Asırlık Kayalar Yıldızlarla Birlikte Parladı
Eşsiz jeolojik oluşumları ve insanı asırlar öncesine götüren mistik atmosferiyle bilinen tarihi bir yerleşim alanı, gökyüzü gözlemcilerinin ve deklanşör tutkunlarının yeni gözdesi haline geldi. Binlerce yıllık taş yapıların üzerinde parıldayan galaksiler, ortaya izlemeye doyulmaz manzaralar çıkardı.

Tarihi Kral Yolu Üzerinde Görsel Şölen
Konya'nın Meram ilçesi sınırlarında yer alan ve peri bacalarını andıran doğal kaya oyuklarıyla dikkat çeken tarihi Kilistra Antik Kenti, astrofotoğrafçılık meraklıları için adeta açık hava stadyumuna dönüştü. Geçmişte Haçlı ordularından istilacı yağmacılara kadar pek çok farklı topluluğun sığınma noktası olan ve ticaretin kalbinin attığı tarihi Kral Yolu üzerinde konumlanan bu kadim merkez, yaklaşık 100 fotoğrafçıyı tek bir amaç etrafında topladı. Gece karanlığının çökmesiyle birlikte ekipmanlarını kuran profesyoneller, gökyüzünün eşsiz güzelliğini ölümsüzleştirmek için yoğun bir çalışma başlattı.

İHA muhabirinin de aralarında bulunduğu uzmanların uzun pozlama tekniğiyle kaydettiği görüntülerde, adeta zaman durmuş hissi yaratıldı. Samanyolu galaksisinin net bir şekilde seçilebildiği bu özel coğrafyada, 100'e yakın fotoğrafçının katıldığı organizasyon boyunca yapay ışık kaynaklarından tamamen izole bir ortamda büyüleyici çalışmalar yapıldı. Yıldızların gökyüzünde bıraktığı dairesel izler ile Kilistra Antik Kenti'nin zamana meydan okuyan silueti aynı kompozisyonda birleşerek tıp tıp atan kalplerin ritmini değiştiren bir görsellik sundu.
Uzman İsimler Karanlık Gökyüzünün Altında Buluştu
Gerçekleştirilen organizasyonun teknik detaylarına ve bölgenin coğrafi avantajlarına değinen deneyimli fotoğrafçı Faruk Akbaş, Türkiye'nin görsel zenginlik açısından dünya genelinde çok ayrıcalıklı bir konumda yer aldığını hatırlattı. Alanda nefis tarihi yapılar, binlerce yıllık mağara oluşumları ve rüzgarın şekillendirdiği devasa kayaların bulunduğunu aktaran Faruk Akbaş, bu detayları karanlık çöktükten sonra izlemenin çok daha büyük bir keyif verdiğini dile getirdi. Yıldız örtüsü altında, gökyüzü ve antik kentin birleşiminin estetik bir doygunluk oluşturduğunu ifade eden Akbaş, ışıkla boyama teknikleri kullanarak yaklaşık 2 saatlik bir çalışma gerçekleştirdiklerini ve ortaya çıkan sanatsal sonuçlardan büyük memnuniyet duyduklarını belirtti.
Projeye İstanbul'dan katılım sağlayan ve bölgenin tarihi dokusuna hayran kaldığını gizleyemeyen Yavuz Ekincioğlu ise burayı ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduğunu anlattı. Kilistra Antik Kenti'nin gerçekten çok etkileyici bir mekan olduğunu söyleyen Yavuz Ekincioğlu, devasa kayaların üzerindeki bin yıllık yaşanmışlık izlerinin gökyüzünün sonsuz derinliğiyle buluşmasının büyüleyici bir kontrast yarattığını, bu nadide anları kadrajlarına sığdırmak için sabaha kadar mesai yaptıklarını vurguladı.
Astrofotoğrafçılar İçin Işık Kirliliğinden Uzak Sığınak
Çalışmaya komşu şehir Karaman’dan dahil olan ve uzun yıllardır vizörün arkasında yaşayan Bekir Ülkümen de bölgenin astronomik çekimler için neden bulunmaz bir Hint kumaşı olduğunu şu sözlerle özetledi: Yaklaşık 12 yıldır fotoğrafçılıkla, 3 yıldır da astrofotoğrafçılıkla uğraşıyorum. Kilistra, modern şehir merkezlerinin sebep olduğu yapay ışık kirliliğinden çok uzak olması sebebiyle fotoğraflarımızın gayet temiz çıkmasını sağlıyor. Atmosferin berraklığı sayesinde uzaydaki en sönük yıldızları bile yakalayabildiklerini ifade eden Bekir Ülkümen, yaklaşık 100 kişilik bir ekiple son derece keyifli bir çalışma ortamı bulduklarını ve bu tür bakir alanların korunması gerektiğini aktardı. Organizasyon, Anadolu'nun tarih ve doğa turizmindeki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.



