ayakta kalmanın da ötesine geçtik. Bizim avantajımız, kendi büyük devlet geleneğimizin gücüne ve bu coğrafyanın problemlerine aşina oluşumuz. Ayrıca 21. yüzyılın başından itibaren güçlü bir liderlikle bu liderliğin ortaya koyduğu stratejik bir akılla, yüksek bir kapasite oluşturabilmiş olmamızdı."

Şu ana kadar 58 bin afet konutu yaptıklarının altını çizen Soylu, bunun 40 binini bitirdiklerini, kültür ve tarih birliği olan Arnavutluk'taki depremde de Türkiye'nin ticari alanlar hariç 522 konut yaptığını bildirdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50