Yapılan ilk incelemelerin ardından hem sosyal medyada hem de eğitim mecralarında iki spesifik soru üzerinde büyük bir tartışma alevlendi. Yaklaşık 2,5 milyon üniversite adayının kaderini doğrudan etkileyecek olan bu iddialar karşısında gözler, sınavın uygulayıcı mercii olan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezine çevrildi.
EDEBİYAT TESTİNDEKİ ROMAN KARAKTERİ KAFA KARIŞTIRDI
Tartışmaların ilk odağı, Alan Yeterlilik Testleri bünyesinde yer alan Türk Dili ve Edebiyatı bölümündeki bir soru oldu. Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Halide Edib Adıvar’ın ölümsüz eseri Handan romanına atıfta bulunulan soruda yapılan bir isim hatası, sınav esnasında adayların ciddi şekilde zaman kaybetmesine ve kafa karışıklığı yaşamasına yol açtı. Kitabın orijinalinde yer alan ve olay örgüsünde önemli bir yere sahip olan "Neriman" karakterinin ismi, soru kökünde veya öncüllerde "Nermin" olarak yer aldı. Eğitimciler ve edebiyat tarihçileri, edebi metin inceleme sorularında karakter isimlerinin hatasız olması gerektiğinin altını çizerek, bu tarz bir harf ve isim değişikliğinin sorunun doğru analiz edilmesini engellediğini savunuyor. Adaylar ise sınavın stresi altında bu detayın kendilerini ikileme düşürdüğünü belirterek sorunun adil bir değerlendirme adına iptal edilmesi gerektiğini talep ediyor.
MATEMATİKÇİLERİ İKİYE BÖLEN 23. SORU KRİZİ
Sınavın en belirleyici alanlarından biri olan AYT Matematik testinde ise bilimsel bir tartışma patlak verdi. Testin 23. sorusu olarak karşımıza çıkan ve türev grafiği üzerinden fonksiyonun kök aralığının bulunmasını hedefleyen soru, branş öğretmenlerini ve akademisyenleri ikiye böldü. ÖSYM tarafından ilan edilen resmi cevap anahtarında doğru şık C olarak gösterilirken, çok sayıda kıdemli matematikçi sorunun matematiksel kurgusunda mantıksal bir boşluk olduğunu ileri sürdü. Yapılan çözümlemeler ve grafik okumalarına göre, sorunun doğru cevabının aslında A şıkkı olması gerektiği, hatta mevcut haliyle sorunun çift cevaplı veya hatalı bir kök analizine dayandığı iddia edildi. Matematik dünyasındaki bu bilimsel bölünme, sorunun tek bir kesin doğrusu olmadığı argümanını güçlendirerek iptal beklentisini zirveye taşıdı.
ÖSYM MASAYA OTURDU: KARAR BİLİRKİŞİ RAPORUYLA NETLEŞECEK
Yükselen itiraz sesleri ve eğitim camiasından gelen resmi başvurular neticesinde ÖSYM yönetimi sessizliğini bozarak aksiyon aldı. Kurum, hem edebiyat testindeki isim karışıklığını hem de matematik testindeki grafik yorumlama sorusunu resmi olarak inceleme komisyonuna sevk etti. Sınav güvenliği ve soru hazırlama kriterleri doğrultusunda, alanında uzman akademisyenlerden oluşan bağımsız bir bilirkişi heyeti kuruldu. Komisyon, her iki soruyu da bilimsel metodolojilerle ve ölçme-değerlendirme ilkeleri açısından en ince ayrıntısına kadar inceleyecek. Gelecek hafta tamamlanması planlanan bu detaylı teknik rapor, soruların akıbetini tayin edecek yegane unsur olacak. Eğer bilirkişi raporu sorularda köklü bir hata veya adayları yanıltacak bir kurgu tespit ederse, ÖSYM yönetiminin ilgili soruları iptal etmesi veya şık değişikliğine gitmesi bekleniyor. Soru iptali durumunda, o soruların puanlama sistemine nasıl yansıtılacağı ise kurumun yapacağı resmi duyuruyla netlik kazanacak.