Türkiye'nin huzur ve güvenliğini hedef alan terör yapılarına karşı yürütülen amansız mücadelede çok önemli bir başarıya daha imza atıldı. İstanbul merkezli gerçekleştirilen ve geniş bir istihbarat ağına dayanan kapsamlı operasyonlar neticesinde, terör örgütü DEAŞ bünyesinde faaliyet gösteren kritik bir yapılanma deşifre edildi. Güvenlik güçlerinin aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda düzenlenen eş zamanlı baskınlarda onlarca şüpheli yakalanırken, örgütün finansal ve ideolojik yapılanmasına çok ağır bir darbe indirildi. Adli makamlara sevk edilen zanlıların önemli bir kısmı hakkında en ağır hukuki tedbirler uygulanırken, örgütün taban yayma faaliyetleri de sekteye uğratıldı.
Üç Şehirde Eş Zamanlı Baskın: İllegal Mescitler Mühürlendi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde faaliyetlerini titizlikle sürdüren Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun koordinasyonunda çok katmanlı bir çalışma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü bu gizli soruşturma, örgütün hücre yapılanmasını gün yüzüne çıkardı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 42 kişilik listenin belirlenmesinin ardından düğmeye basan özel harekat ve terörle mücadele timleri, sabahın erken saatlerinde geniş çaplı bir şafak operasyonu başlattı.
Operasyonun ana omurgasını İstanbul oluştururken, derinleştirilen soruşturma kapsamında Kocaeli ve Konya illeri de hedefe alındı. İstanbul’un farklı karakteristik özelliklere sahip 4 ayrı ilçesinde belirlenen adreslerin yanı sıra diğer iki şehirdeki stratejik noktalara eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Toplamda 46 farklı adrese giren güvenlik güçleri, operasyon kapsamında hedefteki 39 kişiyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Baskın yapılan adresler arasında terör örgütünün ideolojik propaganda yapmak ve örgütsel toplantılar düzenlemek amacıyla kullandığı belirlenen iki adet kaçak ibadethane de yer aldı. İnanç sömürüsü amacıyla kurulan ve resmi hiçbir statüsü bulunmayan bu sözde mescitler, emniyet ve belediye ekiplerince resmi olarak mühürlenerek tamamen faaliyet dışı bırakıldı.

"Taksici Muhammed" Detayı: Hücrenin Gizli Faaliyetleri İfşa Oldu
Soruşturma dosyasından sızan detaylar, terör örgütünün büyükşehirlerdeki taban arayışını ve organize olma çabalarını net bir şekilde ortaya koydu. Yapılan incelemelerde, örgüt içerisinde "Taksici Muhammed" kod adını kullanan Orhan Küçük isimli şahsın, bu hücrenin sözde liderliğini üstlendiği saptandı. Şüphelinin, DEAŞ ideolojisine sempati duyan kişileri etrafında topladığı, illegal dernekler çatısı altında gizli ders toplantıları organize ettiği belirlendi. Bu toplantılarda dini hassasiyetleri istismar ederek radikal söylemlerde bulunan zanlıların, örgüte yeni elemanlar kazandırmak adına yoğun bir propaganda ve davet faaliyeti yürüttüğü anlaşıldı.
Hücrenin tek faaliyeti ideolojik yayılmacılıkla da sınırlı kalmadı. Sözde lider konumundaki Orhan Küçük’ün, toplantılardan ve sempatizanlardan topladığı paralarla örgüte finansal kaynak sağladığı da mali takip raporlarına yansıdı. Adreslerde yapılan detaylı aramalarda ise örgütün lojistik imkanlarını gözler önüne seren önemli materyaller ele geçirildi. Aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, bu silaha ait 50 adet mermi, 2 adet kesici özellikli büyük bıçak, keşif ve gözetleme faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen 1 adet gelişmiş drone ile çok sayıda dijital veri deposu ve örgütsel dokümana el konuldu. Ele geçirilen silahın, baş şüphelinin kardeşiyle aynı ikameti paylaştığı adreste bulunması üzerine, söz konusu kardeş hakkında da yasal mevzuat çerçevesinde ayrı bir adli süreç başlatıldı.
Adliyeye Sevk Edilen Şüphelilerden 17’si Demir Parmaklıklar Arkasına Gönderildi
Emniyet müdürlüğündeki güvenli alanlarda sorguları tamamlanan ve ifadeleri alınan 39 şüpheli, yoğun güvenlik önlemleri altında Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne nakledildi. Savcılık makamında terör suçları savcıları tarafından sorgulanan zanlılar, tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Saatler süren zorlu duruşmaların ardından hakimlik, dosyadaki somut delilleri ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak şüphelilerden 17’sinin terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmesine hükmetti.
Yargılama makamı, geriye kalan şüphelilerden 20’si hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını kararlaştırdı. Bu kişiler yurt dışına çıkış yasağı ve belirli günlerde karakola imza verme şartıyla serbest bırakılırken, dijital materyaller üzerinde yapılan siber incelemelerin devam ettiği öğrenildi. İstanbul Emniyeti'nin siber suçlar uzmanları tarafından çözümlenmeye çalışılan şifreli verilerden elde edilecek yeni bilgilerin, operasyonun ikinci dalgasına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki terör unsurlarının tamamen temizlenmesine yönelik istihbari ve operasyonel çalışmalar kesintisiz şekilde devam ediyor.




