Bu gerçek karşısında şaşıracak, belki inanmayacaksınız. Belki bir deli saçmasıdır deyip geçeceksiniz.
Gerçeği öğrenmek yerine belki de hemen mümkün olmadığı hakkında yorumlara gideceksiniz.
Evet, ama siz yine de okumadan geçmeyin;
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Masonlar tarafından öldürülmesi, Atatürk'ün Mason localarını 1935 yılında kapattırmasından 3 yıl sonra gerçekleşmiştir.
Yani Atatürk'ün masonlar tarafından öldürülmesi için geçerli bir sebep vardır.
O da mason localarının kapatılmasıdır.
İsterseniz işin evveliyatına dönelim
Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin İttihat ve Terakki ile birleşmesinin (1907) ardından, Mustafa Kemal Manastırdaki 3. Ordu'ya atandı (1907).
İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdiyse de, cemiyetin kurucularıyla pek anlaşamadı. Masonlarla ilk ihtilafı burada başladı.
Çünkü İttihat Terakki cemiyetinin kurucuları masondu.
Üstelik Emannuel Karasu gibi Yahudilerin cemiyetin kuruluşunda öncülüğü ve desteği vardı.
İkinci Meşrutiyet ilan edildi (1908). Meşrutiyetin ilanını köklü reformların izlemesi ve ordunun siyaset dışı kalması gerektiğini öne sürdüğü için!
İttihat ve Terakki'yle arası açılan Mustafa Kemal, Rauf (Orbay), Kâzım Karabekir, Fethi (Okyar), İsmet (İnönü), Refet (Bele), Ali Fuat (Cebesoy) beyler gibi subaylarla muhalif bir grup oluşturdu.
Ordunun siyaset dışı kalması gerektiği görüşünü tekrarladığı için, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından tehlikeli kişi sayılmaya başlanarak, iki kez öldürülmek istendi. Yani suikast gerçekleştirildi.
İttihat Terakki Cemiyeti ve dolayısıyla Masonlarla arası ta o günlerde açılmıştı. Ama Mason Localarıyla asıl ihtilaf 1935 yılında gerçekleşti.
Mustafa Kemal Atatürk,
1935 yılında Mason Localarının ülke ve millete zarar vereceğini,
Kökü dışarıda olan bir cemiyete ülkemizde gerek olmadığını,
Bu görevi Halk Evlerinin zaten yaptığını belirterek
Ülke çapında Mason Localarını tamamen kapattırdı.
Atatürk'ün bu hareketi Masonlar arasında pekiyi karşılanmadı. Eskiden beri ihtilafa düştükleri Mustafa Kemal Atatürk'ten hepten kurtulunması gerekiyordu.
Sonunda Atatürk'ün içkiye düşkün olmasını ve hastalığını fırsat bilen Masonlar, Atatürk'ün kendi yollarını tıkadığını hazmedemeyerek onun ölüm fermanını imzaladılar.
Masonlar işlerini her zaman olduğu gibi ATATÜRK konusunda da gizli oynadılar.
Getirttikleri Mason Doktor Atatürk'e öldürücü darbeyi bir suikast iğnesi ile vurdu. Bu Atatürk'ün sinir sistemini çökertti. Sonunda da ölümüyle sonuçlandı.
Hemen sahte belgeyi de düzenlediler.
Atatürk SİROZ'dan ölmüştü.
Görüldüğü üzere Atatürk'ün Masonlar tarafından öldürülmesi için birçok sebep vardır.
Atatürk onlar için bir engel haline gelmişti. Büyük bir tehlike arz ediyordu.
Onlar bir ülkenin idaresini ele geçirmek için her türlü yola başvururlar. Bu yollar arasında tepki toplamayan metotlar tercih edilir.
Zehirleme bu metotların başında gelir.
Turgut Özal da ilk Atatürk'ten sonra memleketine hizmeti ön planda tutan mason olmayan bir cumhurbaşkanıydı.
Rahmet ve minnetle anıyoruz. Onun ölümü konusunda da şüphelerimiz giderilmiş değildir!..
Onun ölümünden sonra bilgisayarında yüklü olan önemli bilgiler ve disketlerin akıbeti merak konusudur.
Çünkü o yakınlarına ölümünden önce bilgisayarında yer alan önemli bilgi ve beldelere sahip çıkmalarını istemişti.
Türkiye'de çok gizli oyunlar oynanmaktadır.
Bu oyunların farkında olmak gerekir.
Masonluk konusu Türkiye'nin başına bela olagelmiştir.
Son olarak şu ilginç noktaya da değinmeden geçmeyelim:
1935 yılında Atatürk'ün emriyle kapattırılan mason locaları.
İsmet İnönü'nün zamanında tekrar açtırılmıştır ve manidardır.
O günden bu güne ihtilal dönemlerinde dahi mason locaları açık kalmıştır.
Bu imtiyaz neden olmuş ve devam etmektedir.
Mason locaları gizliliğine ve kökü dışarıda bir örgüt olmasına rağmen neden hiç kimse bunu sorgulamaz?
Mason ve onun bir yan birimleri olan Rotary, Lions kulüplerinde boy gösterip bu vatanın ve bu milletin mukaddes değerlerine sövenler mi?
Ey Türkoğlu düşmanını iyi tanı.