Gerçekleştirilen etkinliğe ESDER Konya Şube Başkanı Latif Işık, Konya ESDER Başkan Yardımcısı Fatih Himmet Kayalar, KONYAP Emlak Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şimşek ve esnaf katılım sağladı.
Türkiye’de tarım ve hayvancılık üretim oranlarının, önceki yıllara göre giderek azaldığını belirten konuk Kenan Özcan, politikalara eleştirilerde bulundu. Özcan, Türkiye ve Konya sanayisinin üretim kapasitesinin giderek düştüğüne dikkat çekerken, iş yeri ve fabrika açma maliyetlerinin de her sene arttığını vurguladı. Çiftçilikle uğraşan vatandaşların, maliyetlerden daha çok giderlerinin olduğunu ifade eden Özcan, Türkiye’nin tarım ve sanayi kalkınma politikalarının yetersiz olduğunu kaydetti.

ASLIM ARAZİLERİNİ VE KATLANAN FABRİKA MALİYETLERİNİ ELEŞTİRDİ
Yerel yönetimlerin arsa satış politikalarını sert ifadelerle eleştiren Özcan, Aslım bölgesindeki arazilerin metrekaresinin 16 bin liradan satışa çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Milli Emlak arazilerinin belediyelere devredilerek yüksek bedellerle satılmasının dükkan ve fabrika kiralarını fırlattığını belirten Özcan, bin metrekarelik bir üretim tesisi kurabilmek için gereken 2 bin metrekarelik arsa bedelinin 32 milyon lirayı bulduğunu söyledi. En mütevazı inşaat maliyeti olan 10 milyon lira da eklendiğinde yatırım bedelinin 42 milyon liraya ulaştığını aktaran Özcan, bu durumun aylık kiralara yaklaşık 178 bin lira olarak yansıdığını ifade etti.

SÜT VE HAYVANCILIKTA BİRE İKİ HESABI NASIL ÇÖKTÜ
Hayvancılık ve süt üretiminde yüzyıllardır uygulanan ve bilimsel kabul gören "1 litre süt satışı ile 2 kilo yem alımı" dengesinin son 25 yılda iktidar tarafından bozulduğunu vurgulayan Özcan, bu oranın önce 1,5 seviyesine çekildiğini, günümüzde ise tamamen çöktüğünü söyledi. İçinde gerçek yetiştirici bulunmayan 12 kişilik Ulusal Süt Konseyi'nin belirlediği fiyatların fiyasko olduğunu kaydetti.
Sektördeki zararı matematiksel verilerle gözler önüne seren Özcan, orta kalite 50 kiloluk bir çuval yemin bin lira olduğunu, kilosunun ise 20 liraya denk geldiğini hatırlattı. Konseyin kabul ettiği 1,5 katsayısına göre bile sütün litre maliyetinin en az 30 lira olması gerektiğini, fakat açıklanan alım fiyatının 25 lirada kaldığını ifade etti. Her litre sütte üreticinin 5 lira zarar ettiğini vurgulayan Özcan, 100 sağmal hayvana sahip bir çiftliğin günlük zararının 10 bin lirayı bulduğunu, bu nedenle damızlık ve doğurgan ineklerin kesime gönderildiğini söyledi.
Kesilen damızlık hayvanlar nedeniyle arkadan yeni hayvan gelmediğini ve Edremit Limanı'na her iki haftada bir Dolar ödenerek 57 bin ithal hayvan getirildiğini iddia eden Özcan, Tarım Bakanlığı'nın "17 milyon hayvan varlığımız var" açıklamasını sorguladı. Almanya'nın 85 milyon nüfusa karşılık 10 milyon hayvan varlığı ile kendi kendine yettiğini ve hatta ihracat yaptığını hatırlatan Özcan, Türkiye'deki küpe takip sisteminin yetersizliği nedeniyle kesilmiş 30 yaşındaki hayvanların dahi sistemde canlı göründüğünü savundu.




