Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “2025 Yılı Özel Ödülü”ne layık görülen Mustafa Ayaz Müzesi, Araştırmacı Yazar Alaaddin Aladağ’ın kaleme aldığı Şehir Sohbetleri yazı dizisine konuk oldu. Müze Müdürü Nilay Ayaz ile gerçekleştirilen söyleşide; müzenin kuruluş felsefesi, çağdaş müzecilik anlayışı, genç sanatçılara sunduğu imkânlar ve Ankara’nın kültür-sanat hayatındaki yeri ele alındı. Yaşayan bir sanat alanı olarak konumlanan müzenin geçmişten bugüne uzanan yolculuğu ve gelecek hedefleri okuyucularla paylaşıldı.
İşte sohbetten kaleme yansıyanlar:
Mustafa Ayaz Müzesi, yalnızca bir sergi mekânı değil, aynı zamanda yaşayan bir sanat alanı olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım müzenin kuruluş felsefesinde nasıl şekillendi?
Mustafa Ayaz Müzesi, Prof. Ressam Mustafa Ayaz’ın, 2007 yılında resimleri için “güvenli bir barınak” oluşturma hayalinden yola çıkarak, uzun yıllara yayılan üretimini koruma, paylaşma ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğuyla kurulan ve çağdaş müzecilik anlayışını temel alan bir kültür ve sanat merkezi.
Günümüzde müzeler, yalnızca eserlerin sergilendiği alanlar olmanın ötesinde; yaşayan, üreten ve izleyiciyle sürekli etkileşim kuran dinamik yapılar olarak değerlendirilmekte. Mustafa Ayaz Müzesi de, bu anlayış doğrultusunda, sanatla izleyici arasında kalıcı ve canlı bir bağ kurmak için, süreli sergi alanlarında farklı disiplinlerden sanatçıların çalışmalarına da yer vererek, çok sesli ve hareketli bir sanat ortamı sunmaktadır.
Müze ve Plastik Sanatlar Merkezi’nin, Türkiye’de özel müzecilik anlayışı içinde konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Müzemizin kuruluş amacı, taşıdığı değer ve anlam bakımından son derece kıymetli. Prof. Ressam Mustafa Ayaz, Atatürk’ün kurduğu Köy Enstitüleri sayesinde eğitim alma imkânına kavuşmuş; bu birikimi yalnızca kendi sanat yolculuğuna değil, topluma karşı duyduğu sorumluluğa da dönüştürmüştür. Mustafa Ayaz’ın resimden elde ettiği kazanımları, yine sanat için, bu müzenin kurulması ve yaşatılması amacıyla kullanması, günümüzde nadiren karşılaşılan örnek bir duruştur. Tamamıyla bireysel bir çabanın ürünü olan Mustafa Ayaz Müzesi; sanatçının estetik anlayışını, eğitim felsefesini ve Cumhuriyet değerleriyle şekillenmiş dünya görüşünü sanatseverlerle paylaşma biçimi olmanın ötesinde, sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefleyen bir üretim alanıdır.
Mustafa Ayaz Müzesi, genç sanatçılar ve öğrenciler için nasıl bir üretim ve öğrenme ortamı sunuyor? Bu merkezden bugüne kadar nasıl geri dönüşler aldınız?
Mustafa Ayaz Müzesi, yalnızca bir sergileme alanı değil; aynı zamanda üretimi teşvik eden, düşünmeye ve öğrenmeye açık bir paylaşım ortamı.
Genç sanatçı ve öğrenciler, süreli sergiler, söyleşiler, atölye çalışmaları ve rehberli geziler aracılığıyla, farklı kuşaklardan üretimleri bir arada görme ve kendi pratiklerini bu birikimle ilişkilendirme imkânı bulurken, buradan yalnızca ilham almadıklarını, üretim motivasyonlarının güçlendiğini, sanata bakışlarının derinleştiğini ve kendi yollarını sorgulama cesareti kazandıklarını ifade etmekte. Bu yönüyle Mustafa Ayaz Müzesi, sanatın kuşaklar arasında aktarıldığı, deneyim ve bilginin paylaşılarak çoğaldığı canlı bir kültür alanı olarak varlığını sürdürmektedir.
Müze koleksiyonunun oluşum sürecinde hangi kriterler belirleyici oldu? Seçkide özellikle vurgulamak istediğiniz temalar var mı?
Müze koleksiyonunun oluşum sürecinde, Mustafa Ayaz’ın sanatsal yolculuğunu bütünlüklü biçimde yansıtan bir yaklaşım benimsendi. Seçkide kronolojik bir düzenin yanı sıra, sanatçının düşünsel ve biçimsel arayışlarını görünür kılan yapıtlar önceliklendirildi. Özellikle desen, figür ve hareket, Ayaz’ın sanatının temel yapı taşları olarak belirleyici kriterler arasında yer aldı.
Koleksiyonda vurgulanan başlıca temalar arasında kadın figürü, insan bedeninin ritmi, doğayla kurulan ilişki ve sanatçının özgün renk dili öne çıkarıldı. Mustafa Ayaz için figür; yalnızca bir biçim değil, duygunun, düşüncenin ve yaşam enerjisinin taşıyıcısı olduğundan, koleksiyon seçkisi onun figürü soyutla buluşturan anlatımını ve resimle kurduğu disiplinli özgür ilişkiyi yansıtacak biçimde oluşturuldu.
Mustafa Ayaz Müzesi, başkent Ankara’nın kültür-sanat hayatında nasıl bir boşluğu dolduruyor? Kentle kurduğu ilişkiyi nasıl tanımlarsınız?
Ankara, Cumhuriyet’in düşünsel ve kültürel temellerinin atıldığı bir kent olarak, sanat alanında da güçlü bir birikime sahip.
Mustafa Ayaz Müzesi de gerçekleştirdiği atölyeler, seminer ve sergilerle, nitelikli bir eğitim ve paylaşım alanı sunmaktadır.
Ziyaretçiler, Mustafa Ayaz’ın yaşamından izler taşıyan ve sanat yolculuğunu bütünlüklü biçimde izleme imkânı sunan kalıcı retrospektif sergi aracılığıyla, sanatçının düşünsel ve estetik dünyasına yakından tanıklık edebilmektedir. Bunun yanı sıra müze; öğrenciler, araştırmacılar ve sanata ilgi duyan herkes için açık bir buluşma noktası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir.
Mustafa Ayaz Müzesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “2025 Yılı Özel Ödülü”ne layık görülmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ödül sizin için neyi temsil ediyor?
Mustafa Ayaz Müzesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “2025 Yılı Özel Ödülü”ne layık görülmesi bizim için son derece gurur verici ve anlamlı. Bu ödülü yalnızca kurumsal bir başarı olarak değil; sanata, eğitime ve kültürel sürekliliğe duyduğumuz inancın ve uzun soluklu bir emeğin takdir edilmesi olarak değerlendiriyoruz.
Bu ödül, Prof. Ressam Mustafa Ayaz’ın müzeyi kurarken taşıdığı sorumluluk bilincinin, sanatın toplumla buluşmasına yönelik idealinin ve bugüne kadar kararlılıkla sürdürülen çalışmaların karşılık bulduğunu göstermekte, aynı zamanda müzenin, kültür–sanat alanındaki üretimlerini daha da ileriye taşıma sorumluluğunu pekiştirmektedir.
Önümüzdeki dönemde Mustafa Ayaz Müzesi ve Plastik Sanatlar Merkezi için planlanan yeni projeler veya hedefler nelerdir?
11 Aralık 2025’te açılan ve 22 Şubat 2026’ya kadar devam edecek olan “Dünden Bugüne” retrospektif sergisiyle, Mustafa Ayaz’ın altmış yılı aşan sanatsal mirasını bütünlüklü biçimde izleyiciyle buluşturduk.
Bununla birlikte, sanatı disiplinler arası bir yaklaşımla ele alan projelere odaklanıyor; resim, heykel, desen ve baskı gibi farklı ifade biçimlerini bir araya getiren sergilerle izleyiciye çok katmanlı bir sanat deneyimi sunmayı hedefliyoruz.
Eğitim, temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Öğrencilerin müze kültürü edinmelerini, sanat eserlerine eleştirel bir bakış geliştirmelerini sağlayacak atölye çalışmaları, söyleşiler ve rehberli programlar planlıyoruz.
Tüm bu çalışmalarla amacımız; Mustafa Ayaz Müzesi’ni yaşayan, üreten ve güncel sanatla sürekli ilişki kuran bir kültür merkezi olarak güçlendirmek.