Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başlatılan Nefes Kredisi projesinin ilk aşaması büyük bir ilgiyle karşılaştı. Piyasalardaki likidite ihtiyacının yüksek olduğu bir dönemde devreye alınan 25.000.000.000 liralık bu dev finansman paketi, iş dünyasının yoğun başvuruları neticesinde sadece 14 gün gibi kısa bir sürede tamamen dağıtıldı. Reel sektör temsilcilerinin adeta akın ettiği kredi programında, tahsis edilen bütçenin bu denli hızlı erimesi piyasadaki sıcak para talebinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaşanan bu hızlı tüketim sebebiyle birçok farklı şehirdeki yerel banka şubelerinde limitlerin saatler içinde dolduğu ve yeni başvuruların geçici olarak durdurulduğu bildirildi. Ticaret odalarına kayıtlı olan esnaf ve şirketlerin finansal kriz dönemlerinde can simidi olarak gördüğü bu destek, beklentilerin çok üzerinde bir hızla piyasaya enjekte edildi. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu gelişmenin ardından, finansman arayışı devam eden binlerce işletmenin gözü kulağı ekonomi yönetiminden gelecek yeni açıklamalara çevrildi.
Ekonomi Yönetimi Ek Kaynak İle Kredi Hacmini Genişletmek İçin Harekete Geçti
Kredi talebinin ilk iki hafta içinde tavan yapması ve mevcut havuzun tamamen boşalması üzerine Kredi Garanti Fonu yöneticileri vakit kaybetmeden aksiyon aldı. Sektörden gelen yoğun baskı ve talepler doğrultusunda hareket eden yetkililer, Merkez Bankası ile masaya oturarak bütçenin artırılması yönünde resmi temaslara başladı. Yapılan müzakerelerde, ilk etapta sunulan 25.000.000.000 liralık kaynağa bir bu kadar daha ekleme yapılarak toplam limitin 50.000.000.000 liraya çıkarılması hedefleniyor.
Ekonomi kulislerinden sızan bilgilere göre, Merkez Bankası yetkilileriyle yürütülen görüşmelerde olumlu bir seyrin hakim olduğu ve yeni paket onayının yakın zamanda verileceği tahmin ediliyor. Piyasada faaliyet gösteren firmaların üretim ve istihdam kapasitelerini koruyabilmesi adına bu ek bütçenin hayati bir önem taşıdığı vurgulanıyor. Görüşmelerin olumlu sonuçlanması durumunda, sıra bekleyen binlerce KOBİ için yeni bir başvuru ekranının hızlıca açılması planlanıyor.
Sıkı Para Politikası Sürecinde Şirketler Uygun Faizli Pakete Hücum Etti
Merkez Bankası tarafından uygulanan kararlı sıkılaştırma politikaları neticesinde ticari kredi musluklarının daraldığı bir dönemde, bu paket adeta çölde bir vaha etkisi yarattı. Normal şartlarda bankalardan yüksek maliyetlerle bile fon bulmakta zorlanan reel sektör, yüzde 34,00 seviyesindeki cazip faiz oranını görür görmez sisteme yüklenmeyi tercih etti. Finansmana erişimin küresel ve yerel ölçekte zorlaştığı bu konjonktürde, sunulan bu oran piyasa ortalamalarının oldukça altında kalarak büyük bir avantaj sağladı.
Birçok ilde ticaret ve sanayi odalarının telefonlarının kilitlenmesine neden olan bu durum, reel sektörün maliyet baskısı altında ne denli sıkıştığını da tescilledi. Uzmanlar, yüksek enflasyon ve sıkı para politikası kıskacındaki şirketlerin işletme sermayesi döngüsünü döndürebilmek adına bu tarz kamusal destekli projelere bağımlı hale geldiğini belirtiyor. İlk paketin bu kadar çabuk buharlaşması da tam olarak bu piyasa sıkışıklığının doğrudan bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Bankacılık Sistemi Ve Kredi Garanti Fonu İş Birliğiyle Devam Eden Süreç
Geçtiğimiz yıl uygulanan benzer programlarda 61.000 firmanın toplamda 81.000.000.000 liralık devasa bir kaynak kullandığı ve bu sayede pek çok işletmenin kapanmaktan kurtulduğu biliniyor. Bu yıl ise sistem toplamda 9 büyük bankanın entegrasyonu ve Kredi Garanti Fonu kefaleti ile çok daha organize bir şekilde yürütülüyor. Program kapsamında firma başına 3.000.000 liraya kadar finansman edinme imkanı tanınırken, geri ödeme planlarında da esneklikler sunuluyor.
Yürürlükteki sisteme göre 24 aya kadar olan vadelerde faiz oranı yüzde 36,00 olarak uygulanırken, daha uzun vadeli borçlanmalarda bu oran yüzde 34,00 seviyesine kadar çekiliyor. Teminat göstermekte zorlanan küçük işletmeler için Kredi Garanti Fonu üstlendiği kefalet rolüyle bankaların risk algısını düşürerek sistemin tıkanmasını engelliyor. Yıl sonuna kadar toplam kredi hacminin ek protokollerle çok daha yukarı taşınması ve piyasaya can suyu verilmeye devam edilmesi amaçlanıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım