Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ve Eğitim-Bir-Sen iş birliğiyle hayata geçirilen "I. Uluslararası Konya’nın Manevi Mimarları Sempozyumu: Şehrin Hafızasını İnşa Eden Şahsiyetler ve Mirasları" başlıklı program, ikinci gün oturumlarıyla sürdürülüyor. Akademisyenlerin, araştırmacıların ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği sempozyumda, asırların birikimiyle şekillenen Konya’nın manevi kimliği ve bu iklimi oluşturan öncü şahsiyetlerin bıraktığı kültürel miras detaylı bir şekilde ele alınıyor. Şehrin ruhuna yön veren isimlerin yaşam mücadeleleri, ilmi birikimleri ve sosyal hayata sundukları katkılar genç kuşaklara birinci elden aktarılıyor.
ŞEHRİN MANEVİ HAFIZASI VE İZ BIRAKAN ŞAHSİYETLERİ ELE ALINIYOR
Oturumlarda, Konya’da iz bırakmış ilim ve gönül insanlarının hayat hikâyelerinin yanı sıra etki alanları da derinlemesine inceleniyor. Kadim kentin maneviyatını inşa eden değerlerin tarihsel süreçte şehre kazandırdıkları, sosyal dokuyu nasıl şekillendirdikleri ve bu mirasın günümüz gençliğine nasıl rehberlik edebileceği konuları üzerinde duruluyor. Ayrıca edebiyatta, tarihi belgelerde ve yabancı kaynaklarda Konya ile Konyalı alimlerin nasıl yer bulduğu, uluslararası perspektifler eşliğinde katılımcılara sunuluyor.

BİLİM VE GÖNÜL İNSANLARININ ESERLERİ DETAYLI ŞEKİLDE İNCELENİYOR
Alanında uzman akademisyenlerin konuşmacı olarak katıldığı panellerde, kent hafızasında derin izler bırakan merhum Mehmet Eminoğlu ve Ali Ulvi Kurucu gibi mütefekkirlerin eserleri masaya yatırıldı. Şehrin manevi yapısına verdikleri destekler ve kaleme aldıkları eserlerin taşıdığı derinlik, sempozyumun dikkat çeken ana gündem maddeleri arasında yer aldı.
Sempozyumun öğleden sonraki oturumlarında da Konya’nın ilim geleneğinde müstesna bir yere sahip olan isimler ve aileler konu edilmeye devam edecek. Program kapsamında Veysizade ailesi, Gilisralızade Hacı Tahir Efendi ve Ahmet Haki İzler hakkında hazırlanan akademik tebliğler ve sunumlar gerçekleştirilecek. Ayrıca tasavvuf düşüncesinin evrensel simgesi Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin fikir dünyası ve tasavvurları geniş bir yelpazede anlatılarak Konya’nın köklü manevi hafızası bütüncül bir yaklaşımla anlamlandırılacak.





