Konya’da feci kaza! Otomobil ikiye bölündü!
Konya’da feci kaza! Otomobil ikiye bölündü!
İçeriği Görüntüle

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, Konya’da ilkokula başlayan bir çocuğun eğitim sisteminde geçirmesi beklenen süre 16,3 yıl olarak hesaplandı. Çocukların neredeyse çeyrek asırlık ömürlerini okul sıralarında geçirdiğini ortaya koyan bu tablo, dışarıdan bakıldığında sevindirici bir istatistik gibi görünse da eğitim uzmanları ve ekonomistler arasında ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. Hayatının en verimli yıllarını teorik eğitimle geçiren gençler, uzun yıllar sonunda ellerinde diplomalarla iş piyasasına adım attıklarında sert bir gerçekle yüzleşiyor.

KAĞIT ÜSTÜNDE BAŞARI, SAHADA NİTELİK UÇURUMU

Sistemin sürekli olarak gençleri sınıflarda tutması ve yükseköğretime yönlendirmesi, kentin ve ülkenin ihtiyaç duyduğu üretim alanlarında büyük boşluklar yaratıyor. Konya gibi devasa bir sanayi ve tarım merkezinde, 16 yılı aşan eğitim süreci sonrasında masa başı iş arayan vizyon sahibi ancak mesleki pratikten uzak bir genç nüfus ortaya çıkıyor. Sanayide ara eleman ve ustalık gerektiren sektörlerde ciddi bir nitelikli iş gücü krizi yaşanırken, uzun süreli eğitimin pratik beceri kazandırmaktan ziyade iş hayatına katılımı geciktiren bir sürece dönüştüğü ifade ediliyor.

UZAYAN EĞİTİM YAŞI EVLİLİK VE İSTİHDAMI ERTELİYOR

Eğitimde geçirilen sürenin 16,3 yıla çıkması, gençlerin ekonomik özgürlüklerini kazanma yaşını da 20'li yaşların ortalarına kaydırıyor. Yıllarca aile bütçesine bağımlı olarak okuyan ve okul bittikten sonra kendi alanında iş bulmakta zorlanan gençler, ciddi bir gelecek kaygısı ve psikolojik yük altında kalıyor. İş hayatına geç başlayan genç nüfus nedeniyle evlilik yaşları ilerliyor, bağımsız bir yaşam kurma hayalleri erteleniyor. Uzmanlar, eğitimde nitelik ve sahayla uyum sağlanmadığı sürece sadece "yıl sayısını artırmanın" diplomalaşmış genç işsizliğini büyütmekten başka bir işe yaramayacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ