Kendimiz için yaşıyoruz!

Abone Ol

Yaşamda öyle bir noktaya geldik. 

Hep kendimizi düşünür olduk. 

toplumsalcı bir anlayıştan bireyselci bir anlayışa düştük. Avrupa'yı bu anlamda eleştirirken kendimiz şu anda aynı durumu yaşıyoruz.

Komşusunu, akrabasını, ailesini, yakınını, mümin kardeşini, Türk soydaşlarını düşünmeyen bir hayat yaşıyoruz. 

Kafalarda tek bir düşünce var: Bana dokunmaya yılan bin yıl yaşasın.

Birey mutlu ise başkası umurunda değildir. Çünkü ona göre kendisi mutlu ise herkes mutludur...

Hayatımızı bireyselliğe dönüştürdük. 

Bu hale gelmemizde tabii ki kültürel bozulma var. 

Günümüzdeki gelişen teknolojiyle bağlı olarak  kolay yaşam tarzı karşısında insanların sürekli dünyayla iletişim içinde olması kültürel bozulmayı hızlandırdı. 

Batıcı kültür anlayışı toplumlara aktarıldı. 

Kendini düşünen, bireysel yaşayan, çevresinde ne olup bitmiş umurunda olmayan bir yaşam tarzı. 

Sanırım bu işin sonu çok da iyiye gitmeyecek. Bencil bir hayat tarzının toplumlara bir faydası yok ve olmamıştır. Hatta bu yapıdaki toplumlar içine kapanık yaşadığı için yaşam kültürünü de unutmuş durumda. Teknolojiyle, lüks yaşam biçimiyle, bol yemek yeme anlayışı içinde günlerini gün ediyorlar. 

"Kendin için yaşa ve kendin için öl" anlayışı değişmediği sürece de çok fazla yapacak bir şey yok gibi...

Bu yapıyı değiştirmek de yeni bir kültürel çalışmanın yapılmasıdır. Toplumun ruhsal dinamiklerini ortaya çıkarmalı ve ahlak, maneviyat, milli değerler benliklere kazınmalıdır. Aksi takdirde bencilleşen yapı içinde toplumsal yapı ortadan kalkacaktır...