Dikkat Bağımlılık ve Aile Temasıyla Küresel Tartışma
Kongrenin bu yıl odaklandığı ana eksen, toplumsal yapıyı doğrudan etkileyen unsurlardan meydana geliyor. Akademisyenler, araştırmacılar ve uzmanlar, etkinlik boyunca bilişsel süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi, teknolojinin hayatımıza getirdiği yeni nesil bağımlılık türleri, kimyasal madde bağımlılığı ve tüm bu olumsuzluklar karşısında aile kurumunun üstlenebileceği koruyucu kalkan rolünü kapsamlı biçimde ele alacak. NEÜ Ahmet Keleşoğlu Yerleşkesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış töreninde, saygı duruşunun yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol üyeleri kürsüdeki yerlerini alarak organizasyonun vizyonuna dair önemli mesajlar paylaştı.
Akademik Dünyanın Güçlü İş Birliği ve Yoğun Program İçeriği
Organizasyonun bilimsel zenginliğine ve hazırlık aşamasındaki büyük emeğe dikkat çeken Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erdal Hamarta, programın detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Kongre kapsamında 4 kapsamlı panel, alanında uzman 8 davetli konuşmacının sunumları, uygulamaya ışık tutacak 19 atölye çalışması ve 250’nin üzerinde bilimsel bildiri sunumu gerçekleştirileceğini aktaran Prof. Dr. Erdal Hamarta, hazırlık sürecinde üstün bir gayret gösteren öğretim üyelerine teşekkürlerini iletti. Akademik birikimin ve özverinin bu denli güçlü bir içeriği ortaya çıkardığını vurgulayan Hamarta, bu önemli platformun sadece bilimsel verilerin paylaşıldığı bir alan değil, aynı zamanda mesleki dayanışmayı perçinleyen bir buluşma noktası olmasını hedeflediklerini ifade etti.
Dijital Dünyanın Dikkat Endüstrisine Karşı Mücadele Planı
Toplantıda söz alan Türk PDR Derneği Genel Başkanı Uzm. Psk. Dan. Mehmet Fatih Kılıç, seçilen başlıkların stratejik önemine değindi. Özellikle dikkat kavramının günümüzde küresel bir endüstriye dönüştüğünü ve belirli güçlerin tekelinde şekillenmesinin ciddi riskler barındırdığını dile getiren Uzm. Psk. Dan. Mehmet Fatih Kılıç, bu durumun başta çocuklar olmak üzere toplumun dezavantajlı gruplarında büyük sorunlara yol açtığını kaydetti. Ülke genelinde yürütülen Bağımsızlık Seferberliği projesine akademik destek sunmak amacıyla bağımlılık konusunu gündeme taşıdıklarını belirten Kılıç, geçmiş dönemin Aile Yılı ilan edilmesi ve önümüzdeki on yıllık sürecin de Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlenmesi nedeniyle aile kavramını da bu sacayağına dahil ettiklerini açıkladı. Elde edilen bilimsel çıktıların kamu politikalarına dönüşmesi için devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Eğitimin İnsani Boyutu ve Geleceğin Ruh Sağlığı Vizyonu
Eğitim süreçlerinin sadece kuramsal bilgi aktarımından ibaret olmadığını dile getiren NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mürsel Biçer, sürecin aslında bir karakter ve ruhsal bütünlük inşa süreci olduğunu savundu. Üç gün boyunca tartışılacak olan başlıkların bu inşa sürecinin en kritik dönemçlerini oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Mürsel Biçer, akademik teori ile sahadaki pratik uygulamaların Konya’nın huzurlu ikliminde bir araya gelmesinin mesleğin yarınları adına umut verici olduğunu söyledi. Organizasyonun arka planında çalışan tüm akademisyenlere ve paydaş kurumlara şükranlarını sunan Biçer, tüm katılımcılar için verimli bir süreç temennisinde bulundu.
Toplumun Ruhsal Kalkanı Olarak PDR Disiplini
İnsanlığın kendini anlama ve anlamlandırma arayışının bir sonucu olarak doğan bu disiplinin tarihsel dönüşümüne değinen NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, ilk dönemlerde tamamen mesleki yönlendirme amacıyla ortaya çıkan bu alanın zamanla insanı bütüncül bir bakış açısıyla ele alan felsefi bir derinlik kazandığını belirtti. Türkiye’de yaklaşık elli yıldır toplumsal dinamiklerle çok güçlü bir uyum yakalayan bu alanın sadece problem çözme merkezi olmadığını aktaran Prof. Dr. Cem Zorlu, PDR disiplininin bireyin kendi iç dünyasını keşif yolculuğu ve toplumun en önemli ruhsal kalkanı olduğunu vurguladı. Modern yaşamın getirdiği ağır yüklerin bu mesleğin değerini her geçen gün daha da artırdığına dikkat çeken Rektör Zorlu, aileden eğitime kadar hayatın her evresinde insana kalpten yaklaşan bu doğru bakış açısına çok büyük bir ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.
Kültürel Değerler ve Bilimsel Birikim Aynı Potada Eriyecek
Üniversite bünyesinde en fazla bilimsel üretim gerçekleştiren yapılardan birinin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı olduğunu ifade eden Rektör Zorlu, bu nitelikli organizasyonun katılımcıların ufkunu genişleteceğini belirtti. Sadece teorik sunumlarla sınırlı kalınmayacağını, insan ruhuna dair yepyeni pencerelerin açılacağını ve dünyadaki evrensel bilimsel birikim ile yerel kültürel değerlerin harmanlanacağını aktaran Zorlu, bu felsefi duruşun geleceğe çok daha umutla bakmayı kolaylaştıracağını sözlerine ekledi. Zihnini koruyan, sağlıklı aile bağlarıyla birbirine kenetlenen güçlü bir toplum inşa etme hedefine inancının tam olduğunu belirten Rektör Zorlu’nun konuşmasının ardından bilimsel oturumlara resmi olarak geçiş yapıldı. Çok sayıda salonda eş zamanlı olarak yürütülecek bilimsel paneller, poster sunumları ve deneysel atölye çalışmaları 12 Haziran 2026 tarihine kadar kesintisiz şekilde devam edecek.