En son Soma'daki maden faciası gösterdi ki, başımıza gelen felâketlerin sebeplerinden bir tanesi de başımıza gelen belâ ve musibetlerden ders çıkarmamak ve ibret almamaktır. Yapmamız gerekenleri yaparmış gibi, yapmış gibi göstermeye çalışmaktır.
Bu ise, hayatı, kendi hayatımızı ve diğer insanların hayatını ciddiye almamak, yaptığımız işlerde maalesef samimi olmamaktır. Bir dostum, Atatürk, Cumhuriyeti ilân edeceğine Ciddiyeti ilân etseydi daha iyi olurdu diye espri yapar, biz ise ona güler geçerdik. O ise bunu da bir ciddiyetsizlik olarak görür ve kızardı. Sonunda O, haklı çıktı.
İş ve iş güvenliğini ilgilendiren o kadar çok acı olaylar, sonu ölümle biten kazalar var ki, saymakla bitmez. Daha geçenlerde Hüyük ilçemizde bulunan bir maden ocağında üzerine kaya parçası düştüğü için ölen kepçe operatörü, 18 yaşındaki Tunahan Gürocak'dan kimin haberi var? Ölen bir kişi olunca, ateş düştüğü yeri yakmıyor mu?
Trafik kazalarına ne demeli? Her gün ölümlü ya da ölümsüz maddî hasarlı onlarca kaza. Trafik kazalarında Maden Ocağı kazalarında neden dünyada ilk sıralarda geziyoruz?
İlla ölenlerin sayısı yüzleri binleri bulunca mı tedbir almaya başlayacağız. Bir kavşakta illa trafik kazaları olacak, ölenler olacak ondan sonra trafik lambaları, sinyalizasyon işaretleri, uyarı levhaları yerleştirilecek, öyle mi?
Güven ama kontrol et, itimat kontrole mani değildir sözleri askerde öğrendiğim en güzel sözlerdi. Kontrol etmek güzel, denetlemek güzel de bu yatarak olmaz. Bakmadan, yerine gidip incelemeden olmaz. Yapmış gibi, incelemiş gibi, denetlemiş gibi yaparak olmaz.
Daha geçenlerde Karatay Belediyesi'nin büyük paralar harcayarak yaptırmış olduğu Celaleddin Karatay Kongre ve Gençlik Merkezi'nde ki bir salonun, asma tavanı, bir düğün davetinden iki saat önce çökmedi mi? Allah korusun insanlar yemek yerken çökseydi ne olacaktı? Bunun hesabını kim verecekti? Yüzde 75'e yakın bir oyla üçüncü kez Belediye Başkanı seçilen Mehmet Hançeri bu konuda nasıl bir açıklama yaptı? Bu, bir mühendislik hatası mı, işçilik hatası mı, malzemeden çalmak mı, ucuza kapatmak mı?
Bu affedilmez hata ve kazaya kimler sebep oldu? Sebepler araştırıldı mı? Soran, hesap veren var mı, yoksa on günde unutuldu mu?
Yıllar önce, 02.02.2004 yılında, Kerkük caddesinde çöken, 92 kişinin ölümü, 30 kişinin aralanmasıyla sonuçlanan Zümrüt Apartmanı olayının suçluları nerede? Evet, bu ve bunun gibi olaylardan ders çıkartmak, gerekli tedbirleri önceden almak, ibret almak zorundayız.
Bu bireysel ve toplumsal aymazlıktan, ataletten ve gafletten kurtulmak zorundayız. Yaptığımız işi severek ve isteyerek yapmak, yaptırdığımız işleri de ehil olanlara vermek, kontrol etmek, takip etmek, denetlemek zorundayız. Bu denetlemeleri yaparken de Soma'da iddia edildiği gibi, denetçilerin geleceğini önceden haber vermemek zorundayız.
İşimizde hile yapmamak, ucuza kaçmamak, para kazanma hırsını insan hayatıyla ve kendi hayatımızla değişmemek, işlerimizi mış gibi, muş gibi yapmamak, işinde ehil ve usta olanları arayıp bulmak zorundayız.
Bu bir sorumluluktur. Bu bir görevdir.
Allah'ın rızasını gözeterek, yaptığımız işleri ecdadımız gibi Allah'a beğendirmek için yapmak kaliteden taviz vermemek bir vazifedir. Bu Müslüman olmanın da bir gereğidir.
Müslüman olduğunu savunan bazı kişiler ne yazık ki geçmişte çok kötü bir sınav vermişler, Holding, Şirket, Ticaret, İnşaat ve alanlarında halkın birbirine göstermesi gereken, güven duygularının yok olmasına neden olmuşlardır.
Bir musibet, bin nasihatten yeğdir denildiği gibi ağlamayı, sızlamayı bırakarak, başımıza gelen deprem, yangın, maden kazası, göçük, soba zehirlenmesi, boğulmalar, trafik kazaları, sel gibi felâketlerin imtihan boyutunu da düşünerek, gerekli olan tedbirleri önceden almak, ama ciddi olarak almak boynumuzun borcu olmalıdır.
İktidarıyla muhalefetiyle bu olaylar siyasete alet edilmeden, birlik ve beraberlik içinde çözüm yolları geliştirilmelidir.
Kin ve nefret duygularından sıyrılıp, birbirimizi daha çok sevmeli ve güvenmeliyiz. Bunu da mış gibi muş gibi yapmamalıyız. Selâm ve dua.
HEM NALINA HEM MIHINA
KONYA MİLLETVEKİLLERİ
Konya'nın seçip Meclis'e seçip gönderdiği Milletvekilleri ortada gözükmüyor. Ne Soma, ne Somali ne de Bosna Hersek! Hiç sesleri çıkmıyor. Bir ara CHP'li Attila Kart'ın ismi Cumhurbaşkanı adayı olarak Çatı'da dolaşmaya başladı. Sonra çatıdan indi.
Ey Vekiller şöyle bir ortaya çıkın da görelim.
Malum DÜĞÜN sezonu da açıldı. Hiç olmazsa yiyelim pilav zerde, şifa olsun her derde, vatandaş da sormasın bizimkiler nerde?
YAZGÜLÜ, KİMİN GÜLÜ
Yazar, Yazgülü Aldoğan, Soma'da hayatını kaybedip şehit olan maden işçileri için Ne şehit oldu ne gazi, kâr yoluna gitti Niyazi diyerek güya onlar şehit değildir demek istemiş, Ölümü hak ettiler diyen Yılmaz'ın arkasına takılmış.
Yaz gülü mü kış gülü mü, kimin gülü olduğu belli olmayan bu yazar hanım bakalım ne yoluna gidecek, zamanı gelince belli olur.
Pisi pisine mi yoksa, bo.u bo.una mı?
GÜNÜN SÖZÜ
Ülkemizin başına gelmiş en büyük felâket, felâketlere sevinen, felâketleri siyasî malzeme yapmaya çalışan insanlardır.
Sait Çamlıca