KONYA'DA 26 BİNDEN FAZLA BEBEK DÜNYAYA GÖZLERİNİ AÇTI
Nüfus yapısındaki değişimleri gözler önüne seren 2025 yılı doğum istatistikleri çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Geniş nüfusu ve dinamik yapısıyla dikkat çeken Konya’da, 2025 yılı içerisinde canlı doğan bebek sayısı 26 bin 325 olarak gerçekleşti. Konya, bu doğum rakamıyla ülke genelindeki toplam canlı doğumların önemli bir payını oluşturdu. Ülke genelinde ise toplam canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, bu bebeklerin yüzde 51,4'ünü erkekler, yüzde 48,6'sını ise kızlar oluşturdu.
ÜLKE GENELİNDE DOĞURGANLIK HIZI KRİTİK EŞİĞİN ALTINDA
Türkiye genelindeki nüfus verileri incelendiğinde, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızındaki düşüş dikkat çekti. 2001 yılında 2,38 çocuk olan toplam doğurganlık hızı, 2014 yılından itibaren aralıksız bir azalma eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk seviyesine kadar geriledi. Bu veri ile birlikte toplam doğurganlık hızı, son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında tam 76 ilde doğurganlık hızı bu yenilenme eşiğinin altında kalırken, hızı 1,50'nin altına düşen il sayısı 2017'deki 4 seviyesinden 2025 yılında 59'a yükseldi. Doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu tek il ise 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı Şırnak ve Mardin izlerken, en düşük hız 1,09 çocuk ile Bartın'da, ardından İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak'ta görüldü. Türkiye bu oranla, ortalaması 1,34 olan Avrupa Birliği üyesi 27 ülke arasında 11. sırada yer aldı.
EĞİTİM DURUMU VE KENTLEŞME DOĞUMU ETKİLİYOR
İstatistikler, annelerin eğitim düzeyi ve yaşadıkları yerlerin de doğurganlık oranları üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu gösterdi. Yükseköğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 1,24 çocuk ile en düşük seviyede kalırken, en yüksek oran 2,51 çocuk ile ilkokul mezunu annelerde görüldü. Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin verilerine dayanan yeni kent-kır sınıflamasına göre ise kır olarak adlandırılan yerlerde doğurganlık hızı 1,75 çocuk, orta yoğun kentlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,33 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade eden kaba doğum hızı da büyük bir dönüşüm yaşayarak 2001 yılındaki binde 20,3 seviyesinden 2025 yılında binde 10,4'e geriledi.
ANNE OLMA YAŞI İLERLİYOR VE DOĞUM ARALARI AÇILIYOR
Veriler kadınların daha ileri yaşlarda anne olmayı tercih ettiğini kanıtladı. 2001 yılında en yüksek doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken, 2025 yılında en yüksek hız binde 96 ile 25-29 yaş grubuna kaydı. İlk doğumunu 2025 yılında yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, genel olarak doğum yapan tüm annelerin ortalama yaşı 2001'deki 26,7 seviyesinden 29,4'e ulaştı. İlk doğum yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin olurken, en düşük il 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. 15-19 yaş grubunu kapsayan adölesan doğurganlık hızı ise binde 49'dan binde 9'a keskin bir düşüş gösterdi. Annelerin son iki doğumu arasındaki ortalama süre de uzayarak 4,8 yıl oldu. İkinci doğumunu yapanların ilk doğumla arası 4,3 yıl, üçüncü doğumunu yapanların ise ikinciyle arası 5,5 yıl olarak hesaplandı. İkinci ile birinci doğum arasındaki sürenin en uzun olduğu il 5,5 yıl ile Kırklareli, en kısa olduğu il ise 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu.
ÇOĞUL DOĞUMLAR VE DOĞUM SIRALAMASINDAKİ DEĞİŞİM
2025 yılında gerçekleşen toplam 29 bin 60 çoğul doğum, tüm doğumların yüzde 3,3'ünü oluşturdu. Bu çoğul doğumların yüzde 96,8'i ikiz, yüzde 3,1'i üçüz ve yüzde 0,1'i dördüz ile daha fazla bebek olarak dünyaya geldi. Son on yıldaki doğum sıralaması incelendiğinde ise ailelerin tek çocukta kalma eğiliminin arttığı gözlemlendi. 2015 yılında dünyaya gelen bebeklerin yüzde 36,1'i annelerin ilk doğumu iken, bu oran 2025 yılında yüzde 42,8'e yükseldi. Buna karşın ikinci, üçüncü ile dördüncü ve üzeri doğumların toplam doğumlar içindeki oranlarında belirgin düşüşler yaşandı.