Oyunla konuşan çocuklar: Oyun terapisine giriş

Abone Ol

Merhaba sevgili okur,

Bu yazı dizimizde oyun terapisini tanıyacağız.

Oyun terapisi, çocuğun oyun yoluyla kendini ifade etmesini sağlayan terapötik bir yöntemdir. Oyun, burada sadece eğlence değil; çocuğun iç dünyasına açılan bir kapıdır. Bu terapi sürecinde çocuk, sembolik oyunlarla korkularını, travmalarını, kaygılarını ve hatta özlemlerini dile getirir, hem de çoğu zaman hiç konuşmadan...

Oyun terapisi, çocuğun iç dünyasını oyun aracılığıyla anlattığı, duygusal yüklerini yavaşça dışa vurduğu özel bir süreçtir. Konuşamayan, anlatamayan, utanan ya da bastıran bir çocuk; oyun yoluyla yaşadığı çatışmaları bir oyuncak aracılığıyla dışavurabilir. Bazı çocuklar yaşadıklarını kelimelere dökemez. Ama o yaşantı, bir bebeğin ağzını bantlamasında, bir oyuncak askerle saldırı sahnesi kurmasında ya da çamurla bir şeyleri gömmesinde saklıdır. Yani, bir çocuğun dünyasına girmek isterseniz, onunla konuşmanız değil, onunla oynamanız gerekebilir. Biz yetişkinler için bir oyuncak, sadece bir oyuncaktır belki… Ama bir çocuk için, o oyuncak bazen annesinin yerine geçer, bazen babasının yokluğunu anlatır. Oyun terapisi, tam da bu dili anlayabilmek için vardır. Bir kardeşin gelişi, sevgiye duyulan özlem, ilgi mücadelesi… Tüm bu karmaşık duygular bazen bir bebeği yere atmaktan ibarettir. Burada oyun, çocuğun hem dili hem aynasıdır. Buna en güzel örnek ise şu olabilir: 4 yaşında bir çocuğun kardeşi yeni doğmuştu ve seans boyunca tüm figürleri annenin yanına yerleştirirken, “küçük bebek” figürünü hep en uzağa koyuyor; ona oyuncakları vermiyor, onu sürekli cezalandırıyordu. Oyun sırasında bir noktada “sen burda kal, ben annemle gideceğim” dedi. Söyleyemediklerini oyun anlattı. Bu bir kıskançlık değil sadece; sevgiye olan açlık, anlaşılma arzusu, kaybolan ilgiyi geri alma çabasıydı. Ve biz bu mesajı onun oyununa kulak vererek aldık.

Oyun terapisi sadece travma yaşamış ya da büyük sorunları olan çocuklar için değildir. Evet; kayıp, boşanma, kardeş doğumu, istismar, hastalık gibi zorluklar yaşayan çocuklarda çok etkilidir. Ama aynı zamanda duygularını yönetmekte zorlanan, içe kapanık ya da çok hareketli çocuklar için de destekleyicidir. Hatta bazı aileler, çocuklarıyla bağlarını güçlendirmek, çocuğun duygusal gelişimini desteklemek için de oyun terapisine başvurur. Çünkü her çocuk zaman zaman duygularıyla baş etmekte zorlanabilir, tıpkı yetişkinler gibi.

Bir çocuğa oyun alanı sunduğunuzda, orada iç dünyasını anlatmaya başlar. Oyuncaklar onun kelimeleri, oyun ise dili olur. Oyun terapisi tam da bu doğal dili kullanarak çocuğa alan açar. Terapist, çocuğun oyun içindeki sembollerini, davranışlarını, tekrar eden temalarını izler ve yorumlar. Ancak oyun terapisinde asıl amaç, çocuğu değiştirmek değil; onun duygularını anlamasına ve ifade etmesine destek olmaktır.

Her oyuncak bir cümle, her oyun bir hikâye anlatır.

Yeter ki biz, çocuğun dilini duymaya hazır olalım.

Oyun terapisi sadece bir yöntem değil; çocuğa "Seni görüyorum, anlıyorum" demenin en güçlü yollarından biri.

Bu serinin ilk adımında birlikte oyunun gücüne kulak verdik.

Peki ya bir çocuk, oyuncaklarıyla aslında ne söylemek istiyor olabilir? Tekrarlayan oyunların sırrı nedir? Haftaya bu soruların izini birlikte sürmeye ne dersiniz?