YENİGÜN ÖZEL

‘’Onlarca Türkiye birincileri çıkardık’’

Türkiye’nin en büyük ve en modern eğitim kampüslerinden birinde eğitim verdiklerini bildiren eğitimci Naci Atalay ‘’Basketbol, jimnastik, voleybol, tenis kortları ve mini futbol sahaları olan 20 bin metrekarelik güzel bir kampüste eğitimimizi sürdürüyoruz. Geriye dönüp baktığımda 150 bin öğrencimizi sınavlara ve hayata hazırladığımı görüyorum.’’ dedi

Abone Ol

Eğitimcinin başarısının ve öğrencilerini sevmesinin, başarı getireceğine inanan Atalay, onu en çok mutlu eden şeyin öğrencilerinin başarısı olduğuna dikkat çekti. 50 yıllık eğitimcilik hayatında Konya’daki pek çok ilkte imzası bulunan ve Büyük Konya Dershanelerinin kurucularından olan Naci Atalay, yaşam öyküsünü 10’LAR Dergisine anlattı.

Naci Atalay kimdir?

1955 yılında Konya’nın Ilgın ilçesinin İhsaniye köyünde doğdum. Ortaokul ve liseyi Ereğli İvriz Öğretmen Okulu’nda okudum. Köylerden başarılı öğrenciler toplanır, 6 yıl boyunca yatılı okutulup köylere ilkokul öğretmeni olarak gönderilirdi. 17 yaşımda Şanlıurfa’nın bir köyüne ilkokul öğretmeni olarak atandım. 2 yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra ODTÜ Fizik bölümünü kazanarak Ankara’da 5 yıl eğitim gördüm.  ODTÜ’yü bitirince Özel Eğitim sektöründe çalışmaya başladım. 1986 yılında Büyük Konya Dershanelerini kurduk. Rahmetli Haşim Bayram hocayla birlikte uzun yıllar dershane işletmeciliği yaptım. Hem öğretmen okulunda aldığım eğitim hem de aileden gelen düzen, disiplin iş hayatında başarılı olmamı sağladı. Mesleği seviyor olmam, iş hayatım boyunca yorulmadan istekle, heyecanla sürdürmemi ve büyümemizi sağladı.

‘150 BİN ÖĞRENCİYİ SINAVLARA HAZIRLADIK’

Şu anda Türkiye’nin en büyük ve en modern eğitim kampüslerinden birinde eğitim veriyoruz. Basketbol, jimnastik, voleybol, tenis kortları ve mini futbol sahaları olan 20 bin metrekarelik güzel bir kampüste eğitimimizi sürdürüyoruz. Geriye dönüp baktığımda 150 bin öğrencimizi sınavlara ve hayata hazırladığımı görüyorum. Yüzlerce doktor, mühendis, eczacı, öğretmen ve iş insanı yetiştirmek insana mutluluk veriyor. Bizi en çok sevindiren şey, ‘’Hocam bende emekleriniz çok, sınavda fizik sorularının tamamını doğru cevaplamışım. Hocam bugün buradaysam sayenizde, sizleri hiç unutmuyorum’’ gibi öğrencilerimin güzel duyguları belki de 40 yıldır mesleği severek sürdürmemize sebep oluyor. Bir de bana söylenen bu sözleri hak ettim mi diye bir değerlendirme yapıyorum ve ardından gerçekten mesleğimi çok sevdiğimi, öğrencileri çok sevdiğimi düşününce meslekte bu kadar kalıcı olmak ancak sevgiyle, büyük fedakarlıklarla olur diyorum.  Konya eğitimine katkı sunduğumu ve çok sayıda başarılı eğitimci yetiştirdiğimi düşünüyorum. Şu anda Konya’daki başarılı özel okul ve özel öğretim kursu işletmecilerinin birçoğu ya benim öğrencim ya da bizim kurumumuzda yetişen değerli öğretmen arkadaşlarım… Bizim güzel bir sloganımız var ‘’Konya’da her 13 evden birinde üniversite kazanmış bir Sistemli var’’ diyoruz. Onlarca Türkiye birincileri çıkardık. Öyle yıllar oldu ki aynı sınıftan 6 Türkiye birincisi çıkardığımız oldu.

Başarılarla dolu güzel yıllar…

‘EĞİTİM, PARA KAZANMAK İÇİN SEÇİLEN BİR SEKTÖR OLMAMALI’

Sektörün sorunlarına daha hızlı çözüm bulmak ve eğitimde birlikteliği sağlamak üzere önemli görevler aldım. Konya Ticaret Odası’nda Meclis Üyeliği ve Eğitim Komisyonu Başkanlığı, Karatay Üniversitesi Kurucu Mütevellit Heyet Üyeliği görevlerinde bulundum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Eğitim Meclisi Üyeliği ve Özel Eğitim ve Öğretim Derneği (ÖZDEBİR) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerim sürmekte. Bu günlerde eğitim sektörü de diğer sektörler gibi zorlu bir süreçten geçiyor. Sektör, ekonomik açıdan zor günler yaşıyor. Eğitim sektörü para kazanmak için seçilen bir sektör olmamalı. İdealleri olan özellikle çocukları, öğrencileri seven, onların başarılı olmaları için çaba sarf edecek insanların seçeceği meslek olmalı. Tüm öğrencileri kendi çocuklarından ayırmayan bir eğitimcinin seçeceği meslek olmalı. Öğretmenlik böyle düşünüldüğünde Tanrı Mesleği. Böyle düşünenlerin başarılı olduğu bir meslek.

Ü

HACER CEYLAN