Konya Aydınlar Ocağı, Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği Eski Başkanı Dr. Halil Öztürk’ün 70. yaşı dolayısıyla "70. Yaşında Saygı Programı" düzenledi. Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Dr. Halil Öztürk hem hayat hikayesini hem de Balkanlar’dan Konya’ya uzanan göç serüvenini dinleyicilerle paylaştı. Programın açılışında konuşan Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, günümüz gençliğinin sanal alem ve Batı kültürünün etkisi altında kaldığına dikkat çekerek kendi kuşaklarının fikri mücadelelerle ömür geçirdiğini vurguladı. Dr. Halil Öztürk ile hem meslektaş hem de dava arkadaşı olduklarını belirten Güçlü, Öztürk'ün Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Balkanlar’dan Konya’ya gelen öğrencilere dernek çatısı altında sahip çıkarak nitelikli bireyler olarak yetişmelerine büyük katkı sağladığını dile getirdi.

BULGARİSTAN’DAN KONYA’YA UZANAN ZORLU GÖÇ HİKAYESİ
Kürsüye gelerek hayatından ve ailesinin geçmişinden kesitler sunan Dr. Halil Öztürk, 29 Eylül 1956 tarihinde Konya’da dünyaya geldiğini belirtti. Babasının Deliorman’ın Rusçuk vilayetine bağlı Güvece köyünde doğup 1950 yılında tek başına Türkiye’ye göç ettiğini, annesinin ise Şumnu’nun Akdere köyünden ailesiyle birlikte geldiğini aktaran Öztürk, babasının Rusçuk’ta Osmanlı modeli eğitim veren Rüştiye’de okuduğunu ifade etti. Babasının Osmanlı Türkçesini çok hızlı yazabildiğini belirten Öztürk, 1950 anlaşması sonrasında yaşanan zorlukları anlatırken "Mesele, Bulgarlar işe, Türkler Türkiye’ye gitsin" anlayışının hakim olduğunu söyledi. Türkiye'ye geliş sürecinde İzmir ve Sakarya aşamalarının ardından Konya Karayollarında iş imkanı çıkması üzerine ailesinin Konya’ya yerleştiğini kaydeden Öztürk, parçalanmış ailelerin birleştirilmesi kapsamında babaannesine ancak 1969 yılında kavuşabildiklerini aktardı.

BALKANLAR’DAKİ TÜRK EVİ MİMARİSİ VE KONYA İLE OLAN BENZERLİĞİ
1994 yılında ailesiyle birlikte doğduğu toprakları ziyaret ettiğini belirten Öztürk, göçler nedeniyle köylerin çoğunun boşalmış olduğunu gördüklerini söyledi. Konuşmasında Bulgaristan’daki Türk köylerinin mimari yapısına da değinen Öztürk, alt katı ahır ve samanlık, üst katı ise aşev yani mutfak ve yatak odasından oluşan ev modellerinin kullanıldığını dile getirdi. Alt kattaki hayvanların varlığının evin ısınmasına katkı sağladığını belirten Öztürk, bu mimari tarzın benzerlerine Konya’nın birçok köyünde de rastlandığını vurguladı. 1990’lı yıllarda Bulgaristan Türkleri Derneği Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde, Belene kampı ve Jivkov baskıları nedeniyle Konya’ya göç eden vatandaşlara rehberlik ettiklerini belirten Öztürk, tarihsel süreçte Batılı güçlerin ve okulların Balkanlar'daki toplulukları nasıl yönlendirdiğine dair detaylı tarihsel analizler paylaştı.

EĞİTİM YILLARI, DAYANIŞMA VE MUSİKİLİ KAPANIŞ
Kendi eğitim hayatına dair bilgiler de veren Dr. Halil Öztürk, Konya’daki ilk ve ortaöğrenim sürecinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1979 yılında mezun olduğunu aktardı. Zonguldak’ta mecburi hizmet, Ardahan’da askerlik ve Ankara’da uzmanlık eğitimlerini tamamladıktan sonra Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalara öncülük ettiğini belirtti. O dönem eğitim için Konya'ya gelen öğrenciler arasından bugün Bulgaristan’da milletvekili, bakan ve İslam Şurası Başkanı olan isimlerin yetiştiğini gururla ifade eden Öztürk, Balkan halklarının kökenine dair akademik değerlendirmelerde bulunarak konuşmasını tamamladı. Etkinlik, emekli eğitimci ve sanatkar Enver Etik’in keman, Dr. Halil Öztürk’ün ise ud çalarak sunduğu mini konserle sona ererken, günün anısına pasta kesimi yapıldı ve Öztürk’e hediye ile katılım belgesi takdim edildi.




