BEŞ YILLIK EMEĞİN ALTIN ÇAĞI: MOR RENGİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Konya Büyükşehir Belediyesi'nin tarımsal üretimi destekleme ve teşvik çalışmaları kapsamında beş yıl önce toprakla buluşturulan lavanta fideleri, bugün tüm bölgenin çehresini değiştiren muazzam bir güzelliğe dönüştü. Belediyenin bu anlamlı teşvikiyle hareket ederek tarlasına büyük bir sevgi ve tutkuyla lavanta eken altmış yaşındaki üretici Ali Korkmaz, yıllardır verdikleri özenli emeklerin karşılığını en güzel şekilde aldıklarını belirtiyor. Bu büyüleyici manzarayı "mor rengin sırrı" olarak nitelendiren Korkmaz, lavantanın gerçek ihtişamını ve sırrını beşinci yılında tam anlamıyla gözler önüne serdiğini ifade ederek, toprağa sevgiyle bakmanın gururunu yaşıyor.
TEK BİR DAMLA SU BİLE VERİLMEDİ: TAMAMEN YAĞMURUN BEREKETİYLE
Güneysınır'daki bu devasa bahçeyi diğerlerinden ayıran en büyük özelliklerden biri ise tamamen doğal ve sürdürülebilir yöntemlerle yetiştiriliyor olması. Otuz beş bin metrekarelik bu devasa alanda boy veren lavantalar, insan eliyle hiç sulanmadan, sadece gökyüzünden düşen yağmurların bereketiyle besleniyor. Doğanın kendi dengesiyle ve Allah'ın verdiği yağmurlarla tamamen doğal yollarla büyüyen bitkiler, hem çevre dostu bir tarım modeli sunuyor hem de sundukları görsel kaliteyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Doğallığın getirdiği bu saf güzellik, tarlanın cazibesini bir kat daha artırıyor.
YOL ÜSTÜ MOLASI RÜYA GİBİ BİR FOTOĞRAF STÜDYOSUNA DÖNÜŞÜYOR
Konya genelinden ve farklı şehirlerden seyahat edenlerin yanı sıra Türkiye'yi keşfe çıkan yabancı turistler de yol kenarında aniden beliren bu mor vahanın çekim alanına girmekten kendilerini alamıyorlar. Aileleriyle birlikte seyahat ederken bu benzersiz manzarayı fark edip duran ziyaretçiler, bahçede adeta zamanı durduruyor. Eşsiz kokular arasında doğayla baş başa kalan, muazzam manzara eşliğinde hatıra fotoğrafları çektiren yolcular, karşılaştıkları bu büyüleyici atmosferin yorgunluklarını unutturduğunu dile getiriyor. Bahçe sahibi Ali Korkmaz ise yoldan geçen herkesi sevgi ve güler yüzle karşıladıklarını, misafirlerin yüzündeki mutluluğu gördükçe kendi üretim şevklerinin daha da arttığını vurguluyor.