Samsun’a çıkış, o dönemin karanlık ve ümitsiz atmosferinde adeta bir güneş gibi doğarak Anadolu insanına ihtiyaç duyduğu özgüveni yeniden kazandırdı. İstanbul Hükümeti'nin ve işgal kuvvetlerinin baskısı altında daralan çember, Mustafa Kemal Paşa'nın attığı bu stratejik adımla kırıldı. Milletin egemenliğini yine milletin azim ve kararının kurtaracağına olan inanç, Samsun'dan dalga dalga yayılarak Amasya, Erzurum ve Sivas'ta ulusal bir mutabakata dönüştü. Dolayısıyla bu anlamlı tarih, köleliği reddeden bir halkın dünyaya ilan ettiği en güçlü bağımsızlık deklarasyonu niteliğini taşıyor.
TARİHİ DÖNÜM NOKTASI GENÇ NESİLLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR
Mustafa Kemal Atatürk, binbir fedakarlıkla kurulan bu yeni devleti ve kazanılan büyük zaferleri koruma görevini askeri bürokrasiye ya da dönemin siyasetçilerine değil, doğrudan Türk gençliğine emanet etti. Bu emanet, genç nesillere duyulan sonsuz güvenin ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin vizyonunun en net göstergesidir. Gençlik, bir toplumun sadece bugünü değil, aynı zamanda yarınlarını şekillendirecek en dinamik ve en üretken gücüdür. Bugünün dünyasında bilimde, sanatta, sporda ve teknolojide küresel ölçekte başarılar elde eden dinamik nüfus, bu büyük emanetin sorumluluğunu omuzlarında hissettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Modern Türkiye'nin inşasında genç zihinlerin üreteceği fikirler, geliştireceği projeler ve uluslararası arenada elde edeceği başarılar hayati bir önem arz ediyor. Geçmişin köklü mirasını modern dünyanın gereklilikleriyle harmanlayan yeni nesil, ülkenin kalkınma hamlelerinde başrolü oynuyor. Eğitimden teknolojiye, endüstriden kültürel çalışmalara kadar her alanda varlık gösteren Türk gençliği, Samsun’da yakılan o bağımsızlık ve ilerleme meşalesini çok daha ileri noktalara taşımak için gayret gösteriyor.
BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNİN KAHRAMANLARI MİNNETLE YAD EDİLİYOR
Tarihin akışını değiştiren bu topyekun mücadelenin arkasında, canlarını vatan toprakları için feda etmekten çekinmeyen isimsiz binlerce kahraman yer alıyor. Samsun'da başlayan ve Ankara'da Meclis'in açılmasıyla kurumsallaşan bu irade, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının en büyük motivasyon kaynağı oldu. Bugün sahip olunan özgürlük, demokrasi ve bağımsız cumhuriyet, o dönemde her türlü yokluğa rağmen inancını kaybetmeyen bir neslin fedakarlıkları üzerine kurulu bulunuyor. Bu durum, mevcut nesillere geçmişe karşı büyük bir sorumluluk yüklerken, geleceğe yönelik adımlarda da ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Milli mücadelenin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, bu toprakları vatan kılan tüm şehitlerin ve gazilerin hatırası, Türk milletinin kalbinde canlılığını her zaman koruyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle bir kez daha perçinlenen bu bağlılık duygusu, ülkenin birlik ve beraberliğinin en sağlam çimentosu olarak dikkat çekiyor. Toplumun her kesimi, bu anlamlı mirasa sahip çıkarak ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma idealine sadakatle bağlı kalacağını her fırsatta tüm dünyaya gösteriyor.




