Ödül Sorusu

Abone Ol

Yaptığım imtihanlarda zaman zaman ödül soruları soruyorum. Bunlar anlattığım dersle doğrudan ilgili olmayan bazen genel kültür, bazen sanat, bazen tarih bazen edebiyat soruları.

Bunun sebebi, bir yandan öğrencilerin farklı alanlarla da ilgilenmelerini teşvik etmek, bir yandan da puan verebilmek.

Bu sorular dersle ilgili 100 puanlık sorulara dâhil olmadığı için öğrenci fazladan puan alıyor. Böylece bazen 105, bazen 110 puan üzerinden değerlendirme yapıyoruz.

Buna rağmen başarısız olanların, en basit sorulara bile cevap veremeyenlerin sayısı hiç de az değil.

Kalanların çok olunca karşılaştığımız eş - dost, bizi şaka yollu da olsa “öğrencileri dökmekle” itham ediyor ve “not cebinizden mi çıkacak, bu çocuklara neden bu kadar çok eziyet ediyorsunuz” diye takılmaktan edemiyor.

Yakınları hukuk fakültesinde okuyan ve birkaç yıldır aynı dersleri veremeyenlerin gıyabımızda neler söylediklerini siz tahmin edin!

Ama aynı kişiler işi mahkemeye düşer de davası yıllarca devam ederse ya da hatalı bir kararla karşılaşırlarsa tepkileri çok daha sert oluyor. “Türkiye'de hukuk kalmadı” dedikten sonra faturayı hocalara çıkarıyor ve “bu hâkimleri siz yetiştiriyorsunuz” diyorlar.

Yani iki halde de hocalar suçlu. Bıraksa da, geçirse de!

Ama hukukun olmadığından şikâyet edenlerin pek çoğu, kendi çocukları veya yakınları sözkonusu olduğunda amansız bir torpil arayışına girmekten de geri durmuyor. 

Ne kadar tuhaftır ki, torpil arayanların arasında, eğitim seviyesinin çok düştüğünden şikâyet eden hukukçuların sayısı hiç de az değil!

Gelelim bu yılki ödül sorusuna!

Borçlar Hukuku Genel Hükümler dersinde sorduğumuz ödül sorusu “Hukuk devleti kavramından ne anladığınızı, bir devletin hukuk devleti olabilmesi için nasıl olması (ya da olmaması) gerektiğini kendi bakış açınıza göre kısaca açıklayınız.” şeklindeydi. 

Soru 10 puanlıktı. Böylece imtihanda 110 puanlık soru sormuştu. 

Amacımız, öğrenciye ne yazarsa puan vermekti. Hiç değilse üç beş puanla kalmalarının önüne geçeriz diye düşünüyorduk. Ama birkaç puanla kalmayı başaranlar yine oldu. 

Yaklaşık 600 öğrencinin girdiği imtihanda verilen cevaplar ilginçti. Hukuk devletinin nasıl olması gerektiğinden çok nasıl olmaması gerektiğiyle ilgiliydi pek çoğu.

Öğrencilerin bakış açılarını şu şekilde özetleyebiliriz:

Öğrencilerin önemli bir kısmı yargının bağımsız olması gerektiğini söylüyor ve yargıya yapılan müdahalelerden şikâyet ediyor. Büyük bir çoğunluk yargıya müdahale olduğu kanaatinde!

Yine öğrencilerin pek çoğu hâkim ve savcıların tarafsız olmadığını, bir yerlerden emir ve talimat alarak karar verdiğini bu yüzden yargıya güvenin kalmadığını düşünüyor.

Bir kısmı da yargı önünde eşitliğin olmadığından şikâyetçi!

Öğrenciler, hukukun amacının adalet olduğunu, hâkim - savcının başka amaçlara hizmet etmemesi gerektiğini vurguluyorlar.

Bir de gerek kamuya personel alımında gerekse hâkimlik – savcılık imtihanlarında torpilden şikâyet edenler var.

Öğrencilerin büyük bir ekseriyeti hâkimlik – savcılık imtihanlarında mülâkatın kaldırılması gerektiğini düşünüyor.

Partizanlıktan şikâyet ediyorlar.

Referansa veya siyasî görüşe göre değil, liyakate göre hâkim savcı alınması gerektiğini ifade ediyorlar.

Hâkim savcıların görevlerini yaparken tarafsız olmaları, hiç kimseden korkmadan çekinmeden karar vermelerigerektiğini söylüyorlar.

Kendine göre felsefî cevaplar verenler, Devletin hukuk devleti olabilmesi için önce toplumun düzelmesi gerektiğini söyleyenler de var.

Ama hukuk eğitiminin iyileştirilmesi, kalitenin arttırılması gerektiğini söyleyenler yok denecek kadar az. Anlaşılan herkes aldığı eğitimden memnun! Belki de çok zorlandıklarını bile düşünüyorlar. Nitekim kâğıdının altına not düşenler, tabiri caizse mektup yazanlar da var. “Hocam iki senedir alttan alıyorum, çok çalışıyorum ama bir türlü geçemiyorum” kabilinden notlar.

Bunu yazanların kâğıtlarının nasıl olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

“Çalışamadım, özür dilerim” diyen dürüst öğrenciler de az değil!

Hukuk devleti ile ilgili soruya bir hukukçu gibi cevap verebilenlerin sayısı çok az. Belki ikinci sınıf öğrencisinden daha fazlasını beklemek doğru değildir. Ama yine de daha iyi cevaplar bekliyorduk.

Bu soruyu sorarken amacımız anket yapmak değil, öğrenciye puan vermekti. Ama verilen cevaplar ödül sorusunu kendiliğinden anket sorusuna dönüştürdü.

Biz de bu sonucu paylaşayım dedik! Belki faydası olur!