Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki en kritik virajlardan biri olan milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci, muhalefet cephesinden gelen çok konuşulacak açıklamalarla yeniden tartışmaya açıldı. Geçmişte alınan kararların perde arkasına dair yapılan bu kapsamlı değerlendirme, hem siyasetçiler hem de kamuoyu tarafından yakından takip edilen tarihi bir duruşu simgeliyor. Son dönemde kendisine yönelik yöneltilen okları ve haksız eleştirileri göğüsleyen tecrübeli siyasetçi, algı operasyonlarına karşı gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyarken, adalet ve hukuk vurgusuyla da iktidara meydan okudu. Şahsi olarak pek çok yasal baskıyla karşı karşıya kalmasına rağmen geri adım atmayacağını ilan eden lider, demokratik blok içindeki kırılmalara karşı da sert uyarılarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu Sosyal Medyadan Kamuoyuna Seslendi

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde dijital mecralarda ve gazete köşelerinde sıkça işlenen geçmiş dönem politikalarına dair sessizliğini bozdu. Resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir manifestoya imza atan ana muhalefet lideri, parlamenter ayrıcalıkların kaldırılması dönemine atfedilen iddialara açıklık getirdi. Mevcut siyasi iklimde kendisinin de hiçbir zırhı bulunmadığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan çok sayıda dava kapsamında onlarca yıllık hapis cezası istemleriyle yargılandığını ve hatta bazı dosyalar nedeniyle ceza aldığını kamuoyuyla paylaştı.

MHP Genel Merkezi’nden flaş karar: O ildeki teşkilatlar feshedildi
MHP Genel Merkezi’nden flaş karar: O ildeki teşkilatlar feshedildi
İçeriği Görüntüle

Kürsü Dokunulmazlığı Dışındaki Tüm Ayrıcalıklara Karşıyız

Milletvekillerine tanınan yasal koruma kalkanlarına bakış açısını çok net ilkelerle özetleyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, meclis çatısı altındaki konuşma hürriyeti anlamına gelen kürsü dokunulmazlığı hariç, hiçbir yasal muafiyeti doğru bulmadığını kararlılıkla dile getirdi. Partisinin bu konudaki köklü geçmişine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, yirmi ikinci dönem parlamento grubunun ve milletvekili aday adaylarının henüz sürecin başındayken noter huzuruna çıktıklarını hatırlattı. Söz konusu dönemde tüm adayların bu yasal ayrıcalıktan feragat ettiklerine dair beyanname verdiklerini aktaran ana muhalefet lideri, adalet karşısında eşitlik ilkesini her zaman savunduklarını kaydetti.

kemal-kilicdaroglu-aa-2051935

Tarihi 2016 Kararı Bir Siyasi Günah Değil Propaganda Silahını Eritme Hamlesiydi

Siyaset dünyasında halen tartışılan iki bin on altı yılındaki dokunulmazlık oylamasına dair bilinmeyenleri anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, o dönem atılan adımın bir teslimiyet ya da siyasi hata olarak yorumlanmasının haksızlık olduğunu ifade etti. Bu stratejik kararla birlikte iktidar bloğunun elindeki en güçlü manipülasyon ve propaganda aracını adeta ellerinden aldıklarını belirten Kılıçdaroğlu, o dönemin anayasal mevzuatına göre hakkındaki koruma kalkanı kalkan siyasilerin tutuksuz olarak yargılanması gerektiğinin altını çizdi. Esas sorumlunun muhalefet partileri olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, hukukun temel ilkelerini katleden Saray rejiminin suçlanması gerektiğini söyledi. Yaşanan o karmaşık dönemin siyasi iklimini ve hukuki gerçeklerini en iyi kavrayan isimlerden birinin de Selahattin Demirtaş olduğunu sözlerine ekledi.

Adalet Yürüyüşü Ruhundan Asla Taviz Vermeyeceğiz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen bağlayıcı kararların uygulanması noktasında her zaman öncü olduklarını dile getiren CHP Lideri, Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması adına meydanlardan meclis kürsülerine kadar her alanda ses yükselttiklerini anımsattı. Ankara’dan İstanbul’a uzanan tarihi Adalet Yürüyüşü boyunca da bu ilkeli çizgiyi koruduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bugün asılsız ve taraflı bilgilerle muhalefeti bölmeye çalışan bazı siyasetçi ile gazetecilerin, farkında olarak ya da olmayarak doğrudan mevcut iktidarın değirmenine su taşıdığını aktardı. Halkın karşısına çıkarken en ufak bir vicdani mahcubiyet taşımadıklarını belirten lider, demokratik muhalefeti zayıflatmak isteyen her türlü odağa karşı mücadelenin süreceğini bildirdi.

Cezaevindeki Tüm Mazlumların Sesi Olmaya Devam Edeceğiz

Açıklamasının son bölümünde tutuklu bulunan pek çok isme selam gönderen ve haklarını savunma sözü veren Kemal Kılıçdaroğlu, adaletsizliğe uğrayan herkesin koruyucusu olacağını ilan etti. Başta Selahattin Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay olmak üzere, Gezi Parkı davası tutuklularının, haksız gerekçelerle görevden uzaklaştırılarak cezaevine gönderilen belediye başkanlarının ve hakkı gasp edilen her bir vatandaşın hukukunu sonuna kadar arayacağını taahhüt etti. Ülkenin hiçbir köşesinde tek bir mazlum ve hukuksuzluk kalmayana kadar adalet arayışını inatla sürdüreceklerini belirten Kılıçdaroğlu, eşitlik ve özgürlük mücadelesinden bir milim bile sapmayacaklarını tüm Türkiye’ye bir kez daha duyurdu.

Kaynak: AA