Sabahın çok erken saatlerinden itibaren sınav merkezlerinin yolunu tutan öğrenciler içeride ter dökerken, okul bahçelerinde adeta kamp kuran veliler için de farklı bir maraton başladı. Ancak bu rutin sınav telaşının ve klasik heyecanın yaşandığı dakikalarda, kentin kalbinde adeta aksiyon filmlerini aratmayan, saniyelerin bile altın değerinde olduğu inanılmaz bir zamanla yarış cereyan etti. Hayatlarının en önemli sınavlarından birine girmek için evden çıkan bir öğrencinin yaşadığı talihsizlik, Konya emniyet güçlerinin insanüstü çabası ve muazzam duyarlılığı sayesinde felaketle sonuçlanmadan tatlıya bağlandı.
HAYALLERİN YIKILACAĞI O KRİTİK AN: YANLIŞ KİMLİK ŞOKU
Sınav sabahı her evde yaşanan o tanıdık telaş ve yoğun stres, bu kez Konyalı bir ailenin en büyük kabusu olmaya çok yaklaştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tüm hazırlıklarını tamamlayarak evden büyük bir heyecanla ayrılan genç LGS adayı, sınav merkezinin bulunduğu bölgeye ulaştığında hayatının şokunu yaşadı. Sınava giriş belgelerini ve kimliğini son bir kez daha kontrol etmek isteyen genç öğrenci, kendi Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı yerine yanlışlıkla evdeki kardeşinin kimliğini yanına aldığını fark etti. Bir yıllık göz nurlarının, uykusuz gecelerin, çözülen binlerce testin ve verilen onca emeğin bir anlık dikkatsizlik yüzünden heba olma ihtimali, ailede tarif edilemez bir paniğe yol açtı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın katı kuralları gereği kendi resmi kimliği olmadan salona alınması kesinlikle mümkün olmayan öğrenci için zaman adeta durmuş, tüm akademik umutlar tükenme noktasına gelmişti.
KONYA TRAFİK POLİSİ HIZIR GİBİ YETİŞTİ
Çaresizlik içinde çırpınan, yoğun sabah trafiğinde eve dönüp kimliği almanın matematiksel olarak imkansız olduğunu anlayan ailenin imdadına ise kentin güvenliğini sağlamakla görevli olan kahraman emniyet teşkilatı yetişti. Durumun ciddiyetinin ve kaybedilecek bir saniyenin bile telafisi olmadığının farkına varan Konya Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, ailenin yardım çığlığına kayıtsız kalmayarak derhal harekete geçti. Normal şartlarda bile oldukça yoğun olan, üstelik sınav sabahı araç sirkülasyonunun zirve yaptığı dakikalarda alınan bu acil çağrı, polis telsizlerinden anında anons edilerek şehir çapında bir seferberliğe dönüştürüldü. Ekipler, zaman kaybetmemek adına öğrencinin doğru kimlik kartını ailenin diğer üyelerinden Şehirlerarası Otobüs Terminali (Otogar) civarından hızla teslim aldı. O andan itibaren, kentin bir ucundan diğer ucuna uzanan nefes kesen yarış başladı.
SİREN SESLERİ BU KEZ BİR GENCİN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN ÇALDI
Şehrin trafiğinin en yoğun olduğu ana arterlerde, trafik polisleri adeta zamanı bükerek ilerledi. Otogar bölgesinden yola çıkan ekipler, tepe lambalarını ve sirenlerini bu defa bir asayiş olayı veya adli bir vaka için değil, genç bir fidanın eğitim hayatının kararmaması için yaktı. Güzergah üzerindeki diğer trafik timlerinin de koordineli desteğiyle yollar saniyeler içinde açıldı. Ekiplerin tek bir hedefi vardı; o kimliği, öğrencinin sınav yeri olan ve şehrin tam merkezinde yer alan Zafer Meydanı bölgesine kapılar kapanmadan yetiştirmek. Her kırmızı ışıkta, her kritik kavşakta artan adrenalin, emniyet mensuplarının üstün sürüş becerileri ve sarsılmaz görev bilinciyle aşıldı. Genç öğrenci ve çaresiz velisi ise okul kapısında, gözleri yaşlı bir şekilde ufuktan gelecek o umut ışığını bekliyordu.
SALON KAPILARI KAPANMADAN GELEN MUTLULUK GÖZYAŞLARI
Sınavın başlama zili çalmak üzereyken ve salon görevlileri kapıları kapatmak için son uyarılarını yaparken, okulun bulunduğu caddenin başında beklenen o umut verici siren sesleri duyuldu. Emniyet güçleri, o kalabalıkta imkansız gibi görünen bu zorlu mesafeyi inanılmaz bir sürede katetmeyi başarmıştı. Motosikletli polis memurları, doğru kimlik kartını koşarak okul kapısında ecel terleri döken aileye teslim ettiğinde, saatler sınavın başlamasına sadece ve sadece 3 dakika kaldığını gösteriyordu. Evlatlarının tüm hayatını derinden etkileyecek bu büyük dönüm noktasında, Türk polisinin sergilediği bu olağanüstü fedakarlık karşısında duygusal bir çöküş ve ardından büyük bir rahatlama yaşayan aile, sevinç gözyaşlarına boğuldu.
Genç aday, son anda da olsa derin bir nefes alarak hayallerine doğru koşar adımlarla sınava girerken, dışarıda bekleyen velisi ise yaşadıkları bu travmatik ama bir o kadar da mucizevi olayı çevresindeki diğer ebeveynlerle paylaşarak emniyet mensuplarına olan sonsuz minnetini dile getirdi. Sınav heyecanının gölgesinde yaşanan bu benzersiz olay, sadece unutulmaz bir anı olarak kalmadı; aynı zamanda devletin güvenlik güçlerinin, vatandaşının ve özellikle de geleceğin teminatı olan gençlerin en zor anlarında nasıl hızır gibi yanlarında olduğunun en somut, en iç ısıtan kanıtı olarak hafızalardaki yerini aldı.