Meyve-Sebze Komisyoncuları Derneği’nde (KONMESKOM) gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul sonrası bayrağı devralan Metin Ortakarpuz, Konya’nın ticari geçmişine atıfta bulunarak sözlerine başladı. Konya’da komisyonculuğun Mevlana Çarşısı’ndaki Üzüm Pazarı’nda başladığını hatırlatan Ortakarpuz, derneğin de içerisinde bulunduğu halin geçmişini şu sözlerle ifade etti: "1975’te Yılmaz Kulluk döneminde bu hal yapıldı. Yetmiş beşten beri de aşağı yukarı elli yıldır Adnan Menderes Hali, yirmi beş yıldır da Karatay Toptancı Sebze Hali’nde esnafımız varlığını devam ettiriyor, işlerini yürütüyor." Gençleşen kadrolarıyla temel amaçlarının Konya halkına uygun fiyatlı ürün ulaştırmak olduğunu belirten başkan, piyasadaki güncel tıkanıklığın nedenlerini sıraladı.
ÜRETİM BÖLGELERİNİ VURAN SEL VE SOĞUK DALGASI
Fiyat artışlarının temelinde spekülasyon değil, doğa olaylarının yattığını belirten Ortakarpuz, özellikle 2025’in son ayları ve 2026’nın başında yaşanan kötü şartlara dikkat çekti. Seraların su altında kaldığını vurgulayan Ortakarpuz, "Seralar bel hizasına kadar su oldu, üretici seranın içine giremedi. Fideleri su bastı, komple gitti. Aksu bölgesi tarafında yeşillik üretiminin ağırlıklı olduğu bölgeyi sel bastı. İki gün tarlada yeşillik toplanamadı. Bunun gibi sıkıntılar fiyat artışlarının başındaki nedendir." dedi. Üreticinin 40 ton beklediği verimin 20 tona düştüğünü söyleyen Başkan, soğuk ve çiğ nedeniyle çiçeklerin ölmesinin rekolteyi yarı yarıya düşürdüğünü belirtti.

"BİBER NİYE 300 LİRA OLDU?"
Ramazan ayı ile birlikte talebin artması ve eş zamanlı olarak hasat bölgelerinde yaşanan sel felaketlerinin fiyatları etkilediğini ifade eden Ortakarpuz, biber üzerinden vediği örnekle sebze meyve fiyatlarındaki aşırı yükselişi şu şekilde açıkladı: "Hani bir anda yüz lira, yüz elli liraya satılan biber niye üç yüz lira oldu dediniz değil mi? Mal yok. Örneğin üretim 5 kilo, tüketim 10 kilo. Biz burada komisyoncular olarak fiyatı yükseltmiyoruz. Zaten fiyatları üretim bölgelerindeki tüccarlar, üreticiler ve fiyat tespit heyetleri belirliyor. Her gün bu fiyat terazisi kuruluyor." Ayrıca bayram tatili nedeniyle iş gücü kaybı yaşandığını, Suriyeli işçilerin bayram için memleketlerine gitmesiyle üç gün boyunca mal toplanamadığını, bundan dolayı da fiyatların etkilendiğini dile getirdi.
KALİTE FARKI VE "ŞEHİR EFSANELERİ"
Piyasadaki fiyat çeşitliliğinin ürün kalitesinden kaynaklandığını vurgulayan Metin Ortakarpuz, tüketicinin her bütçeye uygun ürün bulabileceğini söyledi. "Domates bugün halde otuz liraya da var, üç yüz liraya da var. Ürün çeşidinde kalite fark ediyor. Halde on beş çeşit domates var, vatandaşın bütçesine hangisi uyuyorsa onu almalı. Özellikle yerli ürünler tercih edilmeli." diyen başkan, ürünlerin yolda büyütüldüğüne dair iddiaları ise kesin bir dille yalanladı: “Tarladan toplanan mal yaklaşık üç-beş saat içinde Konya’ya ulaşıyor. Nerede, ne zaman büyüteceksin? Bugün kullanılan arabaların hepsi modelli, üreticiden alınır birkaç saat içinde tüketiciye ulaşır. Ürünlerin yolda olgunlaşması şehir efsanesi."

İTHALAT HAMLESİ VE STOKÇULUK TARTIŞMALARI
Meyve fiyatlarındaki yükselişin geçen yıl yaşanan don olaylarından kaynaklandığını, Türkiye’nin yüzde 65’inin "üşüdüğünü" belirten Ortakarpuz, hükümetin ithalat izniyle fiyatları dengelediğini ifade etti. "Hükümet fiyatları dengeledi; üreticinin, komisyoncunun yanında durdu. Yoksa üç yüz liraya cennet hurması yerdik," diyen başkan, stokçuluk suçlamalarına karşı da depolamanın bir zorunluluk olduğunu savundu. Yaz ürünün kışın, kış ürününün ise yazın tüketilebilmesi için depolanması gerektiğini hatırlatarak depo kontrollerinde görevli personelin malın dayanma gücünü ve süreci bilmesi gerektiğine işaret etti.




