UNESCO TESCİLLİ EN ESKİ NÜSHALAR
Mevlana Müzesi, "Mesnevi" ve "Divan-ı Şems" gibi temel eserlerin dünyadaki en eski nüshalarına ev sahipliği yapıyor. Müze Müdürü Naci Bakırcı, bu eserlerin önemini şu sözlerle ifade ediyor: "Bakanlığımız da bu ortak mirasın korunması için 14 ülkeyle birlikte UNESCO'ya müracaat etti ve eserler UNESCO Dünya Belleği Listesi'ne alındı." Bakırcı, yapılan bilimsel karşılaştırmalar neticesinde, "Hazreti Mevlana'nın 5 eserinin en eski nüshaları müzemizde çıktı" diyerek koleksiyonun eşsizliğine vurgu yapıyor.

"BİZE EMANET EDİLEN BU ESERLERİ EN İYİ ŞEKİLDE MUHAFAZA EDİYORUZ"
Organik yapıdaki bu eserlerin korunması için müzede yüksek teknoloji kullanılıyor. Naci Bakırcı, yürütülen hassas süreci şöyle detaylandırıyor: "Isı, nemölçer cihazlarla ısı ve nem dengesini koruyoruz. En önemlisi de eski eserlerin mikrobik ortamdan arındırılmış olması gerekliliği. Geçen yıl her bir eser için asitsiz kağıtlardan koruma kapları yaptırdık." Eserlerin fiziksel güvenliği içinse yangın anında kağıda zarar vermeyen gazlı sistemler kullanılıyor.

İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASI
Bakırcı, bu yazmaların sadece birer kitap değil, "insanlığın ortak hafızasının önemli parçaları" olduğunu belirterek şunları kaydediyor: "Bu eserlerin en eski nüshalar olması, Konya'da yazılması, üzerinde mücellit isimlerinin bulunmasının yanı sıra Selçuklu dönemi cilt tezhip ve Konya tezhip ekolü açısından çok ciddi kaynaklar olduğuna dikkati çekti." Müze yönetimi, bu paha biçilemez değerleri, "Bize emanet edilen bu eserleri, en iyi şekilde, gönül rahatlığı içinde Mevlana Müzesi'nin depolarında ve teşhir alanlarında muhafaza ediyoruz" diyerek gelecek nesillere aktarmayı taahhüt ediyor.




