Konya'da aile ve İslam terbiye

Abone Ol

Konyalı olmayanların gözünde Konya halkı genelde “dindardır, ahlaklıdır, Mevlana torunudur” vs. Konyalılar olarak biz de kendimizi böyle sanırız. Konya'nın sosyal ve kültürel yapısı hakkında da övücü sözler ve kanaatler var. Tabii ki iyi özelliklerimiz var. Ancak, sanılmasın ki Konya'da yeterli bir aile ve İslam terbiyesi, Konya'nın rahatlatıcı bir sosyal kültürel dokusu var. Konyalı ve Konya'yı bir de içten, eleştirel bir gözle değerlendirirsek, sanıldığı kadar olmadığımızı söyleyebiliriz.
Konya'da tanıdığınız aile fertlerinin birbirleriyle olan ilgi ve dayanışmalarını biraz gözlemleyin; göreceksiniz ki gerektiği kadar sevgi, saygı, hizmet ve güler yüz yok. Birçok ailenin fertleri birbirlerine misafir gibi bakar. Herkes kendi derdine düşmüş; ya ödevini yapacak, ya işine gidecek, ya uykusunu tamamlayacak vs. Evin anası yahut bir büyüğü aileyi dağıtmamak için uğraşıyor, herkesi memnun edeyim, bu sıcak ortamda güle oynaya günlerimizi geçirelim diyor ama hayalleri bir türlü gerçekleşmiyor. TV dizileri, başka bazı alışkanlıklar günde iki üç saatlik birlikteliğin, candan ciğerden sohbetin engelidir.
Yakından bildiğiniz ailelerin evlenmiş kız ve oğullarıyla olan ilişkilerini görmeye çalışın. Gelin kızımız kayın validesi veya kayın pederini zamanını doldurmuş, “bilgisiz, görgüsüz” bir canlı yerine konuyor. Beyini büyütüp yetiştiren o kadınmış, ne umutlarla evladının arkasında durmuş, hiç kıymeti yok. Oysa o kadın kendisinden sadece bir güler yüz bekliyor. Kayınpederler de aynı durumda. Bu davranışların geleneksel aile anlayışı ve terbiyemizde, insani değerlerde ve İslam kültüründe hiç yeri yok.
Konya'daki aile ve İslam terbiyesinin yeterli olup olmadığını anlamak için ailelerin iç işleyişini takip etmenize gerek yok; binin belediye otobüslerine izleyin; kadın-erkek, büyük-küçük büyük bir ekseriyetinde aile eğitiminin çok eksik olduğunu görürsünüz. İlk, Orta Lise düzeyindeki kızlarımız oturaktalar; yaşlı nineler, çocuklu bayanlar, ihtiyar amcalar ayakta. O kızlarımız çevrelerini görmemek için yüzlerini ellerindeki cep telefonlarından hiç kaldırmıyorlar. Oğlan çocuklarımız da öyle.
Kaldırımlarda yürürken ikili, üçlü, dörtlü genç kız ve oğlanlarımızı görürsünüz. Yan yana sıralanmışlar, kaldırımı kapatmışlar. Geçmek isteseniz geçemezsiniz. Müsaade isteseniz, bakışları bile sizi üzer. Bu nezaketsiz davranışlar örtülü-örtüsüz tüm kızlarımızda, sakallı-sakalsız tüm oğlanlarımızda aynıdır.
Konya'da insanı rahatsız eden bu davranışların dini, milli ve insani değerlerimizin hiç birinde yeri yok.
Konya'da birçok TV kanalı, gazete, radyo istasyonu, dini vakıf, tarikat, cemaat var. Bunlar yayın organlarıyla, etkinlikleriyle, görünüşleriyle topluma terbiyeli ve kavi Müslüman olmayı öğütlerler ama o öğütler ne kendi hayatlarına mal oluyor ve ne de söyledikleri Konyalıya tesir ediyor. Acaba niye?
Demek bir yerlerde yanlış yapıyoruz. “Ben medeniyim” demekle medeni olamayacağımız gibi, “ben Müslüman'ım” demekle de iyi Müslüman olunmaz. Hak ettiğimiz kadar övünelim. Aynası iştir Konyalının başka lafa bakılmaz.