MUSALLA ÇAYIRINDAN İLK KULÜBE UZANAN HEYECAN
Konya’da futbolun ilk tohumları, Birinci Dünya Savaşı yıllarında askeri okullar ve idadiler arasında yapılan maçlarla atıldı. O dönemde Serficeli Albay Ekrem Bey’in kurduğu karma takımlar, on beş günde bir Musalla’daki çayırlıkta bir araya gelerek futbolun coşkusunu şehre yayıyordu. Henüz resmi bir kimliği olmayan Sanatkârlargücü gibi ekiplerin ardından, 1921 yılında Babalık gazetesinin idare müdürü Kurşuncuzade Halit Bey’in teşvikiyle "Matbuat" adında sarı-kırmızılı bir takım kuruldu. Öğle tatillerinde Kayalıpark’ta top koşturan bu futbolcular, şehrin futbol kültürünün ilk mimarları oldular.

SİYAH-BEYAZ RENKLERLE İLK RESMİ TESCİL
1922 yılına gelindiğinde, Konya futbolunda tarihi bir dönüm noktası yaşandı. Postane muhasibi Münir Bey, dağınık haldeki futbolcuları Gençlerbirliği çatısı altında topladı. Haziran 1922’de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı tarafından tescil edilen kulüp, Konya’nın ilk resmi futbol kulübü olma unvanını kazandı. Renkleri Beşiktaş’tan esinlenerek siyah-beyaza çevrilen kulüp, faaliyetlerini Muallimler Birliği’nin altındaki küçük bir odada sürdürmeye başladı. Ahmet, Refik, Cevdet ve Ressam Suavi gibi isimlerin yer aldığı ilk kadro, Konya’nın yeşil sahalardaki temsilcisi olarak tarihe geçti.

ŞAMPİYONLUKLARLA DOLU BİR TARİH VE PROFESYONELLİĞE GEÇİŞ
Gençlerbirliği, kurulduğu günden itibaren Konya futboluna damgasını vurdu. 1936 ve 1965 yılları arasında tam 18 kez Konya şampiyonu olan ekip, 1935 yılında kazandığı Tayyare Kupası ve Zafer Şildi ile başarılarını taçlandırdı. Onlarca yıl süren bu amatör ruh ve başarı azmi, 16 Haziran 1965’te büyük bir dönüşüme zemin hazırladı. Gençlerbirliği, bu tarihte profesyonel bir kimliğe bürünerek Konyaspor adını aldı ve Türkiye II. Ligi’ne dahil oldu. Bugünün Konyaspor’u, işte bu köklü mirasın ve siyah-beyazlı bir odada başlayan büyük hayallerin üzerinde yükselmeye devam ediyor.




