Yetkili kurumlar tarafından yapılan açıklamalara göre, kasaplık mesleğiyle hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerin sokak ortasında ya da uygunsuz dükkanlarda gerçekleştirdiği işlemler, hem halk sağlığını tehdit ediyor hem de uygulanan ağır yaptırımlarla cep yakıyor.
Gıda güvenliği konusunda kritik uyarılarda bulunan uzmanlar, izinsiz yürütülen bu faaliyetlerin hukuki bedelinin oldukça ağır olduğunu belirtiyor. Sektör temsilcilerinin aktardığı güncel verilere göre, ruhsatsız ve izinsiz şekilde et işleme faaliyeti yürüten şahıslara yönelik iki farklı kalemden cezai işlem tesis ediliyor. Bu kapsamda, izinsiz ve yetkisiz kıyma çekimi yapılmasında yetkisi olmayan kişiye 26 bin 360 lira para cezası kesilirken, işlemin yapıldığı alanın fiziki yetersizliği, ortam ve hijyen şartları uygun olmadığından da 52 bin 801 lira ceza uygulanıyor. Böylece kurallara uymadan halk sağlığını tehlikeye atanların ödeyeceği toplam miktar 79 bin 161 liraya ulaşıyor.
BERBER VE NALBURDA ET ÇEKTİRMEYİN SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN
Konunun ciddiyetine dikkat çeken Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, özellikle Kurban Bayramı döneminde kesilen hayvanlardan elde edilen etlerin, ehil olmayan ellerde işlenmesinin çok büyük bir risk barındırdığını ifade etti. Vatandaşların iyi niyetle yerine getirdiği dini vecibelerin ardından, etlerin muhafaza sürecinde büyük hatalar yapıldığına değinen Manavoğlu, sokak aralarında kurulan seyyar tezgahların ya da etle uzaktan yakından alakası olmayan işletmelerin bu dönemde adeta birer et işleme merkezine dönüştüğünü vurguladı.

Geçmiş bayramlarda yaşanan olumsuz tablolara da atıfta bulunan Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, asıl mesleği nalburluk, berberlik veya benzeri farklı iş kolları olan kişilerin sırf ek gelir elde etmek amacıyla dükkanlarının önüne kıyma makinesi koyduğunu anlattı. Aylarca bodrum katlarında, depolarda toz toraç içinde bekletilen, dezenfeksiyonu ve teknik bakımı yapılmamış paslı makinelerle açık havada gerçekleştirilen bu işlemlerin tam anlamıyla bir mikroorganizma yuvası olduğunu belirten Manavoğlu, temizlik kurallarının göz ardı edilmesinin ölümcül hastalıklara yol açan bakterilerin ete bulaşmasını doğrudan kolaylaştırdığını aktardı.
GÜVENİLİR GIDA İÇİN ROTANIZ SADECE KASAP DÜKKANLARI OLMALI
Tüketicilerin maliyetleri düşürmek ya da sıra beklememek adına merdiven altı tesisleri tercih etmesinin faturasının çok ağır olabileceği belirtiliyor. Kurban etinin doğru yöntemlerle parçalanması, soğuk zincir bozulmadan muhafaza edilmesi ve doğru ekipmanlarla kıymaya dönüştürülmesi, gıda mühendisleri tarafından hayati bir zorunluluk olarak nitelendiriliyor. Vatandaşların bu süreçte mağduriyet yaşamamaları ve sevdiklerinin sağlığını tehlikeye atmamaları adına tek adreslerinin tescilli ve denetlenen kasap dükkanları olması gerektiğinin altı çiziliyor.
Sokak aralarında ya da uygunsuz koşullarda yürütülen bu gizli faaliyetlerin engellenmesi noktasında vatandaşlara da büyük sorumluluklar düşüyor. Gıda güvencesini sağlamak adına sahada aktif olarak çalışan ilgili bakanlıklar ile belediye ekipleri, denetimlerini kesintisiz sürdürüyor. Kamu sağlığını hiçe sayan bu tırnak arası işletmeler ve şahıslar, vatandaşların duyarlılığı ve yapacağı resmi şikayetler üzerine anında tespit edilerek cezai yaptırımlarla karşılaşıyor. Sağlıklı bir bayram süreci geçirmek adına hem hijyen kurallarına tam uyum sağlanması hem de yetkisiz kişilere karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerekiyor.




