PKK, savaş tazminatı istiyor!

Abone Ol

 

2009 yılıyla başlayan çözüm süreciyle şımartılan BDP ve PKK, Türk Milleti'nden bugüne kadar;

Üniter yapı yerine federal yapıyı,

Türk Milleti yerine vatandaşlık kavramını,

Türk Bayrağı yerine devlet bayrağı kavramını,

Katil Abdullah Öcalan'a af getirilmesini,

Terör suçlularının salıverilmesini,

Askerin silah bırakmasını...,

Talep etmişti ama bugüne kadar tek birşeyi talep etmemişti.

Oda sivil anayasaya savaş tazminatı kavramının getirilmesini...

Düne kadar hiçbir Türk vatandaşının bu öneriden bilgisi yoktu. Sürekli gündemi takip etmeme rağmen gazeteci olarak ben de böyle bir öneriden bihaberdim...

Taki dün MHP konya Milletvekili Faruk Bal'ın gündemle ilgili yaptığı basın toplantısına kadar.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları hakkında bilgi veren Faruk Bal, sözü partilerin vermiş oludğu önergelere getirdi.

Önergelerden bahsederken Türk Milleti'nden bugüne kadar saklanan bir teklifi de açıkladı.

Sayın Bal, “BDP tarafından verilen teklife göre anayasaya 'savaş tazminatı' hükmü getirilmek isteniyor' dedi...

Bugüne kadar AK Parti iktidarının hoşgörüsü altında şımaran BDP, sanki Türk Devleti'ni küçük düşürürcesine, savaş kazanmış edası ile, Türk milleti'ne yeni bir Serv Antlaşması'nı dayatırcasına böyle bir teklifi vermesi küstahlıktır.

Üstelik bu küstahca öneriyi iktidar kanadı, “Böyle bir maddenin anayasada olmasına gerek yoktur” şeklinde değerlendirmiş ve medyaya sızmasını önlemiş.

Çünkü Sayın Bal'ın ifadelerine göre bu öneriyi sık sık dile getirmesine rağmen medyada yer almamış. Önemli bir konunun medyada yer almaması doğal olarak akıllara, söz konusu haberin medyada yer almasının engellendiğini getirmektedir...

İktidar bu öneriyle PKK noktasında acziyetini birkez daha göstermiştir. PKK'nın savaş kazanmış edasıyla önerinin komisyona getirilmesi, binlerce yıllık Türk Devleti geleneğine saygısızlık olduğu gibi PKK karşısında devletin aciz konuma düşürülmek istenmiştir.

Orada iktidar milletvekillerinin yapması gereken, “Siz kim oluyorsunuz da böyle bir teklifi getirmeye cüret ediyorsunuz” olması gerekirken, üzerini kapatmaya çalışmaları da ayrı bir utançtır...

Bugüne kadar anayasa komisyonunun neden uzlaşamadığı ortaya çıkmıştır. Sürecin azınlıkta olan bir partinin vermiş olduğu önergelerle tıkandığı görülmüştür. PKK'nın çözüm süreciyle birlikte kazandığının hissettirilmesi neticesinde istediği şekilde anayasanın yapılması için küstahça önerilerini getirmekten çekinmemektedir.

Nitekim Kandil'den açıklama yapan PKK Yöneticisi Murat Karayılan'ın çözüm sürecinin başarıya ulaşması için Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması ve anayasadaki isteklerinin yerine getirilmesini şart koşmasıyla Türkiye, teröristlerin şımarıklığıyla karşı karşıya kalmıştır...

BDP'nin verdiği söz konusu teklifinin anlamı şudur ki: Türkiye savaş kaybetmiştir ve PKK'nın önerilerini kabul etmek zorundadır!

Terörle mücadelede binlerce şehit veren ve tek amacı vatanı bölünmekten ve milletinin canını teröristlerden kurtarmak olan Türkiye, sanki iki ayrı devletle savaşıyor konumuna getirilmek istenmiştir.

Peki, böyle bir teklif kabul edilirse ne olur? Türkiye savaş tazminatını kime öder? Kendi vatandaşına savaş tazminatı ödeyemeyeceğine göre, sözde kürdistana mı ödeyecek? Kürdistan kuruldu da PKK ve BDP ileride Türk Devleti'nden para veya toprak almak için mi böyle bir teklifi getiriyor?

Soruları uzatmak mümkündür. Bu tablo şunu gösteriyor ki Anayasa Uzlaşma Komisyonu, Türk Devleti'ni yenilmiş bir devlet konumuna düşürmektedir. Çünkü bir taraftan Avrupa'nın Başkanlık ve federal yapı dayatmaları bir taraftan da BDP ve PKK'nın dayatmaları bu duruma işaret etmektedir.

Millî Mücadele'nin ardından imzalanan Lozan Antlaşması sırasında Türk Devleti'nin hiçbir kapitülasyonları kabul etmemesi üzerine Lord Curzon’un “Şimdi hiçbir isteğimizi kabul etmiyorsunuz, ama bu konuları unutmuyorum, hepsini cebime koyuyorum. İleride, harap ülkenizi imar etmek, perişan ekonominizi düzeltmek için para aradığınız zaman bize geleceksiniz ve ben o zaman, sakladığım bütün bu istekleri cebimden çıkarıp önünüze sereceğim” demişti. Şimdi Avrupa, Curzon'un cebine koyduklarını çıkarıyor Türkiye'ye terörist eliyle dayattırıyor.

Fakat bu durum uzun sürmeyecektir. Türk Milleti, bekasını tehlikeye düşürücek olan bu girişimlere izin vermeyecektir. Avrupa'nın gözetiminde AK Parti'nin, BDP'nin hazırlayacağı (MHP ve CHP onay vermeyeceğini açıklıyor) bu anayasaya Türk Milleti geçit vermeyecek ve tarihin karanlık derinliklerine vakti gelince atacaktır...