Konyalı altyapı ve ulaşımdan şikayetçi

Abone Ol

 Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Mahalle Meclisi toplantılarını tamamladı.

Toplantılar Başkan'ın ençok taktir ettiğim çalışmasıydı.

Çünkü Mahalle Meclisleri ile Konyalılar, Başkan Akyürek'i de görme şansını elde etti. Başkan Akyürek, kendini o kadar gizlemişti ki “sağ mı öldü mü belli” değildi.

Mahalle Meclisleri ile vatandaşlar bir başkanları olduğunu gördü ve rahat bir nefes aldı. “Bakın gördünüz mü bizim de bir başkanımız varmış” diyerek mutlu oldu. Bu bakımdan Başkan Akyürek'in halkla biraraya gelmesi yerinde olmuştur...

Vatandaşlar da Başkanı karşılarında görünce, “fırsat bu fırsattır” diyerek 9 yıllık birikmiş şikayetlerini dile getirdi. Şikayetler o kadar çoktu ki Başkan bile şaşırdı. Şikayetleri dinledi, not aldı, sorunların çözüleceğini ifade etti...

Şikayetlerin içeriği de gazeteciler olarak eleştirdiğimiz konular; Ulaşım ve alt yapı...

Bu konulardaki şikayetlerin çokluğunu Başkan Akyürek de, Mahalle Meclisleri'nin final programında kabul etti.

Sayın Başkan'ın ifadeleriyle şikayetler 34 başlık altında toplanıyor.

İlk sırada asfalt, kaldırım, yol yapım, ikinci sırada ulaşım, üçüncü sırada park ve yeşil alanların yetersizliği geliyor...

Şikayetlere genel itibariyle baktığımızda vatandaşlar, “Marka Şehir Konya” sözünün karşılığını alamıyor. Şikayetler Konya'nın markalaşması için daha 40 fırın ekmek yemesi gerektiğini ortaya koyuyor...

www.sikayetvar.com isimli internet sitesinde de şikayetler genelde bu yönde. Birinci sırada ulaşım, ikinci sırada alt yapı geliyor.

Demek ki;

Billboardlardaki görkemli reklam afişleri sorunlara çare olamıyor.

Konyalıya tramvayın rengini sormak, ulaşım sorununu çözmüyor.

Adliye-Alaeddin arası raylısistem hayata geçmeden ifade edilen sözler ve reklam afişleri halkı kandıramıyor.

Yolların, sokakların yapboz tahtasına döndürülmesi vatandaşı memnun etmiyor.

Şehrin bir tarafı gelişirken bir tarafının geri plana atılması tepki çekiyor.

9 yıldır doğalgazın Konya'nın tamamına ulaşmaması vatandaşı rahatsız ediyor.

Çok sayıda alt geçit yapmanın trafik sorunun çözemediği ortaya çıkıyor.

Bir iki göstermelik park yapmakla şehrin yeşil hale getirilemediği görülüyor.

Şehrin kanalizasyon, su, elektrik, doğalgaz gibi alt yapıda sıkıntıların olduğu ortaya çıkıyor...

Vatandaşın bu yöndeki şikayetlerini de gazeteciler olarak yakından biliyoruz. Santralimize hergün telefonlar geliyor; “Yolumuz şu kadar zamandır çamur içinde, sularımız akmıyor, elktriğimiz yok, parklarımız bakımsız, yeşil alan yok, toplu taşıma yetersiz” şeklinde şikayetler iletiliyor.

“Şikayetle ilgili yetkilileri aradınız mı?” dediğimizde defalarca aramamıza rağmen, sorunun çözüme kavuşturulamadığını söylüyorlar. Bazı vatandaşlar o kadar açık sözlü ki, “Siz haber yaparsanız sorunumuz çözülür” diyorlar. Anlaşılan yetkililer şikayetlere duyarsız kalıyor ki vatandaş basını çözüm adresi olarak görüyor.

Bir anlamda da haklılar diyebiliriz. Çünkü olumsuz bir durumla ilgili gazetede veya televizyonda haber çıktığında müdahele ediyorlar. İş basına yansımadığı sürece de ilgililer canları istediği zaman sorunu çözüyorlar...

Böyle olduğu için de hazır vatandaş, Başkanı karşısında bulmuş, sıkıntılarını dile getiriyor. Oysa ilgililer gelen her şikayeti değerlendirme lütfunu gösterseler, Başkan şikayet yağmuru altında kalmayacaktı. Belki de “Marka Şehir Konya” lafının içi biraz daha dolacaktı...

Bazen düşünüyorum, “gerçekten marka şehir miyiz” diye ancak etrafıma baktığımda bu düşüncemden vazgeçiyorum.

Ama marka şehirin de imkansız olmadığına inanıyorum. Yeterki vatandaş güvenden emin olsun, sorunsuz bir şekilde hayatını devam ettirsin, şehir estetik açısından göze hitap etsin, sanatsal aktiviteler artsın, arabalar kaldırımlara park etmesin, yayalar tökezlemeden kaldırımda yürüsün, lağımlar kokmasın, yeşil alanlar artsın, toplu taşıma sorunu çözülsün, ışıksız trafik uğruna şehir içinde yayalar ölmesin, sokaklarda gece 12’ye kadar davullu zurnalı düğünler yapılmasın… Bunları gerçekleştirdiğimiz zaman hem markalaşırız hem de vatandaş şikayet etmediği bir şehirde hayatını sürdürür.

Tabii tüm bunların hayata geçmesi için de vizyon şart. Vizyon olmadığı sürece de ne şikayetler biter, ne de Konya örnek şehir olur.

Kocaman bir köyde yaşamaya devam ederiz...