Türkiye’nin elektrik dağıtım sektörü, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji süreçlerinde stratejik bir rol üstleniyor. Artan elektrik talebi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaşması, enerji depolama ve şebeke yatırımlarını zorunlu kılıyor.  Petrol Yüksek Mühendisi-MHP MYK Üyesi Bulduk Özdemir, gelecekte elektriğimiz nereden gelmeli? enerji dönüşümü nasıl başarılı olur? konusunda açıklamalarda bulundu.   Milli ve yerli enerji politika modelleri oluştururken (Ulaşım, Endüstri, Bina Isıtılması vb.) önceliğin kendi öz kaynaklarımızla ve teknolojiler ile üretilen Yeşil Enerji’nin hep odak olması gerektiğine dikkat çeken Bulduk, gelecekte elektriğe talebin artacağına dikkat çekti.

J H G D J D G K J D G J H

‘GELECEKTE ELEKTRİĞE OLAN TALEP HIZLA ARTACAKTIR’

Önümüzdeki süreçte elektriğe olan talebin daha da artacağını ve yenilenebilir enerji yatırımlarının bu anlamda önemli olduğunu vurgulayan Özdemir; “E-arabalar, ısı pompaları, hidrojen: Bunlar gelecekte sürdürülebilir bir enerji tedariki umudunu temsil ediyor. Ama çok fazla elektriğe ihtiyaç duydukları da bir gerçek. Eğer iklim korumasını ilerleteceklerse, bir şey çok açık: yeşil elektrik olmalı. Peki, yeşil elektrik nereden gelmeli? Elektrik üretimi güvence altına alınmış mı?  Çözümler var: Rüzgâr, güneş, enerji depolama ve merkezi olmayan enerji geçişi.  Yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasının ne kadar acil olduğunu ne kadar iyi ilerlediğini ölçmemiz, analiz etmemiz ve değerlendirmemizin gerekliliği artık kaçınılmazdır. Gelecekte elektriğe olan talep hızla artacaktır. Yollarda giderek daha fazla elektrikli araç, evlerde ısı pompaları ve yeşil hidrojen üretimi. Tüm bunlar, yenilenebilir enerjilerden gelmesi gereken çok büyük miktarda elektrik gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.

Kültür varlıkları korunuyor! Kültür varlıkları korunuyor!

H G C N X B V

İDDİALI GENİŞLEME HEDEFLERİNE ULAŞMALIYIZ

Elektrik tüketiminin yüzde 80'inin yenilenebilir enerjilerden karşılanacağı bir döneme girileceğini bunun için de 2030 yılına kadar rüzgâr, güneş ve diğer enerjilerin büyük ölçüde yaygınlaştırma sürecinin gerçekleşmiş olmasının zorunlu olduğunu belirten Özdemir, şunları aktardı; “Gelecekteki muazzam elektrik talebini karşılayabilmek için daha fazla yenilenebilir enerjiye ve büyük enerji depolama sistemlerine ihtiyacımız var.  Rüzgâr ve güneşten gelen dalgalanan enerji üretimini telafi etmenin tek yolu budur.  Fotovoltaik (güneş hücreleri ya da güneş panelleri sayesinde Güneş'ten elektrik elde etme yöntemidir) söz konusu olduğunda, Agri-PV[(tarımsal-Forovoltaik), tarımsal ürün üretimi (fotosentez) ve PV elektrik üretimi (fotovoltaik) için arazinin eş zamanlı kullanımına yönelik bir süreci ifade eder. Agri-Fotovoltaik, çok çeşitli tarımsal kullanım yoğunluğunu ve türünü ve Fotovolkoik sistem inşası için gereken ek çabayı kapsar], yüzer Fotovoltaik ve cephelerde ve park alanlarının üstünde güneş modülleri gibi yenilikçi Fotovoltaik biçimlerine daha da fazla güvenmemiz gerekiyor.  Rüzgâr türbinleri için daha uygun alanlar oluşturulmalıdır.  Genel olarak bürokrasi azaltılmalı ve süreçler hızlandırılmalıdır. Enerji dönüşümü için gerçek yeşil elektrik önemlidir. Ancak tüketicilerin her tarifenin yenilenebilir enerjilerin yaygınlaşmasını desteklemeyeceğini bilmesi gerekiyor.  Bir yanda tarifeleri herhangi bir genişlemeyi desteklemeyen yeşil elektrik sağlayıcıları var; Öte yandan mali desteğin miktarı sağlayıcıdan sağlayıcıya değişmektedir. Milli ve Yerli Enerji Politika modelleri oluştururken (Ulaşım, Endüstri, Bina Isıtılması vb.) önceliğimiz kendi öz kaynaklarımız ve teknolojilerimiz ile üretilen Yeşil Enerji hep odak olmalıdır.”

H G Z N B V X N B V C

Muhabir: MUHAMMED ESAD ÇAĞLA