Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında düzenlediği “27 Mayıs Darbesine Karşı Çıkan Tek Yiğidin Hikâyesi” adlı programda eğitimci yazar Hasan Arslan, gazeteci Ahmet Çiftçi’nin darbeye gösterdiği tepkiyi ve hayatını anlattı.

İl Halk Kütüphanesi Salonunda yapılan toplantıda Aydınlar Ocağı Başkan Yardımcısı Mustafa Sinan Ümit, 27 Mayıs Darbesi öncesinde Konya Belediye Başkanı olan Sıtkı Bilgin’in, dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Konya’yı teşrifi sebebiyle aynı gün akşam Alaaddin Tepesindeki Torrance Salonunda vereceği yemeğin davetiyesini dağıttı.

Programın açılış konuşmasını yapan Ocak Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “Konya Belediye Başkanı M. Sıtkı Bilgin Meram Yolundaki estetik altgeçidi inşa ettiren kişidir ve aradan geçen onca senede halen o estetiği yakalayamadık. 27 Mayıs Darbesinde Sıtkı Bilgin’de yargılananlar arasındaydı” dedi.

Demirci: Hatıralar tanıklarla denetlenmeli Demirci: Hatıralar tanıklarla denetlenmeli

Daha sonra kürsüye gelen eğitimci yazar Hasan Arslan Türkiye’de 1950 seçimiyle birlikte hem maddi hem manevi yönden bir rahatlama yaşandığına işaret ederek, “Allah, demenin yasak olduğu yılların ardından insanlar dolmuşa binerken besmele çekmeye başlamıştı” dedi.

1960 darbesinin, on yıllık maddi ve manevi ferahlık sürecinden sonra yapıldığına vurgu yapan Arslan, “Darbeden sonra Demokratların büyük eziyetler gördüğü bir süreç başladı. Maalesef bazı insanlar yakınlarındaki demokratları ihbar etmeyi marifet saydı” diye konuştu.

Kimsenin darbeye ve darbecilere ses çıkaramadığı dönemde Ahmet Çiftçi’nin eliyle yazdığı darbe karşıtı yazıları çoğaltıp, her gece kamyonların arkasına yapıştırarak halkı bilinçlendirmeye çalıştığını kaydeden Arslan, (Bu darbe halka karşı yapılmıştır. Halk olarak darbeye karşı koymalıyız. Adnan Menderes idam edilmemeli) gibi yazıları kamyonlara yapıştıran Ahmet Çiftçi’yi de bir yakını jurnalleyip yakalanmasına sebep oldu” dedi.

Ahmet Çiftçi hakkında detaylı bilgiler bulunmadığına dikkat çeken Arslan, “Bir hafta içinde yapılan üç celsede hakkında idam kararı verilmiş, o ise bu kararı tebessümle karşılamıştır. Kendisine, (İdam kararına nasıl gülebiliyorsun?) diye soran hakime ise, (Buradan çıktığımda bir trafik kazasında da ölebilirdim) diye karşılık vermiş. Babasının mahkemede, (Oğlum küçükken suya atladığında başına tahtadaki çivi battı ve o günden sonra cesareti andıran tavırlar göstermeye başladı) şeklindeki sözlerini ise, (Babam beni korumak için böyle söylüyor) diyerek kabul etmemiş” diyerek sözlerini sürdürdü.

Gazeteci olan Ahmet Çiftçi’nin, gazeteciler tarafından anılmayışını da önemli bir eksiklik olarak ifade eden Arslan, “Ahmet Çiftçi bu milletin gençleri için anılmalı ve anlatılmalıdır. Okuyan, araştıran ve fikir geliştiren biridir. Karl Marx’ı okumuş, Kur’an’a ve hadislere de hâkimdir. Cesaretinin altyapısı bilgisidir” dedi.

Ahmet Çiftçi’nin sosyoloji ve felsefe tahsili almış, Avrupa görmüş bir aydın olduğuna vurgu yapan Arslan, “Her Yönüyle Ortak Pazar, adlı kitabında Türkiye’nin bu ortaklığa girmemesini savunmuştur. Evlat Hakkı, adlı eserinde çocuğun ana babası üzerindeki haklarını anlatmıştır. Reis-i Cumhur ile Hasbihal ve İmam Hatip Meselesi, adlı eserinde İmam Hatiplerin gerekliliğini dile getirmiştir. Bunlardan başka Uçurumdaki Türkiye İçin Tek Yol ve İsmet İnönü’ye Açık Mektup, adlı kitaplar yazmıştır. Bir adam tek başına bir milletin itibarını kurtarabilir mi? Evet, kurtarabilir. Ahmet Çiftçi bir milletin haysiyetini kurtaran adamdır” şeklinde konuştu.

Adli Tıp’tan alınan bir raporla Ahmet Çifti hakkında verilen idam kararının bozulduğunu anlatan Arslan, “Onun kızı da 15 Temmuz darbesinde İstanbul’da köprüye çıkıp darbecilere ilk karşı koyan insandır. Maalesef Ahmet Çiftçi’nin ölümüne dair ayrıntılı bilgiye sahip değiliz. Hacca gideceği zaman pasaportu gecikince, (Ben onu özledim de Rabbim beni özlemedi mi?) diyen Ahmet beyin gidiş o gidiş olmuştur) diyerek sözlerini tamamladı.

Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, konuşmacı Hasan Arslan’a kitap takdim ederek teşekkürlerini sundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ