Gönüllü gençlerin ve bölge esnafının omuz omuza vererek hazırladığı bu sofralar, gösterişten uzak ama kardeşlik duygusuyla dopdolu. İkindi vaktinden itibaren camide toplanan vatandaşlar, önce Kur’an-ı Kerim tilavetiyle ruhlarını doyuruyor, akşam ezanının okunmasıyla da simit, hurma, zeytin, peynir ve çaydan oluşan iftariyeliklerle oruçlarını açıyor.

Mescid-i Nebevi geleneğinin bir yansıması olarak görülen bu uygulama, sadece bir yemek ikramı değil, aynı zamanda Konya’nın dayanışma kültürünün bir nişanesi. Liseli gençlerin camiyi temizlemesinden esnafın finansal desteğine kadar her aşaması gönüllülük esasına dayanan bu program, modern dünyanın karmaşasından uzak, huzurlu bir atmosfer sunuyor.

Bugün paylaştığınız bu huzur dolu haber; bölgedeki savaş gerginliği, yüksek akaryakıt zamları ve eğitim camiasını sarsan Fatma Nur öğretmenimizin acı kaybı gibi ağır gündem maddelerinin arasında Konya halkı için adeta bir nefes alanı oluşturuyor.




