Sabahın henüz ilk ışıklarıyla birlikte yollara koyulan ve trafik yoğunluğuna takılmak istemeyen aileler, çocuklarını sınav merkezlerine vaktinde yetiştirebilmek adına adeta zamanla yarıştı. Aylar, hatta yıllar süren yorucu hazırlık sürecinin ardından nihayet beklenen o büyük gün gelip çattığında, sınav salonlarının kapıları dış dünyaya kapandı ve içeride derin bir sessizlikle birlikte kıyasıya bir bilgi mücadelesi başladı. Ancak asıl dikkat çeken ve objektiflere yansıyan renkli manzaralar, okul binalarının dışında yaşandı. Çocuklarının eğitim hayatındaki bu en önemli dönüm noktalarından birine şahitlik eden aileler, kaldırımları, boş arazileri ve okul bahçelerinin etrafını adeta bir yaşam alanına dönüştürerek bu uzun bekleyişi kendilerince keyifli hale getirmeye çalıştı.
KONYA SOKAKLARINDA KAMP SANDALYELİ VE TERMOSLU SINAV NÖBETİ
Bölgedeki sınav merkezlerinin etrafı, daha önce eşine çok az rastlanır türden dayanışma görüntülerine ev sahipliği yaptı. Sınav maratonunun saatler süreceğini ve iki farklı oturumdan oluştuğunu bilen tecrübeli veliler, evlerindeki konforu ve alışkanlıkları kısmen de olsa sokağa taşıdı. Arabalarının bagajlarından çıkardıkları portatif masaları ve kamp sandalyelerini gölge alanlara kuran aileler, yanlarında özenle getirdikleri sıcak çay ve kahve termoslarıyla sınav stresini hafifletmeye çalıştı. Bu ilginç ve bir o kadar da sıcak atmosferin tam merkezinde yer alan öğrenci velisi Gözde Akyol, hislerini dile getirirken aslında dışarıda nöbet tutan tüm ebeveynlerin ortak duygularına tercüman oldu. Bütün bir ailenin adeta bir seferberlik ruhuyla hareket ettiğini belirten Akyol, sınav hazırlık sürecinin evdeki herkes için oldukça yıpratıcı ve yoğun bir tempoda geçtiğini ifade etti. Evin rutin düzenini okul kapısına taşıdıklarını vurgulayan Akyol, gençlerin masa başında verdikleri bu büyük emeğin karşılığını fazlasıyla almasını temenni ederek, sürecin tüm öğrenciler için hayırlı olması dileğinde bulundu.
İKİZ KARDEŞLERİN GELECEK SINAVI AİLEDE İKİ KAT HEYECAN YARATTI
Okul çevrelerinde oluşan heyecanlı kalabalığın içinde bazı ailelerin yaşadığı stres çok daha farklı ve yoğun bir boyuttaydı. Bu özel durumlardan birini deneyimleyen Sevinç ailesi, aynı anda iki evladını birden bu büyük akademik maratona uğurlamanın tatlı ve yorucu telaşını yaşadı. İkiz çocuklarını sınav binasının kapısında kucaklayarak içeri uğurladıktan sonra dışarıda eşiyle birlikte beklemeye koyulan Osman Sevinç, geride bırakılan bir yıllık sürecin ne kadar çetin geçtiğine dikkat çekti. Her iki oğlunun da hedeflerine ulaşmak için saatlerce dirsek çürüttüğünü belirten fedakar baba, sınav gününü bir nevi hasat zamanı olarak nitelendirdi. Evlatlarının başarılı olması için sürekli dualar eden ailenin annesi Hülya Sevinç ise içindeki duygusal fırtınayı anlatırken kelimeleri seçmekte zorlandı. Geçmiş yıllarda aynı zorlu süreci kız çocuklarıyla da tecrübe ettiklerini hatırlatan anne Sevinç, bu kez ikiz erkek çocuklarıyla aynı stresi ikiye katlanmış bir şekilde yaşadıklarını ve bu heyecanın tarif edilemez bir duygu yoğunluğu barındırdığını aktardı.
YILLARIN BİRİKİMİ VE EMEĞİ BİRKAÇ SAATE SIĞDIRILIYOR
Ortaokul eğitiminin son basamağı olan bu kapsamlı ve belirleyici sınav, aslında sadece son eğitim döneminin değil, çok daha uzun yıllara yayılan bir emeğin test edildiği kritik bir eşik olarak görülüyor. Çocuğunun aydınlık geleceği için dudaklarında dualarla okul duvarının dibinde bekleyen bir diğer veli Murat Sönmez'in ifadeleri, sistemin yarattığı bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Gençlerin üç dört yıl gibi oldukça uzun bir süre boyunca test kitapları, deneme sınavları ve etüt merkezleri arasında durmaksızın mekik dokuduğunu hatırlatan Sönmez, dışarıda bekleyen ailelerin de içerideki çocuklar kadar büyük bir psikolojik sınav verdiğini dile getirdi. Kendi çocuğunun içeride zorlu sorularla boğuştuğu o dakikalarda yoğun heyecandan dolayı konuşmakta bile güçlük çeken Sönmez, yılların birikiminin sadece birkaç saatlik bir oturuma sığdırılmasının ebeveynler üzerinde yarattığı ağır baskıya dikkat çekti.
GELECEĞİN MİMARLARI İÇERİDE, DESTEKÇİLERİ DIŞARIDA TER DÖKÜYOR
Konya'nın her köşesinde benzer sahnelerin gün yüzüne çıktığı bu kritik günde, toplumun tüm kesimleri adeta eğitime odaklanarak tek yürek oldu. Sınav binalarının yakınlarındaki yollarda araç kornası çalınmaması, olası inşaat gürültülerinin durdurulması ve genel bir sükunet ortamının sağlanması gibi alınan tedbirler, kentin gençlere verdiği değerin en somut göstergesi oldu. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi doğrultusunda binlerce gencin hayalindeki nitelikli liselere yerleşebilmek için sergilediği bu büyük akademik rekabet, dışarıda kamp kuran ailelerin sarsılmaz manevi desteğiyle perçinlendi. Kamp sandalyelerinde yudumlanan her bir bardak çayda, sessizce okunan her bir duada ve gözü sürekli saatte olan annelerin bakışında sadece bir sınav kaygısı değil, pırıl pırıl bir geleceğe duyulan derin umut saklıydı. Saatler süren maratonun ardından okul kapısında belirecek öğrencilerin yüzlerindeki ufacık bir tebessüm, sokakları yaşam alanına çeviren ebeveynlerin tüm yorgunluğunu unutturacak en büyük mükafat olarak bekleniyor.