Lüks Ekonomisi

Abone Ol

Ekonomi yönlü üretimin paketlere girmesi ve göze hitap eder hale dönüşmesi neticesinde, neredeyse tüm hane halkının tüketme meylindeki artış, yüksek boyutlara ulaşmaya başladı. Bu kanıya nereden ulaştığımı merak ediyorsanız hemen söyleyeyim, Deloitte firmasının internet sayfasında yayınladığı “Türkiye'de lüks sektörü: Lüksün yükselişi(1)” isimli çalışmayı gördüğümde, bu konu hakkında bir yazı kaleme almam gerektiğini düşündüm.

Çalışmanın içeriği kısaca şu şekilde; sayfada güzel hazırlanmış bir infografik bulunmakta. Bu infogarfik'te Türkiye'nin Aralık, 2014 yılı için lüks tüketimin 5,3 milyar TL olduğu ve 2018 için ise 7 milyar TL yi bulacağı öngörüsü yapılmış. Aynı infografikte, az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru, insanların tüketim kategorilerini gösteren bir sıralama da konulmuş. Bu sıralama, az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru, tüketim aşamaları şu şekilde sunulmuş: seçkin zümre, servet birikimi, gösteriş zamanı, içselleştirme ve yaşam tarzı. Kategorilerin ifade ettiği ülkelerin gelişme durumlarına göre karşılıkları ise şu şekilde: azgelişmiş Afrika ülkeleri-seçkin zümre ve servet birikimi; BRIC ülkeleri-seçkin zümre, servet birikimi, gösteriş zamanının bir kısmı; Uzakdoğu ülkeleri ve lüksün merkezi ülkeler- içselleştirme ve yaşam tarzı; Türkiye-servet birikimi ve gösteriş zamanı.

“Gösteriş zamanı” tüketici eğilimlerinin içerisinde de şunlar bulunmakta: logo sevdalısı, statü sembolü arayışı, markanın doğduğu ülkenin prestiji, yerel pazarda yüksek marka bilinirliği, çoklu markalı mağazalar, indirim odaklı, marka imajını içselleştiremeyen, sofistikasyon (karmaşık, gelişmiş, kaliteli, üstün kelimelerinin bileşkesi(2)) seviyesi düşük. Bu tanımlamalar yerinde bir tespit olmuşa benziyor. Gerçekten de bu tür ürünlere ulaşmak teknoloji sayesinde çok kolay bir hale dönüşünce özel günlerde ve bayramlarda yapılan harcamaların nedenleri gün yüzüne çıkıyor.

Aslına bakarsanız 2014 yılı için GSYH'mız 800 milyar dolar (3), 2014 yılı ortalama dolar kuru 2,18 TL alırsak, Türk Lirası olarak GSYH'mızın karşılığı, 1744 milyar civarında. Lüks sektörünün büyüklüğü göz önüne alınırsa % 0,3 gibi bir orana tekabül ediyor. Bu oran çok da büyük bir oran değil. Ancak yaşanan harcama trendi büyük boyutlarda. Peki, bir de bizim gibi ülkelerin 2014 yılı tasarrufları ile Türkiye'nin tasarruflarına bir bakalım. 2014 için gelişme yolunda ülkelerin tasarrufları % 35 iken, Türkiye'nin tasarrufları, % 14 seviyelerinde (4). 

Neticede, ülkemiz küresel akıntıya kapılmış, bindiği aracın tamiratını yavaş da olsa yapan bir görüntüdedir. Bindiği aracın durumunu iyi gözlemlemelidir. Eğer ki bindiği araç ile daha büyük akıntılarda (gereksiz lüks harcamalar yaparak) gezinti yapmaya çalışırsa bindiği araç büyük hasarlar alabilir. Bunun için yapması gereken, ya kendi yavaş akıntılı sularında yüzmeye devam edecek ya da kendisine daha sağlam bir araç yapıpkendisini büyük akıntılara hazırlayacak.

Eğilimlere boyun eğen ekonomilerin ki bu durum bu yüzyılda kaçınılmaz görünüyor, eğilimi yönlendirme gücü bulunmuyorsa eğilimi tanıyabilmeli ve önlemini alabilmelidir. 

 

  • http://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/consumer-business/articles/global-powers-of-luxury-goods.html (E.T.: 13.08.15)
  • http://www.radikal.com.tr/yazarlar/metin_ercan/uretim_sofistikasyonu_ve_buyume-1080562 (E.T.: 13.08.15)
  • http://www.mahfiegilmez.com/2015/04/akpnin-ekonomide-13-yl.html (E.T.: 13.08.15)
  • http://t24.com.tr/haber/turkiyenin-bir-numarali-sorunu-dusuk-tasarruf,274885 (E.T.: 13.08.15)

 

Y. Doç. Dr. Bülent Darıcı

bulentdarici@gmail.com