banner5

Göçmen kuşların Afrika-Kafkasya yolculuğunun mola noktası: Erzurum Ovası

- Yemyeşil doğası ve bitki çeşitliliğiyle eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan kent, ilkbaharda başta dünya mirası kabul edilen türlerden sürmeli kız olmak üzere tepeli pelikan, ak pelikan, balıkçıl, kaşıkçı, karabatak, yaban kazı, yaban ördeği ve ötücülerden oluşan yüzlerce türe ev sahipliği yapıyor - Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Dr. Öğr. Üyesi Cemal Sevindi: - "Erzurum Ovası'nda yaklaşık 301 tür var. Bunların da yüzde 50'si göçmendir. Yarısı da yerli kuştur. Burada üreyip yavrularını büyüten türlerdir. Bir de göçmenlerimiz var. Göçmenlerimiz ise dünya mirası kabul edilen türlerdir"

21 Mayıs 2021 Cuma 11:10
Göçmen kuşların Afrika-Kafkasya yolculuğunun mola noktası: Erzurum Ovası

ERZURUM (AA) - İSMAİL HAKKI DEMİR - Erzurum Ovası, ilkbaharın gelmesiyle, dünya mirası kabul edilenlerin de yer aldığı yaklaşık 301 kuş türünün, Afrika ve Kafkasya arasındaki zorlu yolculuklarında mola noktası oluyor.

Kışı Afrika'da geçirdikten sonra Erzurum Ovası'na gelen yüzlerce tür göçmen kuş, zorlu yolculukları sırasında güç toplamak için sulak alanlarda dinlenme imkanı buluyor.

Yemyeşil doğası ve bitki çeşitliliğiyle eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan kent, ilkbaharda başta dünya mirası kabul edilen sürmeli kız olmak üzere tepeli pelikan, ak pelikan, balıkçıl, kaşıkçı, karabatak, yaban kazı, yaban ördeği ve ötücülerden oluşan yüzlerce türe ev sahipliği yapıyor.

Göçmen kuşların Afrika-Kafkasya arasındaki binlerce kilometrelik yolculuğunun mola noktası olan ova, her göç döneminde kuşlarla şenleniyor.

Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Cemal Sevindi, AA muhabirine, Erzurum Ovası'nın, Güney Batı Afrika ile Kafkasya arasındaki göç yollarında yer aldığını ve bu göç yollarından yılda iki kere etkilendiğini söyledi.

- "Türkiye'nin en önemli kuş göç yollarından biri Erzurum Ovası"

Kuşların özellikle kış sonu başlayan göçlerinin ilkbahar boyunca devam ettiğini ve Kafkasya'dan sonbaharda tekrar Afrika'ya dönüşe geçtiklerini ifade eden Sevindi, bu göç sürecinde ovanın kuşlar için önemli bir mola noktası olduğunu belirtti.

Sevindi, İran-Erzurum arasındaki göç yollarının yanı sıra Anadolu'nun iç kesimleri ile Erzurum arasında da tali göç yolları bulunduğunu belirterek, "Dolayısıyla bu durum Erzurum Ovası'nı, Türkiye'nin en önemli kuş göç yollarından biri ve barınma merkezi haline getiriyor." ifadesini kullandı.

Erzurum Ovası'nın yaklaşık 870 kilometrekarelik bir alana sahip olduğunu aktaran Sevindi, şöyle devam etti:

"Ovanın özellikle doğu bölümü geçmişten kalma bir göl alanıdır. Dolayasıyla buralar Erzurum bataklıkları olarak tanınır. Erzurum Ovası'nın en önemli dezavantajı ise alanın şehrin hemen yanında olması, bataklıkların kara yollarına ve hava yoluna yakın olmasıdır. Bunlar da kuş popülasyonunu olumsuz etkilemektedir. Erzurum Ovası'nda yaklaşık 301 tür var. Bunların da yüzde 50'si göçmendir. Yarısı da yerli kuştur. Burada üreyip yavrularını büyüten türlerdir. Bir de göçmenlerimiz var. Göçmenlerimiz ise dünya mirası kabul edilen türlerdir."

- Sadece bir türden 12 bin civarı kuş geliyor

Bu yıl içinde yaptıkları araştırmalara göre ovada çok önemli türlerin bulunduğunu vurgulayan Sevindi, bunlardan birey sayısı bakımından fazlaca olan kıl kuyruk ördek ve angutların 10 binin üzerinde geldiğini söyledi.

Sadece bir türden 10-12 bin kuşun ovada bulunabildiğini dile getiren Sevindi, şunları kaydetti:

"Bunlar çok büyük sayıdır. Bir gün ila 4 günlük periyotlar halinde ovada barınırlar. Sonra da hareket yollarına devam ederler. Türler arasında hem Türkiye hem de Erzurum Ovası için en önemlisi sürmeli kız kuşudur. Dünyada 800'e yakın popülasyonu vardır. Bu kuşlar Kazakistan üzerinden Türkiye'ye geldiği zaman Erzurum Ovası'nda barınıyor ve buradan güneye hareket ediyor. Tek başına bu tür nedeniyle bile Erzurum Ovası, Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından, en önemli kuş cennetlerinden biri haline geliyor."

Sevindi, yerel koruma statüsünde kalan ovanın sulak alanının ulusal sulak alan statüsüne getirilmesi gerektiğine ve alanın ulusal bazda korunması gerektiğine dikkati çekti.

Kartal türlerinin tamamının da ovada görüldüğünü belirten Sevindi, "Bunlar da bizim doğal mirasımız. Aynı kültür mirasını koruduğumuz gibi doğal mirasımızın da korunması gerekiyor. Bu kuşlar yaşadığı zaman ekolojik dengeyi de korumuş oluyorlar." dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50