Son yıllarda artan kredi kartı kullanımı, vatandaşları borçlu duruma düşürürken gelirinden daha fazla harcama yapabilme imkanına sahip insanları ise ihtiyacından ‘daha fazlasını’ yaparak tüketim çılgınlığına itiyor! Yapılan çalışmalarda kredi kartını taksitli kullanan ülkeler arasında Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığı görülürken son yıllarda kredi kartı ile yapılan alışveriş sayısında da artış gözlemlendi. Bu kapsamda vatandaşların sonraki ay kredinin ‘asgari’ ücretini değil; tamamını kapatabilecek şekilde ihtiyaca yönelik alışveriş yapması gerektiğine işaret eden Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, son dönemlerde yaşanan ekonomik sıkıntının devam edebileceğini ve vatandaşın da buna göre tedbir almasını önerdi.

Gşkjşgjlşjş

‘FİYAT ENDİŞESİ, KART KULLANIMINI ARTIRDI’

Kredi kartı kullanımında özellikle 2 yıldır büyük bir artış gözlemlendiğini söyleyen Dinç, 2023 yılı genel seçimleri ve bu yıl yapılan yerel seçimlerle birlikte vatandaşlarda ‘seçim sonrası fiyatlarda artış’ beklentisinin oluştuğunu ve bu sebeple alışveriş oranlarında bir artış olduğunu belirtti. Gelire oranla daha fazla alışverişin yapıldığı noktada ise devreye kredi kartlarının gördüğünü aktaran Dinç, kredi kartı kullanımındaki artışın sebepleri hakkında şöyle konuştu: “Fiyatlarda artış bekleyen vatandaş, beyaz eşya, mobilya gibi yüksek meblağlar içeren alışverişlerini seçim öncesi ya da iki seçim arasında yapmayı tercih etti. Bu süreçte de birikmiş parası olmayanlar taksitli kredi kartına yöneldi. Parası olmayanlar zaten temel ihtiyaçları noktasında bile kredi kartını kullanırken fiyat endişesi de kart kullanımını artırdı.”

Birinciliğini Gazze’ye armağan etti Birinciliğini Gazze’ye armağan etti

Şkgjşhjşljhll

NAKİT HAREKETLİLİĞİ DURDU’

‘Nasıl olsa ödenir’ diyerek yapılan alışverişlerin ekonomide frene basılmasıyla birlikte borçlarda yığılma meydana geldiğinin altını çizen Dinç, bu borçlardan sosyal sorunların da doğabileceğiyle ilgili konuştu. Dinç, “Emekli zamları ve beklenen diğer zamlar yeterince yapılmadı. Orta ve alt gelirli insanların gelirlerinin enflasyonun altında kalmasıyla kredi kartlarının ödenmesinde de ciddi sorunlar ortaya çıktı. Piyasada nakit hareketliliği durmuş durumda. Esnaf da bu yazı nasıl geçireceğiyle ilgili endişeli. Kredi taksitlerinin ödenememesiyle toplumda yakın zamanda yeni bir patlamanın olacağını öngörüyoruz, umarım ki olmaz ancak insanlardaki para bolluğu bitti; taksitler bekliyor. Taksit sınırından dolayı senetle alışveriş yapıp ödeyemeyenlerin senetleri haciz yoluna gidecek. 2000’li yılların başında bu tür bir kriz yaşandı ve bu durum insanları intihara kadar sürüklerken bankacılık sistemine gelen müdahaleyle krediler yapılandırılarak taksitlendirildi. Günümüzde de önlem alınmazsa aynı sosyal sıkıntı bizi bekliyor.” diye konuştu.

Şjgşgjş

‘KOLEKSİYONER GİBİ KARTLARI VAR!’

Kredi kartı kullanımlarının azaltılması amacıyla faizler artırılırken yine aynı sebeple ‘gelire göre kredi’ gibi politikaların da uygulanması gündemde. Gelirine göre harcama politikasını noktasında geç kalındığına dikkat çeken Dinç, bu sürecin çok daha önceden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Asgari ücretle çalışan bir kişinin milyonluk kredi kartına sahip olmasının doğru olmadığını söyleyen Dinç, “Zorda kaldığı zaman elinin altında yüksek meblağda kart bulunan biri, ödeyemeyeceğini bile bile kredi kullanabiliyor. Birçok kişi, koleksiyon yapar gibi kart sahibi oluyor. Bu yüzden kişinin gelirinin çok üstünde bir kart sahibi olmasını doğru bulmuyorum; bu düzenlemede geç kalındı.” ifadelerini kullandı.

Hiklikhihki

KREDİYİ KREDİYLE KAPATIYORLAR!

Kredi kartı kullanımının Türkiye’de amacı dışında kullanıldığına dikkat çeken Dinç, diğer ülkelerde ay sonu kapatılan kredi kullanımının ülkemizde yalnızca ‘asgari’ tutarın ödenmesiyle devam ettiğini bildirdi. Bu durumun insanları krediye bağımlı yaşamaya ve ‘krediyi farklı bir kredi kartıyla kapatma’ gibi işin içinden çıkılmaz bir duruma sürüklediğini ifade eden Dinç, “İnsanlar bankaya gidip tüketici kredisiyle uğraşmak istemediği için daha yüksek faizli olan kredi kartlarını kullanıyorlar. Bireysel hayatta kullanılması için verilen kredi tutarları o kadar yüksek ki, ticari hayatta birçok iş adamı bu kartlarla işyerine yatırım yapabiliyor. Bazı bankalar çiftçileri hedef alarak ‘harmanda öde’ diyerek kredi kartı sundu ve ödeyemeyenlerin tarlalarına, makinelerine el konulmaya başlandı. Bu konu mantık dışı bir duruma doğru gidiyor!” şeklinde konuştu.

‘SÖZLEŞMEYE EK YENİ BİR ORAN GETİRİLEMEZ!’

Piyasada faizin yükselmesiyle birlikte bazı bankalar esnaf ve sanatkarların kullandığı ve borcu devam eden kredilerde faiz oranını yükseltmişti. Bu durumun tüketici haklarının ihlali olduğunu dile getiren Dinç, bu konudan mustarip olan kişilerin de Tüketici Hakem Heyeti’ne ve mahkemelere başvurarak yaşanacak hak kaybının önüne geçilebileceğine işaret etti. Sözleşme şartlarının tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğini anımsatan Dinç, “Sözleşmedeki oran ve masraflar dışında ek masraf ya da oran istenemez. Ekonomi ya da piyasanın değişmesiyle sözleşmeye ek yeni bir oran getirilemez!” dedi.

Şihklilkhilh

‘NAKİT HARCAMA, HAYATINIZI PLANLI HALE GETİRİR’

Kredi kartının bir ödeme aracı olduğunun ve kredi kullanımının sınırsız olmadığının kişinin kendine sık sık hatırlatması gerekliliğine vurgu yapan Dinç, yapılan harcamaların tamamının bir sonraki ay kapatılacağı şekilde planlama yapılmasını tavsiye etti. Nakit harcamaların, insanı planlı yaşamın bir parçası haline getireceğini aktaran Dinç, “Nakit harcadığınızda cebinizde olan kadar harcarsınız ancak kredi kartı harcamasında eline olandan fazlası harcanabiliyor. Bu yüzden önerim, kartın yalnızca nakit olmadığı durumlarda kullanılması.” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: HACER CEYLAN