Konevi Derneği salonunda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, İbn-ül Emin Mahmut Kemal’in sözünü esirgemeyen ve kimseden çekinmeyen bir kişiliğe sahip olduğunu belirtti. Dr. Güçlü, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın daveti üzerine köşke giden İbn-ül Emin’in, protokol kurallarını hiçe sayan siyasilere karşı gösterdiği dik duruşu anlatan tarihi bir anıyı katılımcılarla paylaştı.

“ON BİN SAYFA YAZMIŞ BİR İNSANDAN BAHSEDİYORUZ”

Programda kürsüye gelen Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu, İbn-ül Emin’in tarihimize ışık tutan devasa bir külliyata sahip olduğunu vurguladı. İbn-ül Emin’i anlamak için Tanzimat döneminden itibaren okuma yapmak gerektiğine işaret eden Kahramanoğlu, Osmanlı’nın Batılılaşma süreciyle birlikte düşünce dünyasında kırılmalar yaşandığını ve geçmişe dair kanaatlerin ikiye bölündüğünü ifade etti.

Kahramanoğlu, İbn-ül Emin Mahmut Kemal İnal’ın özellikle sadrazamların biyografilerini yazarak ifrat ve tefritten kurtulmuş kıymetli bir eser bıraktığını belirtti. 1871 yılında konakta dünyaya gelen İbn-ül Emin’in on altı sadrazam devrini bizzat yaşayarak toplam otuz yedi sadrazamın hayatını kaleme aldığını ifade eden Kahramanoğlu, yazarın biyografik eserleri ve hatıratlarının dönemin bürokrasisini, devlet işlerini ve arka planını yansıtması bakımından büyük bir hazine değeri taşıdığını vurguladı.

2 (2)-41

KONAĞI BİR AKADEMİ GİBİYDİ

İbn-ül Emin’in devletin Kalemiye kaleminde görev yaptığını belirten Kahramanoğlu, babasından kalan konağı yaklaşık yetmiş yıl boyunca bir akademi gibi yönettiğini söyledi. Her pazartesi günü edebiyat, sanat ve kültür sohbetlerinin yapıldığı bu konağın İstanbul elitlerini buluşturduğunu ifade eden Kahramanoğlu, Cemil Meriç’in bu konak için "Topkapı Sarayından daha zengindir" dediğini aktardı.

Ereğli'de 29 Ekim sanal gerçeklikle deneyimlenecek!
Ereğli'de 29 Ekim sanal gerçeklikle deneyimlenecek!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca Abdülhamit tahttan indirildikten sonra Yıldız Sarayı’nın 800 sandık dolusu arşivinin tasnif edilmesi için İbn-ül Emin’e verildiğini hatırlatan Kahramanoğlu, yazarın biyografik yönü öne çıktığı için tefekkür ve fikir yazılarının bir kısmının gazetelerde dağınık kaldığını ve toplanması gerektiğini dile getirdi.

4-455

“FİLMİ, DİZİSİ YAPILMASI GEREKEN MUHTEŞEM BİR İNSAN”

I. Dünya Savaşı sırasında 1918'de İstanbul işgal edildiğinde Fransızların İbn-ül Emin’in konağına el koyduğunu belirten Kahramanoğlu, tarihi vesikaların bir kısmının işgalciler tarafından zarar gördüğünü ifade etti. Ahmet Haşim’in onun için "Son Osmanlı Hafızasıdır" dediğini hatırlatan Kahramanoğlu, yaşamının ilerleyen dönemlerinde bazı geçim sıkıntıları yaşadığını ve dönemin şartları sebebiyle yurt dışındaki kongrelere gidemediğini söyledi.

Programın sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, günün anısına Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu’na kitap takdim etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ