Yaklaşık 6 yıl tüm dünyayı derinden sarsan Kovid-19 salgını, insanları neredeyse 2 yıl boyunca evlerine mahkum etti ve ekonomileri olumsuz etkiledi. Salgın nedeniyle bugüne kadar 7 milyon 110 binden fazla kişi hayata gözlerini yumdu.
Salgının ilk izi, 17 Kasım 2019'da Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde görülürken nedeni bilinmeyen "solunum rahatsızlığı" şikayetiyle hastaneye başvuran ilk hastanın ardından, başta deniz ürünleri gıda pazarını ziyaret edenler olmak üzere çok sayıda kişide akciğer iltihaplanmasına yol açan gizemli bir virüs tespit edildi.
2025'ten bu yana "kalıcı halk sağlığı tehdidi"
Salgının yönetimi, DSÖ'yü de ağır eleştirilerin hedefine oturturken "Yetersiz kalmak", "geç adımlar atmak", "çelişkili mesajlar vermek" ve "aşıya rağmen toplumda korku yaymayı sürdürmek" başlıca suçlamalar arasında yer alıyor.
Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Çin'e yakın durmakla itham ettiği DSÖ'ye 14 Nisan 2020'de finansal desteği kestiğini açıkladı ve 6 Temmuz 2021'de örgütten çekilirken Ocak 2021'de göreve başlayan Başkan Joe Biden ise ilk haftasında imzaladığı kararnameyle ABD'yi DSÖ'ye geri döndürdü.
DSÖ önce, 5 Mayıs 2023'te Kovid-19'un "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" olmaktan çıkarıp "küresel salgın" statüsüne alırken Aralık 2025'te artık bir "acil kriz" değil, sağlık sistemlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen "kalıcı bir halk sağlığı tehdidi" olarak tanımlandığı biliniyor.
Sağlık örgütünün yeni yol haritası, ülkeleri Kovid-19'u tekil bir acil durum olarak yönetmek yerine, mevsimsel grip (influenza) gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla entegre bir şekilde ele almaya teşvik ederken salgın döneminde, hükümetlerin veri paylaşımı, aşı tedariki ya da salgına dair tedbirler konusundaki ihtilaflarından ders çıkarılırken DSÖ bünyesinde Mayıs 2025'te DSÖ Salgın Anlaşması kabul edildiği ve anlaşma, gelecekteki olası krizlere karşı ilaç ve aşılara hakkaniyetli erişimi yasal bir güvenceye kavuşturmayı amaçlandığı görüldü.
Salgına dair vaka sayılarındaki şiddetli düşüşe rağmen DSÖ’nün Aralık 2025 raporuna göre, virüs hala geniş çapta dolaşmaya ve özellikle risk gruplarında can kaybına neden olmaya devam ediyor.
DSÖ verilerine göre, 25 Şubat itibarıyla dünya genelinde 774 milyon 771 bin vaka ve 7 milyon 110 bin 645 ölüm kayıt altına alındı.
Salgına dair gerçek vaka ve ölü sayılarının çok daha yüksek olduğu iddia edilirken, küresel ölçekte uygulanan Kovid-19 aşısı dozu 13 milyar 59 milyonu geçti.




